- Kategori
- Güncel
CHP ve MHP ile "sancılı"; "yenileşecek" bir HDP ile bir koalisyon mu, yoksa seçim mi?

Olur ama seninle olmaz. HDP, sen ve senin gibi, KCK/PKK'ya "canımız" diyenlerlerden temizlenmeden olmaz...
HDP, BAŞLANGIÇTA, "TÜRKİYE PARTİSİ OLMAK" İÇİN YOLA ÇIKMIŞKEN, SONRADAN NEDEN YAN ÇİZDİ?
HDP'nin, özellikle de başkanı Demirtaş'ın başlangıçtaki bu "olumlu" tavrını sonradan değiştirmesi, beni ve benim gibi düşünenleri yanılttı...
HDP'in, "Türkiye partisi olma" yolundaki girişimini, demokrasi açısından destekleyen, kendi seçmenleri dışında bir kısım ilave seçmen oylarının da HDP'ye kaymasına neden oldu...
Seçimden hemen sonra 4-5 gün arayla yazdığım ilk bloğumda, Demirteş'ın "HDP, Türkiye partisi olacak" söylemine inanarak, "Çözüm Süreci'nin" devamı ve "yeni bir anayasa" için en uygun birlikteliğin "AKP+HDP" koalisyonu olduğunu yazmıştım...
İkinci bloğumda ise, aradan geçen 2-3 günde, Demirtaş'ın KCK ve Kandil ağzıyla konuştuğunu, bir başka deyişle de, "Kandil'in silahlı gücünün gölgesinde" seçimlere girdiğini, onun buyruğunda hareket eden ve onun emirlerini uygulayan güdümlü bir siyasi partinin "Türkiye partisi" olamayacağını düşünerek, "AKP+HDP" koalisyon düşüncesinden vazgeçtim.
Daha sonra, Kandil, Demirtaş'ın "demokrasi" vurgularının önünü kesti; Demirtaş da, "ülke hakları" ve "halkların kardeşliği ve eşitliği" gibi deyişlerini söylemez oldu.... Kandil de, "ben dağdaki gücümü senin demokrasine kurban etmem" dedi...
Çünkü Kandil, "çözüm sürecini" hiç benimsemedi.. .Bu nedenle de, "çözüm sürecinin" her ileri aşamasında konu "PKK'nın silahlı güçlerinin ülkeyi terk etmesi" konusuna gelince, Kandil hiç oralı olmadı... Kandil, bu kadarla kalmadı, "çözüm sürecini" sabote etmek için ne mümkünse yaptı... Çünkü, "çözüm süreci"; onlara göre, "Kandil'in varlık nedenini ortadan kaldıracak bir süreçti"...
Bu nedenle ve de ne yazık ki Demirtaş, Kandil kaynaklı ve güdümlü sabote eylemlerine hiç sesini çıkarmadı; üstelik de "PKK, bizim canımızdır" deyiverdi.
HDP ve Başkanı Demirtaş, İmralı ile Kandil arasında denge kurmaya çalıştı ama, onu da "yüzüne gözüne bulaştırdı"... Siyaseten sırtını İmralı'ya dayamak isterken; PKK destekçisi olarak da Kandil'e dayadı..."Çözüm süreci" için "silahların bırakılmasını", silahlı güç olan Kandil'den istemek yerine İmralı'dan bekledi... Çünkü, Demirtaş, yukarıda da değindiğim gibi Kandil'in,"çözüm sürecini" ve "silahları bırakmak istemediğini" biliyordu.
x x x
BÜTÜN BUNLARA RAĞMEN...
Ben, önceki fikrime dönüyorum ve "Çözüm Sürecinin" ve günümüzde olduğundan daha ileri "demokrasi" içerikli yeni bir anaysa yapımı için "AKP+HDP" koalisyonu, diğer koalisyonlardan daha "sancısız" olacağını düşünüyorum.
Ancak bunun için bazı şartlarım var :
1- HDP, ivedi olarak olağanüstü bir kurultay toplanmalı ve Demirtaş başkanlıktan alınmalıdır.
Seçilecek yeni başkan, KCK ve Kandil'le ilgisini kesmeli; muhatap olacağı "üst akıl", bana göre Kürt halkının gerçek temsilcisi Abdullah Öcalan olmalı...
2- HDP, bulaştığı pisliklerden soyutlanmalı, TBMM'nin çatısı altında, "bölücü ve ayrılıkçı" söylemleri bir kenara bırakarak, kendisini oraya taşıyan seçmenlerinin hak ve hukukunu savunan gerçek bir "Türkiye partisi" olmalıdır...
3- Eğer, ülke bütünlüğü içinde --aynı bayrak altında-- Bütün Türkiye için,1921 Anayasası'nın öngördüğü gibi, vilayet halkınca seçilen "Vilayet Şüraları" gibi, "manevi şahsiyeti ve muhtariyeti haiz" bir "yerel yönetimi" sistemini gündeme getirebilir...
Yeni yapılacak anayasada, bu şekil "yönetim sistemine" de yer verilmelidir... Aksi halde, bir şehidimiz daha toprağa verilmeden ikincisi gelir...
SONUÇ :
"AKP+CHP" ve "AKP+MHP" koalisyonlarını "sancılı" olacağını ve "uzun süreli" de olmayacağını düşünüyorum...
"Çözüm sürecinin" bittiğini sananlar, "AKP+MHP" koalisyonunun kolaylaşacağını umanlar da, bana göre yanılıyorlar. Çözüm süreci bitmemiştir; yeni bir hamle ile hızlandırılmıştır.
Ayrıca, "AKP+CHP" koalisyonunun, her ne kadar CHP, varlığını kabul etmese de "Paralel Yapı" ya da "Gülen Örgütü" tarafından da istendiğini tahmin ediyorum...
Bu nedenle, AKP'nin, hem MHP ile hem de CHP ile yapacağı koalisyonun "sancılı" olacağını düşünüyorum... İçinde bir "hesaplaşma" barındıran bir düşünce ile sağlıklı bir koalisyon kurulacağını düşünemiyorum. Bu nedenle de, "BUNLARA RAĞMEN" başlığı altında dediğim gibi, --çözüm sürecinin devamı ve yeni bir anaysa için-- AKP ya, KCK/PKK yandaşlarından ve Kandil'in emrinde olanlardan temizlenmiş ve "yenileşmiş HDP" ile koalisyon kurmalı ya da "yeni bir seçime" gidilmelidir...
cdenizkent