​ CHP'nin emanetçilerle kaybedecek vakti yok / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Mayıs '10

 
Kategori
Siyaset
 

CHP'nin emanetçilerle kaybedecek vakti yok

CHP'nin emanetçilerle kaybedecek vakti yok
 

Kurultaya kadar başkanlık vekilliği Cevdet Selvi'ye verildi CHP'de. Buraya kadar her şey normal. Fakat kurultayın ardından CHP'nin oyalanacak bir haftası bile yoktur, olmamalıdır.

AKP'nin Türkiye'yi nasıl bir rotayla nereye sürüklediğini, insanların yaşam koşullarının nasıl değiştiğini ve baştaki isimlerin vatandaşı nasıl değerlendirip, nasıl davrandıklarını hepimiz görüyoruz. Bu süreçte CHP önemli bir umut olamadığından seçimlerde büyük başarılar gösteremedi, fakat her şeye rağmen anamuhalefet partisidir ve seçeceği genel başkanı başbakan olması ümidiyle seçecektir.

Ayrıca önümüzde bir referandum süreci var. 18 Temmuz tarihi konuşuluyor, yani yine yaz aylarında olacak. Bu referandumda insanların oy kullanmasının ne kadar önemli olduğunu, oylamaya sunulan taslağın ne olduğunu ve Türkiye'ye ne yapacağını anlatacak olan partidir CHP. "Neden hayır" sorusunun cevabını halka verecek olan kişidir.

Dolayısıyla kurultayda bir emanetçi başkan seçmeleri büyük bir hata olacaktır, zira CHP'nin oyalanacak vakti yoktur. Vefa çok önemli bir duygu, ama zaman vefa zamanı da değildir. Baykal döneceğim diyorsa acilen kararını vermeli ve kurultaya katılmalı, partinin başına geçmelidir. Hiç yoktan iyidir, fakat parti tabanına ve tabii ki "geri dön" diyenlere gerçekçi düşünmesini tavsiye etmek gerekmekte: Baykal bu süreçte yara almıştır. Halkımız "özel hayat canım, kim ne karışır" derken, arka planda neler konuşuyor kim bilir. Yani basında yazılanlar "ideal bir ülkenin içinde yaşadığımız için" değil, ideal olan öyle olduğu için yazılmaktadır. Ne ki biz ideal bir ülkede yaşamıyoruz, demokrasi algısı yerleşmiş bir ülkede de yaşamıyoruz ve bu görüntüler kim -mış gibi yaparsa yapsın halkın umrundadır. Baykal'ın oyunu aşağılara da çekecektir. Bunun bir komployla gerçekleşmiş olması, ya da alçakça kurulmuş bir tuzakla olması kimse için bir şey ifade etmez. Bugün Ali Sirmen'in, Işıl Özgentürk'ün yazdığı gibi, Türk halkı muhafazakardır maalesef ve bu görüntüleri umursayacaktır.

Aslında "bu Baykal'ın özel hayatıdır ve kimseyi ilgilendirmez" ideal cümledir. Önemli olan Baykal'ın ve CHP'nin demokrasi algısı, ülkeyi nasıl yöneteceği olmalıyken işin içine özel hayat da girmektedir maalesef ki ne maalesef. Üstüne üstlük Baykal bugüne kadar girdiği tüm seçimleri kaybetmiş, yılların CHP'sini baraj altında bırakıp meclise sokamamıştır. Tüm bu etkenlerle Baykal'a bir çağrı yapmak yerinde olur, koltuk hırsını bir kenara bırakıp "arkadaşlar ben dönmüyorum, lütfen zorlamayın ve adayım şudur" diye açıklama yapmalıdır.

Baykal'ın istifası politik arenada olmalıydı kuşkusuz, dün yazdığım yazıda söylediğim gibi, içtenlikle üzüldüm, çok üzüldüm hem de. Fakat artık bunu bir kenara bırakıp aklı selim düşüncelere yelken açmalılar. Önder Sav, Onur Öymen gibi isimlerin CHP'nin başına geçmesi gerçekçi öneriler değildir. Halkın sevgisini kazanmamış, fazla da tanınmamış, hatta halk nezdinde isimleri üzerinde şaibeler oluşmuş bu isimler CHP'nin oylarını yenilendi diye yükseltmek bir yana aşağı bile çekebilir.

Benim kişisel önerim, Baykal çıkıp da "genel başkan adayım Gürsel ve Kemal Beyler'dir" diyebilmelidir. İstifa ederken ustaca bir manevrayla komplonun sorumluluğunu iktidara yıktı. Söylendiği gibi bu sayede iktidar bunu üzerinden atabilmek için sorumluları var gücüyle arayacak ve videonun devamının gelmesini engelleyecektir. Üstüne üstlük Baykal "ben boş konuşmam" diyerek iktidarı suçlamasının altının boş olmadığını belirtmiş bugün, dolayısıyla iktidar da şu an şaibeli durumdadır.

Baykal'ın dönmesi partinin başına Önder Sav'ın geçmesinden kuşkusuz daha iyidir. Son zamanlarda gözüken yükseliş eğilimini kaybedecektir muhtemelen, fakat Önder Sav'ın kaybettireceği oylardan daha fazla oy alacağını düşünüyorum. Tüm bunların yanında CHP'ye belki eş başkanlık sistemi getirilir ve Gürsel Tekin ile Kemal Kılıçdaroğlu başkan olur. Belli ki bunun yapılması için Baykal'ın işareti gerekmektedir ve Baykal içtenlikle kurultayda aday olmayı düşünmüyorsa bu işareti vermelidir. Gürsel Tekin ve Kılıçdaroğlu, İstanbul'da yaptıklarını Türkiye'de yapmalılar ve Güneydoğu ile Doğu Anadolu bölgeleri başta olmak üzere seçime kadar karış karış gezmeliler.

CHP umut olabilmek için bir fırsat yakaladı, umuyorum ki bu fırsatı değerlendirir. Baykal'a yeniden geçmiş olsun diyorum ve tekrar üzüldüğümü belirtmek istiyorum.

Partinin başına halkın tanımadığı bir ismin geçmesi kısa vadede istenilen etkiyi yaratamayacaktır bana göre. Kişisel temennim CHP'nin Gürsel Tekin ve Kemal Kılıçdaroğlu liderliğinde yoluna devam etmesidir.

 
Toplam blog
: 142
: 1092
Kayıt tarihi
: 27.09.09
 
 

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakülteliyim. Seyahat benim için bir tutku, her fırsatta bir yerlere ka..