- Kategori
- Tıp
Çaysız bir hayat düşünemiyorum

Çay bizim kültürümüzün bir parçası olmuş.
Çaysız bir hayat düşünemiyorum.
Sabah kahvaltısı ve akşam üzeri çay saati bir çoğumuzun olmazsa olmazı olmuş durumda.
Dünyada çayın, sudan sonra ikinci tüketilen içecek maddesi olduğunu okumuştum.
Çayın en önemli özelliği tamamen doğal bir ürün olması ve hiçbir yapay renklendirici, koruyucu ve kokulandırıcı içermemesidir.
Ayrıca, sütsüz ve şekersiz alındığı sürece kalorisi yoktur.
Kilo almak istemeyenlere duyurulur.
Siyah çay, kan akışını suya göre anlamlı derecede arttırıyor.
Araştırmacılar "Çay içmek suyla karşılaştırınca damarın rahatlama becerisini anlamlı derecede arttırır ve artan kan akışına uyum sağlayacak şekilde damarları genişlettiğini” söylüyorlar.
Ağır ve yağlı yemeklerden bir saat sonra içilen çay ise, hazmı kolaylaştırıyor.
Çay, vücutta metabolizma sonucu oluşan zararlı atık ve zehirli maddeleri azaltır ve yok eder. Bu olumlu etki, çaydaki (P) vitamini diye adlandırılan antioksidan özellikli fenolik bileşiklerden kaynaklanır. Çay, bu yönüyle de bazı kanserlere karşı insan vücudunu korur. Çaya rengini veren fenolik bileşikler, damar çeperlerini güçlendirir. Sonuçta damar çeperlerinin yırtılması sonucu meydana gelebilecek, başta beyin kanaması olmak üzere her türlü kanama riskini azaltır.
Bu durumda bizim çay saatinde şekersiz olduğu sürece siyah çay içmeye devam etmemizin herhangi bir sakıncası görünmüyor.