- Kategori
- Köpek Bakımı
Cesur bir hikaye

Dünya üzerinde o kadar çokuz ve o kadar yokuz ki, hiç yaşamamış gibi unutulmak bana korku verir. Bu hikaye geride bir iz bırakan cesur köpek Cesur'un izi olarak yazılmıştır.
Bu ülkede kökümüz doğayla iç içe yaşayan insanlardan gelmesine rağmen doğanın diğer yaratıklarıyla nasıl yaşayacağımızı unutmuş durumdayız. Bunun için aileler çocukları istediği için süslü köpek yavruları alır ve başedemeyeceklerini anladıklarında onları "bir yerlere" gönderirler. Onlar kadar süslü olmayan köpek yavruları ile birlikte barınaklarda yaşamaya çalışırlar. Cesur, böyle bir barınakta karşıma çıkan süslü olmayanlardan bir yavru. Ordan çıkmasının sebebi ise, sonradan anladığımız yaramazlığından patisinin birinden bir parçayı yan kafesteki büyük köpeğe kaptırmış olması. Yanık sesiyle insan yavrusu gibi ağlamaları onu barınaktan kurtardı ve bir pazar gecesi İzmir'in Karşıyaka'sındaki veteriner kliniğimize getirdi. Ayağı, yüreği kocaman iki veteriner tarafından ameliyat edildi ve veteriner kliniğinde hızla iyileşmeye başladı.
Hepimiz yaşamımızın bir döneminde kendimizden bir parçayı kaybederiz. Bazen kalbimiz giden birinde kalır. Bazen aklımız, bazen çocukluğumuz bize çocuk olduğumuzu hatırlatan son kişinin mezarının içine girer, oraya toprakla gömülür. Cesur da bir iki parmak bıraktı geride. Bundan sonra yaşayacağı güzel günleri düşününce makul bir bedel olduğuna inanmıştım.
Ne yazık ki yavru köpeklerde sıkça görülen ve tedavisi olmayan bir hastalığın belirtileri bir süre sonra ortaya çıktı.
Cesur bu süre içerisinde hareketli, yaramaz, çirkin sesli ve oyuncu bir köpek olarak mutlu günler geçirdi. Arkadaşları ve kendine ait eşyaları oldu. Akşamları mesai bitimini onu görmek için iple çeken bir Selin'i oldu. Onu süsleyen, isimler takan, yaramazlıklarını sessizce toparlayan bir de ablası oldu. Tedavisi bitince ona bahçesini açacak bir ailesi oldu. Ama bir yandan ona alıştığımdan, küçük imkanlarımla beraber Kuki ablasıyla yaşayabileceğimiz bir bahçeli ev arandı. Cesur için bir çok insan yardımlaştı. Cesur bize insanlığın ölmediğini öğretmek için geldi. Küçümsediğimiz kaynakların can kurtarabileceğini anlattı.
Hastalık başladığından beri her gün içimden bağıran bir sesle kendime "Sen inanmazsan kimse inanmaz onun iyileşeceğine! " diyerek gittim yanına. Ona hikayeler anlattım, Kuki'nin aynı hastalıktan nasıl kurtulduğunu anlattım. Bir yanım ona sarıldı, sarmaladı, kalbimin içine sokmak, onunla nefes alıp vermek istedi.
Kanseri yenen insanların ropörtajlarını izlemiştim, inançla ve umutla yendiklerini anlatıyorlardı. İnanmışım sanırım, ona da anlattım. Cesur dün gece bütün sözlerime karşın savaşını kaybetti. Yanında onu seven, onun için mücadele eden genç veteriner hekimimizle vedalaşarak olmasını istediğim yere, kalbimin en güzel yerine benim içimdeki yaramaz, heyecanlı, meraklı ve çirkin sesli yavru olarak yerleşti. Unutulmuş bir köpek yavrusuyken, bir çok insanın bildiği, dualar ettiği, emek verdiği, sevdiği bir yavru olarak hayatının bu kısmını tamamladı. Son günlerinde acıdan minik inlemelerini ona dokunduğumuzda kesti. Bizi sevdi, gözüyle takip etti. İlk komutlarını bile öğrenmişti. Burdan bir köpek edinmeyi düşünen insanlar için, Cesur'un hikayesini paylaştım. Beton yığınları içerisinde güzel evlerimiz, eşyalarımız, arabalarımız, hırslarla dolu hayatlarımızın bir köşesinden fedakarlık edip bir canı sığdırabiliyorsak zenginiz. Yardım et dediğimizde gelen insanlarımız varsa zenginiz. Sürüklenmiyor, bir amaç uğruna yaşıyorsak zenginiz. Kalbinizin bir köşesinde minik bir kalp daha atıyorsa siz de zenginsiniz. Cesur oğlum da sonsuza kadar benim içimde, yanımda, acılarından kurtulmuş olarak yaşayacak.
Derken , bu hikaye böyle bitmedi. Cesur'u ağlamalarıma dayanamayarak, bi cesaret ben alayım diyen arkadaşımın çocukları, Cesur'un gidişinden bi yıl sonra evlerine gelemeyen Cesur'un yerine bir yavru köpek gelsin, erkek olsun, adı Cesur olsun ve bu Cesur ölmesin istediler. Annesinin sokağa yavruladığı bu yeni Cesur o günden beri onlarla...
"İnsanın köpeğinin olması ne güzelmiş, şimdi seni daha iyi anlıyorum" diyor arkadaşım. Cesur'dan selam gönderiyor arada. Büyüyen yeni Cesur, aynı ilk Cesur'a benzemiş, iyice yakışıklı olmuş. Duygusal hikayem benim, ilk kahramanlık denemem, beceremeyişim... Cesur ve ondan sonra melek olan kartopu lokum bebek Tomy için üzülüp durmak yerine iki tane limon ağacı aldım, balkonda hayal bahçeme kavuşana kadar belkiyorlar. Yeni Cesur can bir ailenin can bebeği oldu.
Acılardan şeker yapıyorum, çok isteyip Tanrı'yı ikna ediyorum belki. Belki de gidene üzülmek yerine Polyannacılık oynuyorum. Ne fark eder ki elde bir sevgi hikayesi olduktan sonra...