Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Kuşkayası (Turgut Erbek)

http://blog.milliyet.com.tr/kuskayasi

21 Ağustos '06

 
Kategori
Çocuk Psikolojisi
Okunma Sayısı
947
 

Cemil

Cemil
 

Biz mahalleye taşındığımızda o dört yaşındaydı. Sokakta yarı çıplak dolaşıp, arkadaşlarıyla oyunlar oynarken tanıdım onu. Fakir bir ailenin çocuğuydu. Babası yıllar önce Erzurum’un bir köyünden gelip yerleşmiş. Adamcağız işsizdi. Bazen inşaatlarda amelelik yapıyordu, bazen de başka işler. Sonra bir yolunu bulup Fransa’ya gitti ve bir daha da dönmedi. Hanımı arada bir evlere temizliğe giderek geçimlerini sağlıyordu. Zaman hızla geçti ve Cemil büyüyüp okula başladı.

Okuldan döndükten sonra pazaryerinde su satarak eve katkıda bulunma çabasına düştü. Küçücük cüssesi ile eve ekmek getirme peşindeydi. Bidonlara doldurduğu su ısınmasın diye alnından sızarak ağzına dolan ter damlacıklarıyla koşturuyordu. Evlerinde buzdolabı olmadığından, bazen eşim taslarla buzluğa su koyarak dondurup ona verirdi. Ayaklarına giydiği kocaman terlikleri sürükleyerek, sarı sıcağın altında, ‘buz gibi su’ diye dolanıp dururdu.

Aradan birkaç yıl geçti. Öğlenci olduğu zaman sabah erkenden fırına gider simit alırdı. Başına koyduğu küçük tepsideki simitlerle dalardı sokaklara. ‘Taze gevreeek!.. Sıcak sıcaaaak!..’ diye bağırışı hâlâ kulaklarımda. Sabahları gözlerimizi onun sesiyle açardık. Oğlum hemen pencereyi açar, arkadaşını güler yüzle karşılardı. Cemil iş yapsın diye, her sabah en az dört simit alırdım. Bunu bildiğinden ilk önce bizim evin önüne gelir simitlerin kızarmışını seçer, gazete parçasının arasına koyarak uzatırdı. Verdiğim paranın üstü kalsın dediğimde kabul etmez, kuruşu kuruşuna hesaplayarak iade ederdi. Bir gün olsun ona fazla para veremedim. Asla kabul etmedi. Onu her gördüğümde saçlarını okşamak geçiyordu içimden.

İlkbahar gelince mahalledeki çocuklar uçurtma yarışına girerdi. Cemil’in tuttuğu futbol takımının renginde, çıtalı bir uçurtması hiç olmadı. Hep eski gazetelerden ve çimento torbasından yaptıklarıyla çıktı tepelere. Birbirine eklediği iplerle salardı uçurmasını mavi göğe... Mahalledeki çocukların arasında ondan güzel uçurtma yapan yoktu. Herkes ondan yardım istiyordu. Teraziye almak, kuyruk yapmak onun işiydi. Kimin uçurtması uçmuyorsa yardıma koşmaktan üşenmezdi. Kuyruğun yetersiz olduğunu anlayınca, uçurtmanın dengesini sağlamak için ucuna bir tutam ot bağlardı. Uçurtma havada kuş gibi süzülmeye başlayınca, yüzüne tatlı bir gülümseme yayılırdı. Gülümsemesi bile utangaçtı. Sesinde ve gülüşünde eziklik hissediliyordu. Diğer çocukların neşeli kahkahaları tepelerde yankılanırken, o bir taşın üzerine oturur onları izlerdi. Yaşına göre çok olgun bir görünümü vardı. Çocukluğunu yaşayamamış, zamansız yaşlanmış gibiydi.

Arada bir bize gelir, Doğancan’la bilgisayar oynardı. Ben odaya girince suç işlemiş gibi ayağa kalkar, gözlerini yüzüme dikerdi. Kızacağımı mı sanıyordu ne? Yüzünden öper, hoş geldin derdim. O zaman gözlerinin içi gülerdi. Oğlum bazen kendini oyuna öylesine kaptırırdı ki, ona oynama fırsatı bile vermezdi. Oğluma kızar, Cemil’i oturturdum bilgisayarın başına. Elleri titrerdi. Bir hata yapmaktan, bilgisayara zarar vermekten korkuyordu. Onu cesaretlendirir, rahat oynaması için de odadan çıkıp giderdim

Akşamları kapılarının önünde saatlerce otururdu. İşten dönen babalara bakarak iç çektiğini sezinlerdim. Bir süre sonra ayakkabı boyamaya başladı. Boya işi mahallede pek tutmadı. Karşıyaka’ya gitmesi gerektiğini biliyordu. Dolmuşa ve otobüse verecek parası yoktu. Çoğu zaman yürüyerek gidiyordu. Yolda rastladığım zaman dolmuşa bindirip parasını ödüyordum. Bunu bildiği için benim evden çıkma saatimi kollar, göremeyeceğim yollardan giderdi. Yaşına göre gururlu ve zeki bir çocuktu. Kimseye boyun eğmeyen, karşılıksız yardım kabul etmeyen bir karektere sahipti.

Yoldan çıkan bir aracın altında ezilerek can verdiğinde sekizinci sınıftaydı.
Aradan dört yıl geçmesine rağmen, seni unutamadım Cemil. 2005.

Turgut ERBEK

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 72
Toplam yorum
: 327
Toplam mesaj
: 21
Ort. okunma sayısı
: 1485
Kayıt tarihi
: 23.07.06
 
 

Edebiyata ortaokul yıllarında şiirle merhaba dedim. O yıllarda şiirlerim ve yazılarım yöresel gezete..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster