- Kategori
- Edebiyat
Cibranî-32 (Perde)
Sicili kirli mi kirli diye bellenen ve belletilen bir adam, sıkılmış hem dedikodulardan hem insanlardan hem yaşantısından. Ama gönlü hâlâ yanlış diye nitelenen sevdiğindeymiş. Adam çelik gibi irade göstermiş, dönmemiş sevdiğine. Dışarıdan bakanlar da inanmazmış artık bu adamda eski benliğinden bir şey kaldığına geriye.
Dile gelmiş uyuduğu odadaki perde “inanılır gibi değil yahu” demiş. Ama yastık dile gelmiş, sözünü kesmiş “Dıştan bakma sen öyle göründüğüne” “Yeni bir sayfa açtım diyor ama geceleri başını yastığın koyduğunda yeni bir PERDE açılmıyor.”
Aradan masadaki defter dile gelip, yastığa hak verdi. Bak dedi bunu geçen gece yazdı, o zamandan beri de başkaca da bir şey yazmadı
“Yeni bir sayfa açtım diyordum ama geceleri başımı yastığıma koyduğumda yeni bir perde açılmıyordu”
Neden yazmış olsun ki, yazmaya mı başladı dedi perde.
İlaç kutusu dile geldi: “Az evvel içti benim içimde ne kadar var ise. Onu da sevdiğine bırakmıştır belki kendini arar, ararsa gönlünün onu bırakmadığını anlar diye.
“Hayatta açılacak en, belki tek yeni sayfa budur belki de” dedi perde. Kuş karşı çıkmış demiş: lakin değer mi, aramaya sakın son verme, vardır kıymetli inciler daima bir yerlerde