- Kategori
- Siyaset
CHP ile solun ayrışması, kavgası ve solun parçalanması

Eyyy sol yanımız! Ağrıyan, acıyan yanımız! Aynı zamanda kendimizi delikanlı saydığımız, tazelenen yanımız! Daha çok masalara konursun sen, çok su götürürsün… Çok kaba şekilde bir çalışma taslağıdır aşağıdaki görüşlerim… Resim çekmek yerine resim yapmaya başlamak diyelim… Nasılsa elde binlerce resim var çekilmiş; Bu da resim yapmak olsun; Solu ana olarak ikiye ayırabiliriz…
1-Ana kütle… Bu solu anlatmak için onlarca terim kullanabilirsiniz… Demokratik sol, Düzen içinde kalan sol, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Cumhuriyetçi, Devletçi, Ulusalcı, Kemalist vs vs Sol… Bu sol genellikle kendini sınıflara göre temellendirmez… Doğrudur o kendisini daha çok Sağa göre konuşlandırır… Devlete göre konuşlandırır… Osmanlıda başlayan Devlet eliyle batı medeniyetine ulaşma ülküsü asıldır, temeldir… Fakat özellikle 1950 yıllarından sonra gelen sağ iktidarlardan sonra Devlet içinde varlığı neredeyse sıfırlanmıştır… Ancak ideolojik olarak Devlet içinde varlığını güçlü şekilde sürdürmektedir… Bu gün hala Devletin resmi ideolojisinin asıl temeli bu solun temellerinden alınmadır… Şöyle bir yanılgıya karşı baştan önlem alalım… Bu işleri CHP kotarmamıştır… CHP de bu değişim hareketinin ürünüdür… CHP bu gün asıl olarak hala Devletin ideolojisinin devam etmesi gerektiği konusunda en tutucu partidir… Çünkü kendi dinamikleriyle gelişen bir burjuvazinin, işçi sınıfının ya da emekçilerin düzeni demokratikleştirme olaylarından yoksundur ülke… Üst yapının (kültür, sanat, hukuk dil, kılık vs.) değiştirilmesi ile yeni insanı yaratma ve bu insanlarında alt yapıyı (ekonomi ve üretim ilişkileri) değiştirerek, ülkenin güçleneceği hesaplanmıştır… Cumhuriyet, Batılılaşma işte bunların hepsinin ülküsüdür… Bu solculuk mudur, sol bu mudur? Neden olmasın derim? Solun anlamı var olan yapıyı bir sonraya taşımaksa neden olmasın, neden denmesin?
Bu sadece bize özgü sanılır… Oysa bütün devrim yapılan ülkelerde yapılan ve varılmak istenen hedefler aynıdır… Sovyetler, Çin ya da başka devrimler hep aynı sistematikle işler… Fakat her yerde unutulan şudur; İnsan, yeni insanı yaratamıyor… Bu uzun bir süreç, kuşaklar boyu sürüyor… Geri dönüşler olabiliyor… Fakat bunlar tam geri dönüş sayılmaz… Kazanımları kalıcı oluyor… Burada jakobenlik suçlaması saçmadır… Değişimi isteyenlerde o ülkenin yetiştirdiği insanlardır… Resmi propaganda ile bu işi yapanlar genelde Teke indirgenir… Oysa bu işler ekip işidir ve halkan destek görmesi gerekir… Ordu gücü ile yapıldı laflarına hep gülerim… İstemediği şeyleri kimse yapmaz… O Dönemlerde olmayan bir demokrasi ile mi karar verilecekti yapılmak istenen değişikliklere, ilerde kanıt olsun diye… Geçerli olan Cari olan neyse o yöntem uygulanmıştır… Referandum yapılsa yüzde yüz oy alacağına eminim… Padişah var işin içinde unutmayın…
Bu gün CHP nin işte kendini Devlete göre konuşlandırmasından altında bu yatar… Birde Sağa göre olayı var… Baştan dedim; temel mesele Batılı yaşam tarzı… Rakipleri de Doğucu olmak zorunda… Onların temel hedefi Ülkeyi Doğuya (teokratik düzenlere) taşımak olarak algılanır… Bu doğru mudur, yanlış mıdır yaşanılanlara göre değerlendirmek gerekir… Fakat bu korkuyu yaşayan %42 olduğu artık kesindir… Diğer %58 Doğucu filan değildir… Elbet vardır teokratik düzene özlemle yanıp tutuşan, fakat bunlar asla %58 değildir… Olsaydı zaten iş biterdi… Burada CHP nin işlevinin etkisini görmezden gelemeyiz… İşte bu %42 sadece CHP değildir… Ancak onun temsil ettiği düşüncedir… Diğer %58 gelince; İşte bunlar Cumhuriyetin bir şey vermediği demeyelim ama yetemediği insanları arkasına alan her tür ideolojik (çok büyük kısmı da Cumhuriyetin kremasıdır ancak bu krema için gücü buradan alıyorlar.) yapılanmadır… CHP nin işte bu çizgisini aslında bu % 42 nin idelojik tavrı belirlemektedir… Bir kısır döngü diyelim isterseniz… İnsanların teokratik düzenden korkuları ve Batı yaşam tarzına inanmaları temel politikalarıdır… Elbet emeğe saygı, demokrasi, insan hakları vs ile süslenmektedir düşünceler… Oysa Batı solunda görünen Devleti hizaya getirme yerine onu koruma ve kollama ile görevlidir sanki… Çünkü bu Devleti rakipleri ele geçirirse tüm kazanımların gideceğine inanırlar… Bu korkularında çok mu haksızlar sizce? Bu korkuyu sadece parti kurmayları duymuyor ki… Yüzde kırk iki duyuyor… Bu korkunç büyük sayıdır… Çünkü başka temeli kalmadı bu yüzde kırk ikinin… Bu sol genelde öteki sol tarafından küçümsenir… Her gün dövülür… Ne diyelim olacak bunlar… Ancak hata yaptıkları temel nokta, CHP nin ideolojik birlikteliğini onların sınıfsal soldan aldıkları argümanlar etkilemez… CHP nin idelojik birlikteliğinin sınıfsal temeli yoktur çünkü… Zengin partisi görünümündedir… Oysa değildir… Batılı kültüre, yaşam tarzına inanan insanların, Cumhuriyet aydınlarının, eğitilmişlerinin partisidir asıl olarak… Elbet bu kişilerde toplum standartlarından azda olsa üstündedir… Onları ayakta tutan işte bu ideolojidir… Bunu değiştirmeye çalıştığınız an o yapı çatırdar… Belki sınıfsal olarak emekçilere yakın durmak bir şeyler kazandırır… Ancak Kürt solunu Meclise taşıdı ve ağzı yandı bu partinin… Zenginlerin ağababaları, komprodorları hiç CHP li olmadı… Onlar hep sağda kaldı… Belki ulusal burjuvazi içinde olanlardan azda olsa vardır…
2- Öteki Sol var birde… Sosyalist Sol, Özgürlükçü Sol, Devrimci Sol, Komünist Sol, Ulusalcı Sol, Liberal Sol … Sayın daha sayabildiğiniz kadar… Bu sol, 1950 den sonra normal gelişimini tamamlayabilseydi bu günkü Ana Gövde olacaktı… Bundan hiç kuşkum yok benim… Çünkü onun silaha bulaştırılması, marjinalleştirilmesi, ortadan kaldırılması hep bir planın parçasıydı… Normal tarihi bir süreç yaşansaydı, kitleselleşecekti, köşeleri törpülenecekti… Çünkü 1950 den sonra işbirlikçi bile olsa, gerici bile olsa bir burjuvazi oluştu… Emeğiyle geçinen insanlar işçi-işveren temelinde oluştu… Hukuk oluştu… Fakat o soğuk savaş döneminde iki kere ekin tarlası gibi biçildi bu gelişen sol… Ülkemizde ''sola'' verilen görevde Devleti gericilerden korumak oldu… Ya da zaten oydu da sınıfsallaşamadı… Öyle diyelim…
Eskinin bitiremediği bu kuşaklar elbet şu an yaşıyorlar… Fakat o süreç onları zorla başka yollara itti… Yıldırdı, bezdirdi ve zaten o süreçte onlar istemedikleri yerlere sürükledi… Kafaları o yüzden zaten karma karışık… İçinden tüketildiler diyelim… Birçoğu için geçmişte yaşanılan sol bir şekilde illegalite, bir şekilde silah, bir şekilde isyan demek… Korku, işkence, ki hala Devlet bu sola Düşmandır… Bunu bir kere önce kafamıza bir yazalım…
Zaman zaman kısmi özgürlükler döneminde gelişen şu anki sol ise; Kendini, Sola göre konuşlandırır… Yanlış anlamadınız gerçekten doğru söylüyorum, Her gurup sol kendini genelde CHP ye özelde ise tüm öteki Sol guruplara göre konumlar… İşte olayın can acıtıcı yanı budur…
Öteki sol dediklerimiz, kendilerini kendi doğruları için kendini konuşlamaz… Düşünsel olarak konumlar ancak pratikte bunu yapmaz… Teori ile Pratik meselesi taban tabana zıttır... Emekçi kesimin, köylülerin hatta ‘’ötekilerin’’ içinde sınıfsal çalışmalara katılmaz… Örgütlenme çabaları göstermeliktir… Daha çok Farkındalık peşinde koşar… Yani Ana Bloktan ve diğer tüm Sol guruplardan farkındalığını göstermek ve anlatmakla görevlendirir kendisini… Tüm enerjisini buna harcar…
Elbet başarılıdırlar… Çünkü dediğim gibi onlar Solun yetiştirdiği en değerli insanlardır… En çok okuyanı, en bilinçli olanları, en çok ağzı laf yapanları bunlardır… Fakat yaptıkları asla kendilerini fazlalaştırmaz, artısı yoktur kendilerine… Çünkü onlar daha çok CHP ye karşı konumlar kendilerini… Ona saldırır, ondan kütleler koparmaya çalışırlar… Oysa CHP nin ideolojik birlikteliğinde onların olmasını istediği şeyler yoktur… Çok fazla etkileyemezler bu kütleyi… Cumhuriyetin bile ikincisini çıkardılar… Fakat sağ destekli oldukları o kadar belli ki…
Fakat yapacakları şeylerde sınırlıdır… CHP ve Diğer sol dışında ulaşacakları, uğraşacakları kimse yok… Pratikte yok diyelim… Devlet ve sağa göre konuşlanmaları çok zor… Çünkü arkalarında ne olduğunu asla bilmiyorlar… Televizyonlarda en çok bunlar konuşur… Yazılı Medyada en çok bunlar vardır… CHP ye ve Kendileri dışındaki Sola vurmaları için her gün bir yerde ‘’bağrıltıp’’ durduklarının umarım farkına varırlar… Bu bağrıltılma lafını kimseyi üzmek için kullanmadım… Çünkü kendimi hala bu gurup içinde görürüm ben… Fakat yapılan işin pratikte işlevi budur… Kitlelere ulaşacak ne hevesleri vardır nede örgütleri… Bütün bu solu bir çatı altında toplamanın bence hiç imkanı yoktur… Çünkü onlar kendilerini kendi dışındaki sola karşı konumlamaktan kurtaramazlar, varlık nedenleri kalkar ortadan… Umutsuz muyum? Aslında garip şekilde değilim… Yapılacak iş basit aslında… CHP ile savaşmaktan vazgeçip, onun içinde çalışıp, onu istenilen çizgiye çekmektir bence en doğru olan… Ama bu uzaktan bağırıp çağırmakla olmaz… Olmayacağı belli oldu artık… CHP içinde erimek değil bu… Partinin içine girmenin zor olduğunu biliyorum… Ancak yapılmalı diyorum… Şu anki yoldan daha iyidir diyorum…
Biliyorum gelen itirazları… Ancak şimdiye kadar yapılanlar CHP yi daha sol yapmadı… Cumhuriyetle hesaplaşmak yerine, onun değerleriyle savaşmak yerine onun ruhuna demokrasi katılabilse denmedi hiç… Diyenlere de yine bu guruptan cevaplar geldi...
Bu günden o tarihleri eleştirmek kolay… Şu an biriken tüm sorunları ise Cumhuriyetin sırtına yıkmak bana göre haksızlık… O dönemlerin hiçbir Cumhuriyeti o dönemlerdeki bu sorunları farklı çözmedi… Haaaaa çokta çözen oldu… Ancak bedeli kanlı iç savaşlar oldu… En azından kanla çözülmedi, ertelendi, bize kaldı diyelim… Biz ‘’demokrasiyi içine sindirmiş kafalara’’ kaldı… Ancak daha mı iyi beceriyoruz ki geçmişe küfredelim?
Birde İran faciası var Dünya Sol tarihinde… Yakından bilinmesi gereken…