- Kategori
- Gündelik Yaşam
Çeşme bu! Hele Ilıca… Sevdalısını mahcup etmez

Çeşme bu! hele Ilıca... Gel koynumda yaşa der gibi...
Geçen Çarşamba Çeşme Ilıca’da…
(Sen misin ikide bir, termal deniz diye tutturan… Oh olsun)
Güncel olayı yaşadım ya…
Akşam İzmir’e döndüğümüzde, bacanak “ Abi bu Cumartesi Çeşme’ye tekrar gideceğiz, iki günlüğüne “ deyince baya heyecanlandım, zira o kadar kötü şartlarda ayazı yiyince, haklı olarak gitmesek olmaz mı? Demişim…
O da “Ne o abi bir ayaza tutuldun diye gelmeyecek misin? İşimiz var.”
İster istemez Cumartesi sabahtan yola çıktık. İzmir fena değildi.
Ben bir yandan otoban’da etrafa bakınıyorum bir yandan havayı kokluyorum…
Böylece Çeşme’ye vardık…
Aman efendim Çeşme bizi bir karşıladı ki, sormayın..!
Her taraf günlük güneşlik, deniz sütliman, "Gel de koynuma atla" diyor sanki…
Neydi o Çarşamba gününün hırçınlığı yabancı görmüş azgın boğa gibi üstüme üstüme saldırmalar…
İşleri yoluna koyduk, Ilıca’dayız…
Masayı bile dışarı çıkardım öğle sonu kahvelerini dışarıda içiyoruz bacanakla…
Güneş bir ısıtıyor, hava öyle bir sakin ki…
Tesadüfe bakın, Cumartesi (Dünya Rakı Günü) olarak kutlanıyormuş.
" Aralık ayının ikinci Cumartesi günü Dünya Rakı Günü olarak kutlanır ..." Ben yeğenimin yalancısıyım.
Gündüzden alınan balıklarla akşam bu güzel günü de kutladık
Deme gitsin gari…
Pazar günü de hava şansımıza çok güzeldi, anlayacağınız hafta sonu çok güzel geçti.
Eeee nede olsa sevdalıyız Çeşme ve Ilıca’ya…
Sevdalısını bu hafta sonu mahcup etmedi, sevdalılar…
Şahin Özşahin