- Kategori
- Haber
Canlı bomba kimmiş?

İstanbul Taksim'de polislere yönelik düzenlenen canlı bomba saldırısının failleri belli oldu. Milliyet web sitesinde yayınlanan habere göre saldırıyı yapan teröristin, Van'ın Gürpınar İlçesi nüfusuna kayıtlı Vedat Acar isimli şahıs olduğu, şahsın 2004 yılında PKK terör örgütüne kayıt olduğu ve 3 ay önce Habur sınır kapısından Türkiye'ye giriş yaptığı tespit edildi.
Saldırının olduğu günden bu yana, özellikle iktidar yanlısı medya unsurları ve yazarları tarafından olayın PKK dışında bir örgüt tarafından yapılmış olabileceği, amacın ise PKK ile girilen sözde barış sürecini baltalamak olduğu üzerinde ısrarla duruldu. Ergenekon savcısı Zekeriya Öz'ün de olay yerinde inceleme yapması, özellikle aynı kısım medya unsurlarında Ergenekon yorumlarına vesile oldu, her zamanki gibi. Oysaki Öz'ün nöbetçi savcı olduğu için orada olduğu sonradan açıklandı.
Patlayıcının türüne göre bizim uzman medyamız, PKK haricinde Devrimci Karargahtan tutunda DHKPC'ye kadar bir çok örgüt üzerinde odaklanıp, kendilerince bilmiş tavırlarını sürdürdüler. Devlet görevlilerimiz ser verip sır vermezken, İçişleri Bakanımız saldırganın herhangi bir suç kaydına rastlanmadığına değindi. Yani PKK'lı olmayabilirdi. Ama bugün aynı saldırganın 2004'ten beri PKK üyesi olduğu tespit edildi.
Hatırlarsanız, Tokat Reşadiye'deki saldırıyı da yine PKK en başta üstlenmemiş, aynı medya ve siyasal gruplar PKK'yı bu işten uzaklaştırma gayretleri ile olayı Ergenekon'a bağlamaya çalışmışlar ve barışa darbe diye nitelemişlerdi. Ama o işinde sonunda, olayın PKK tarafından yapıldığı ortaya çıkmış, bu kez de derin PKK'nın veya PKK içindeki bağımsız bir grubun yaptığını söylemişlerdi.
Şimdi bu olayda da aynısı oldu. Hemen PKK'yı "ak"lama faaliyetleri başladı. O yapmamıştır. O barıştan yana. falan filan. Sonuç; yine PKK çıktı. Ama bu arkadaşlar yüzsüzlüklerini sürdürürler, merak etmeyin siz. Bugün izleyeceğim ve göreceğim, hemen başlayacaklar; Acaba derin PKK'mı yaptı? Yok PKK'nın içindeki bağımsız bir grup yapmıştır. PKK'nın içindeki Ergenekonculardır, vs.vs. Yani biz hata yaptık demeyecekler biliyorum. Çünkü onlar hata yapmıyor, kasten yapıyorlar diye düşünüyorum. Çünkü amaç PKK'yı "ak"lamak.
PKK bu eylemi göz dağı vermek, pazarlıkta elini güçlendirmek, bak bize uymazsanız böyle yaparız demek için yaptı demiyorlar. Israrla PKK'nın barış yanlısı olduğunu halka kabul ettirmek istiyorlar. İşte size barış yanlısı PKK. Görün ve anlayın artık...Tüm medyaca Apo'nun ağzının içine bakar olduk zaten. Yüzlerce basın mensubu, Apo'dan gelecek mesajları dört gözle bekleyip, canlı yayınlarda millete duyuruyorlar. Resmen süreç PKK ve Apo tarafından yönetiliyor görüntüsü hakim.
Evet PKK saldırıyı üstlenmedi ve biz yapmadık dedi. Şimdide bizim haberimiz yok diyecek. Ama olayın nedeni açıktır; Apo dün devlet ile diyalog sürecinin geçildiğini ve müzakerelere başlandığını söylemiş. PKK tamda eylemsizliğin bittiği gün bu saldırıyı yaparak, şartlarının kabul ettirmek için eline koz, karşısındakilere de göz dağı vermek derdindedir. Şu an ki görüntü de siyasal iktidarın bu göz dağlarını yediğini göstermektedir.
Diğer anlamadığım konu ise, PKK'nın eylemsizlik kararını seçim sonrasına kadar uzatmasıdır. Bir vatandaş olarak merak ediyorum; "PKK eylemsizlik kararını neden seçim sonrasına kadar uzatıyor? Seçimlerden sonraki beklentisi nedir? PKK'ya seçim sonrası için ne sözler verilmiştir? Var ise bu sözler neden seçim öncesinde halka açıklanmıyor? Açıklanır ise seçimi kaybetmekten mi korkuluyor?"
Birileri lütfen bu soruları yanıtlasın. Veya muhalefet üzerine düşeni yaparak, iktidara bu soruları yanıtlatsın...