- Kategori
- Gündelik Yaşam
Çiftçinin Hali Üzerine…

Tarlada Hasat Zamanı
Bu yıl yeniden hasat dönemi geldi. İlimizde yaygın ekimi yapılan arpa, buğday, nohut ve mercimek hasadı başladı/başlayacak.
Geçenlerde, belediye ilan bürosu vasıtasıyla hasadın nasıl yapılacağına ve günün hangi saatlerinde biçerdöverlerin çalıştırılacağına dair bilgilendirme ilanları yapıldı.
Bu ara, çiftçiler tarlalarında hasat yapacak makine sahipleriyle sürekli bağlantı halindeler. Çünkü birlikte hasat için en doğru zamanı belirlemeleri gerekiyor.
Öte yandan her yıl bu zamanda Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan resmi hububat alım fiyatları, bu yıl henüz açıklanmadı.
Bu nedenle hasat sonrası ürün pazarlama konusunda bir muamma söz konusu ve üretici endişeli!
Hatta çiftçi; 'Acaba devlet hububat alımından vaz mı geçti/geçecek?' diye söylenmeye başladı...
Diğer yandan, buğday için önemli bir pazar oluşturan ilimizdeki un fabrikalarından kamuoyuna yansıyan buğday alımıyla ilgili söylentiler de pek iç açıcı değil.
Onlar da, 'Biz ithal buğday ve Adana ilinde yeni çıkan mahsul sayesinde uygun fiyatlarla stoklarımızı tamamladık.' diyorlarmış.
Geriye pazar olarak, şehrin giriş noktalarında yol kenarlarında kaçak alım yapan aracı ve tefecileri kaldı/kalıyor.
Çiftçimizin mahsulünü nasıl alacaklar, kilo başına kaç kuruş ödeyecekler ve ne kadar alım yapacaklar?
Bunları zaman gösterecek…
Gidişata bakılırsa, artık her şey bu aracıların insafına terk edilmiş durumda.
Sanmayın ki diğer ürünlerin alımında durum farklı. Üç aşağı beş yukarı diğer tarım ürünlerinde de durum aynı.
Yani toprağı işleyen, eken, bakan ve biçen üretici değil, tefeci ve aracı kurumlar tarım ürünlerinin pastasını paylaşıyorlar...
İşte, devletin resmi tarım politikası!
Ve bunun sonunda ortaya çıkan ilginç pazar ve pazarlama tablosu...
Tam da bu noktada durumu iktidar ve muhalefet milletvekillerine ve Ziraat Odası Başkanlığına sormak lazım…
Konu hakkında neler düşünüyorlar?
Acaba bu gidişatın sonu ne olacak?
Nüfusunun üçte ikisi tarımla iştigal eden Adıyaman'da, seneye tarlasını ekip, biçecek çiftçi kalacak mı?
Gelinen noktada kamuoyunu bilgilendirmek üzere birilerinin olması gerekmez mi?
Yoksa herkes herşeyi gözden çıkardı mı?