- Kategori
- Sivil Toplum
CHP sol ve biz üzerine
19 Mart tarihli Hürriyet Gazetesinde Sn. Mehmet Y. Yılmaz' ın "Sorun CHP' nin başında Deniz Baykal' ın olması" başlıklı yazısını aşağıdakilerden önce okuyun lütfen. Sn. Okurlar sorun tamda işte yukardaki başlık. Bir bireyin kurumsal bir soruna tek başına yol açabileceğini düşünmek. Ama sayın okurlar önce Sn. Yılmaz' ı okuyun. Ve sonra tartışalım. Bu tartışma çok önemli.
1) Türkiye hiç bir zaman çağdaş, demokratik, analitik, kurumsal, uzun vadeli düşünen, halk yağcısı olmayan, teorik olarak gerçek sol düşünceye sahip insanların çoğunlukta olduğu (bırakın çoğunluğu % 50’ ye razıyım) bir ülke olmamıştır. Buna bağlı olarak Türkiye’ nin bu tanıma uyan bir sol partisi de olmamıştır.
2) Türkiye’ nin hiçbir zaman çağdaş, demokratik, düşünce özgürlüğü vb. kriterlere uyan sağ görüşlü insanı ve buna bağlı olarak da gerçek sağ kapitalist partisi de olmamıştır. Tüm sağ partiler Türkiye’ de aslında birbirlerinden nüanslarda ayrılırlar. Temelde hiçbiri birbirinden farklı değildir. Bu da çok doğaldır. Çünkü temelde farklı olmayan aynı standart beklenti ve düşünce sistemine sahip insanların çoğunlukta olduğu bir ülkedir Türkiye.
3) Bu iki maddeyi yan yana koyarsanız aşırı bir biçimde doğal olarak bugüne kadar Türkiye’ nin bir sol iktidarı da olmamıştır. Sol iktidarı olmadığı gibi süreli olarak sol olduğunu iddia eden partilerin oy çokluğu da söz konusu değildir. Sadece Bülent Ecevit liderliğindeki CHP-MSP koalisyonu ve daha sonra Kıbrıs Barış harekatının da etkisi ile elde edilen oy oranı ve koalisyon söz konusudur. Bu da biliyorsunuz süreli olmamış halk normal eğilimlerine ilk fırsatta geri dönmüştür. Ki ayrıca CHP’ nin gerek o yıllarda gerekse şimdi ne kadar çağdaş sol olduğu ve sol görüşü ne kadar temsil ettiği ve edebileceği de ayrı bir tartışma konusudur.
4) Gelecek seçimler de yine hiç iktidar olamamış (zaten var da olmayan) gerçek çağdaş bir solun (mevcudun zaman zaman hükümet ortağı olması ile iktidar olabilmek kavramının farkını belirtmemin anlamsızlığını biliyorum) doğal olarak temelde sorumlu olamayacağı sorunlardan yeniden sorumlu tutulduğu sıradan bir seçim olacaktır.
5) Bir ülke siyasi tarihinde radikal değişim noktalarından bahsedebilmek için bana göre kişilerin değil davranışların, düşünce tarzlarının, eğilimlerin, olaylara bakışların radikal bir biçimde temelden değişmesi gerekir. Türkiye’ de liderler yavaş da olsa isimsel olarak değişebilmiştir. Temeldeki toplumsal kavramlar, düşünce sistematikleri, eğilimler, davranış biçimleri değişmemiştir ve değişmeyecektir.
6) İlk beş maddeye eğer bir itirazınız yok ise neden Sn. Baykal' ın bireysel olarak başarısızlığının toplumsal bir sorunun tek nedeni olamayacağı ortaya çıkar. Çünkü Türkiye bir siyasal eğilimden demokratik ama radikal bir biçimde diğer bir siyasal eğilime hiç bir zaman destek vermemiştir ki. Eğer siz Demokrat partiden bu yana Türk sağ siyasal partilerinin birbirinden temelde farklı olduğunu düşünüyorsanız o zaman ben başka bir ülkede 47 yılımı geçirmişim demektir, yazdıklarımı unutun. Bu toplum aynı olduğundan aynı siyasal eğilimleri oluşturmuş ve bu eğilimleri iktidara taşımıştır.
7) Türkiye’ de oyların azımsanmayacak bölümünün sandık dışında kaldığı savı matematik olarak doğru, içerik olarak anlamsızdır. Dışarıda kalan oyların ne kadarının gerçek çağdaş bir sola yöneleceğinin garantisi nerededir ?
8) Türkiye' de Sn. Baykal' ın CHP' nin başından ayrılıp, nasıl olacaksa sol birleşir ise farklı hangi görüşlerin ortaya çıkacağını ve yukarıda anlattığım toplumsal yapının bu birliğe yöneleceğini düşünüyoruz. Düşünün bugün hangi lider çıkarda "bırakın yeni üniversite açmayı ben iktidara gelirsem mevcut üniversitelerden x y z kriterlerine uymayan öğrencileri çıkaracağım ve ne yapacakları ile uğraşmayacağım, ben geleceği kurtarmayı çalışıyorum" der. Bunu Sn. Baykal' da demez başkası da. Eğer bu denmeyecekse solun ve CHP' nin başında kimin olduğunun ve o soyut birleşme kavramının ne önemi var? Ben bunu anlamıyorum. Olmayan iki fikrin birleşmesinden bir tane muhteşem teori çıkmaz ki. Ve biz, bize damardan hemen şimdi için vaatlerde bulunmayanı iktidar yaparmıyız? Biz değişmeden hiç bir şey değişmeyecek. Biz kendimizle yüzleşmeyi öğrenebilmeliyiz.
9) Ancak olmaz ama bir gün olurda CHP veya herhangi bir parti çıkarda çok farklı söylemleri (8. maddedeki üniversite örneği veya diğer yazılarımdaki önerilere bakın ltf.) dile getirirse eğer, % 5 barajını bile aşamaz. Ama işte o gün o lider ve parti en başarısız seçim sonucunu alırken bu ülkeye bir umut tohumu ekerler.