- Kategori
- Evcil Hayvanlar
Cemo'yu yitirdik...

bahçe girişinde dinlenen CEMO
İki gündür adeta yere yapışık durumda yatıyordu. Önceleri ekmek vs verince yedi ve suyunu içti ama pazartesi günü avcumla su verdiğim halde almadı. Hırıltılı sesler çıkardı. Veterinere telefon ettim, gelemem dedi. Götüremezdim çünkü oldukca büyük bir köpek ve evde de araba yoktu o gün. Akşam eşim gelince tekrar veterinere danıştık. Kameraya aldığım görüntüye baktı. Neler gözlediğimizi söyledik son bir haftadır. "Eğer onulmaz hastalık ise son anları , yarın sabah getirin bakayım ." dedi. İçimden küfürler yağdırdım bizimle gelip bir bakmasını rica ettik ama gelmedi. Oysa yıllardır her türlü sorunda ona götürüyorduk.
Gece huzursuzdum. Sabaha karşı rüya gördüm. Çocukluğuna dönen CEMO yuvasından süzülür gibi çıkıp yürüyerek uzaklaşmıştı. Eşime söyledim. "Cennete doğru yola çıktı belki "dedi. Gün ağarınca ilk işimiz yuvasına bakmak oldu. Vücudu soğumaya başlamıştı bile.
Doğacağı günü dört gözle beklemiş eve gelene kadar sabredemeyip bir kaç kere doğduğu eve gitmiştim. Eşim sorumlulukları sana ait ben hiç bir şeyle ilgilenmem demişti ama bazan zorunlulukla yürüyüşe çıkarttığı günler oluyordu. Cemo büyüdükçe kuvvetlenmiş beni peşinden sürükler olmuştu. Geçirdiğim bel ağrıları onu yürüyüşe çıkarmamı engelleyince eşim ister istemez sorumluluğu paylaşmıştı ama kardeşlerime hep beni şikayet ediyordu.
Epey büyük bir köpekti Cemo. 30kg aşmıştı. Özellikle çocukları çok seviyordu. Gelen öğrencilerime bir kez bile havlamamıştır. Propan gazının tüpünü değiştirmeye gelen görevliyi dört gözle beklerdi. Onunla konuştuğu ve oynadığı için sevinçten havlardı. Kimseyi ısırmadı. Uysaldı Cemo...
Gün geldi karnının büyüdüğünü hissettik yavruları oldu. Babaları belli değil. Hepsine bakamayacağımız için başkalarına da verdik. Bir tane gece gibi siyah olanını alıkoyduk evde. Melez olan köpek kuvvetli olur diye isteyen çok oldu. Ancak evde alıkoyduğumuz ve adını renginden ötürü KARA koyduğum köpek yaşına girmeden epilepsi nöbetleri geçirmeye başladı. O nöbetler sırasında kendini yaraladığı oluyordu. CEMO o yaraları yalayarak temizliyordu benden önce. İlaç almasına karşın şimdilerde bile bazan nöbet geçiriyor. Asıl sorun yalnız kalmaya alışkın değil KARA . Yürüyüşe teker çıkardığımızda CEMO dönene kadar havlardı. İki gündür adeta hareketsiz yatan annesinin başında döndü durdu.
Buranın adetine göre belediyeden aldığımız izinle cansız vücudu özel odada yakıldı. Biz görmedik. Çünkü o gün ölen diger hayvanlarla birlikte yakılacağı söylendi. Görmek de istemedim.
KARA sızlanırcasına sesler çıkarıp onlar için ik yıl önce yapılan kafesimsi yuvada dolanıp duruyor.
Çok üzgünüm. Dile kolay 14 yıl ...Hİ CEMO! diye seslenip konuşmama öğrencilerim bile alışmıştı. Tiz seslere karşı duyarlı olan Cemo havai fişek gösterisini görmeye gidince ürkmüş dizlerim yaranacak şekilde sürüklemişti beni. Sonra bir tayfun bizim civardan geçerken külübesi ters yüz olunca eve almıştım. Evin içinde deli fişek gibi koşturmuş, birinci katla ikinci kat arasında koştururken zorla yakalayıp banyoya kilitlemiştim tayfun geçene kadar...
Anılar o kadar çok ki. Sevecen ve genelde uysal olan CEMO yu özleyeceğiz. Benim için bir dosttu. Üzüldüğümü anlardı sanki. Bazan soru sorar gibi baktığını hatırlıyorum.
Rahat uyu CEMO. Köpekten korkan bana hayvan sevgisinin değerini öğrettin.