- Kategori
- Siyaset
CHP Artık Edilgen Değil Etken Olmalı!
Milliyet yazarı Sayın Güneri Civaoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi’nin son günlerde meydana gelen gelişmeler karşısındaki durumunu analiz eden yazısında şöyle diyordu:
“CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Hatay’a gitse...
Beraberinde, birtakım ileri yaşta politikacılar yerine, genç partilileri, kadınları götürse...
Askeri ziyaret etse.
Sınırın ötesine geçmeyi denese ki ana muhalefet partisi liderinin “destek” ziyaretini herhalde kimse önleyecek değildir...
Genelkurmay Başkanı’nı ziyaret ederek, onun şahsında TSK’yı kutlasa.
Gazete sayfalarında, TV ekranlarında bütün bu görüntüler geniş yer bulsa.
Böylece “edilgen” değil, “etkin” politikayla “gündem inisiyatifini” alsa...
İstiklal Savaşı’nın Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurucusu olduğu CHP’ye yakışan budur.
Dünyaya da Türkiye’nin yumruk gibi bir ve bütün olduğu mesajı verilmiş olur.”
Evet, edilgen durumdan “etken” duruma geçen bir CHP yönetiminin, bence de ülkemiz adına daha verimli politikalar üretilmesinde büyük rol ve payları olabilir.
Dikkat ederseniz, gündem, sürekli cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan tarafından belirlenmekte ve yönlendirilmekte.
Sürekli yüksek perdeden konuşan bir cumhurbaşkanı ve Sayın Erdoğan’a laf yetiştirmeye çabalayan CHP kadroları…
Türkiye’de siyaset, kabul etsek de etmesek de Sayın Erdoğan’ın liderliğinde sürdürülmekte.
Ekonomik performansta olsun, ekonomik göstergeler de olsun vuku bulan tablo karşısında, eleştiriyi de uyarıları da Sayın Erdoğan gerçekleştirmekte.
Gerçekten de Cumhuriyet Halk Partisi’nin artık gündem belirlemesi ya da kendi gündemini kamuoyuna yansıtması gerekir.
Şöyle bir baktığımızda…
Sayın Erdoğan;
Amerika Birleşik Devletleriyle olan ilişkilerimizde olsun; müttefikliğe yaraşmayan ABD faaliyetlerin de olsun; hep inisiyatifi elinde tutmakta ve kamuoyunu buna göre yönlendirmekte.
Fransa’nın ABD’nin Suriye’den çekilmesi ile boşalacak alana yerleşme teşebbüsü karşısında, Sayın Erdoğan’ın karşı bir çıkışta bulunması…
Başbakan yardımcısı Mehmet Şimşek’in gelecekte ekonomide yaşanabilecek durum analizini cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eleştirmesi, aslında bir bakıma pro-aktif siyaset izleme örnekleridir.
Sayın Erdoğan;
Siyaseti belirlemede ve sürdürmede gerçekten de çok mahir. Günlük olayları iyi belirleyip, anında tepki vermesi, veya arkadan gelerek vuku bulmuş hadiseler karşısında edilgen olmaması, hep AK Parti’nin hanesine olumlu puanlar olarak yazılmakta.
Evet… CHP’sinin artık akıl tutulmasından kurtulması gerek. Üzerindeki ataletten de kurtulması gerekiyor CHP’nin. Kemal Kılıçdaroğlu, gerçekten de iyi niyetli bir politikacı ama halihazırdaki siyasal performansı ile cumhurbaşkanı Erdoğan’ın karşısında pek fazla şansı kalmıyor.
Tabii ki, artık CHP, “soyut” kavramlar üzerinden siyaset yapmıyor. Sadece, katı laiklik ilkesinde de diretmiyor. Ya da ANAYASA MAHKEMESİ önünde de sabahlamıyor. Ne artık Askeri Vesayeti ne de Yargı Vesayetini savunan ve bu yönde zımni bir anlaşma içinde olan CHP’den bahsedilebilir. Gerçekten de Sayın Kılıçdaroğluyla beraber Cumhuriyet Halk Partisi değişti, ezeli muhalefet konumundan sıyrılmak istiyor. Yalnız, şuanki durumuyla CHP’nin 2019 seçimlerinde bir farklılık yaratmasını da bekleyemeyiz.