- Kategori
- Edebiyat
Cibranî- 9 (Gelecek)
Geçmiş ile gelecek bir parkta karşı karşıya gelmiş. Geçmiş, geleceği kolundan tutup bir salıncağa bindirmiş. “Bunları unutma, yalnız bende bırakma, sende olanın hep ihtiyacı olacak çocukluğa, onları bunlardan mahrum bırakma” demiş.
Gelecek bundan zevk almış ama geçmişe dönüp, “ben bundan zevk aldım ama sen buna inanma. Benim yapım ve yaptığım bambaşka. Çünkü insanın istekleri ve hırsları bambaşka, onlar yapmazsa, bana taşımazsa elimden ne gelir Allah aşkına...”
Geçmiş, geleceği bu kez bindirmiş dönme dolaba. Gelecek zevk almış bundan da. Geçmiş yine konuşacak olmuş ama gelecek susturup “biliyorum” demiş “ama açıkladım sana.”
Bu anda bugün gelip oturmuş aralarına. Geçmişin gözünü kapadıklarını kulağına aktarmak amacıyla fısıldamış kulağına. “Geleceğe yaralar ve yaraladıkların kalır, kalacak” demiş.
Geçmiş; gelecekten umutluymuş “Yaraları sarar elbet gelecek” demiş umutla .Bugün, hem kabul etmiş hem daha acısını söyleyivermiş: “Gelecek sendeki yaranı saracak ancak yaraladıklarını onaramayacak çünkü onun elleri belki senden ötesine ulaşamayacak. Gelecekte karşına çıkmasalar da mutlak bir zaman dikilecekler karşına”
Geçmişin keyfi kaçmış, bir banka çekilip düşüncelere dalmış. Bugün, yine yanına yaklaşmış. Geçmişin keyfi daha da kaçmış.Ama bugünün amacı bu kez başkaymış, ağzını bir sır verircesine açmış:
“Her ilacı gelecekten bekleme, bunun ilacı bende.Beni geçirme, benimle geçir ve geçmişi de tümüyle benim üzerimden geleceğe taşıma, bırak geçmesin kalsınlar oldukları yerde...”