- Kategori
- Şiir
Çaresizlik

Susuzluktan boynu bükülen güle
Gözyaşı da olsa, bir damla rahmet olmak ne güzel
Çaresiz, kurumuş, çölleşmiş dudaklara
Tek bir katre bile olabilmek ne güzel.
Ne muhteşemdi, çaresizlik içinden duyulan bir kahkaha
İnadına, çaresizliğe inattı sanki o nida
Patlamak üzere sanki bir magma
Muhteşem bahçenin gülleri tarumardı.
Onca ızdırabın içinden, bülbül nidası bir kahkaha
Ara sıra yükseliyordu, yel oluyordu hüznüme
Nerede bu bahçenin sahibi, kör, nankör kedi
Güller bahçede tarumar, perişan olmuş emaneti.
Bir hüzün çöküvermişti güneş üstüne
Zindan eylemiş gül bahçeyi
Bir mumla girdiğim halde bahçeye
Gördüğüm cennet tarumar eylenmişti.
Ne güzel, sultanın harına küçük bir yel olmak
Ne acı, yarasına küçük bir merhem olamamak
Ne büyük acziyet çaresizlik
Ne büyük ızdırap, yalancı merhem olmak.
Ey Rab, niye ki vermemişsin bana bir saatlik mihrabı
Fetvamın adaletinden kimse duymazdı hicabı
Senin adaletinden ( haşa) herkes bitap, sultan harap
Ben neyse de, sultana nedendir bu azap?