- Kategori
- Fizik
Çığ, domino ve kelebek etkisi nüansları

Google görsel
Çığ bildiğimiz bir doğa olayıdır: Dağın en tepesinden, kazara küçücük bir kar parçası sökülür, onun yaratttığı zincirleme sökülme, limit sonsuz ağırlıkta kar yığınının, epeyi hız kazanmış olarak, aşağıya inişidir.
Domino dizilişi yapaydır ve biz yaratırız. Birbirine eşit büyüklükteki domino taşlarını birbirine eşit uzunlukta dizersek, limit sonsuz sayıda domino taşı peşpeşe devrilir.
Eğer, domino taşları küçükten büyüğe dizilirse, büyüme sıralaması, taşların aralık uzunluğu ve taşların birbirine çarpma açısı hesaplanması gereken değişkenler olur.
Kelebek etkisi, simgesel bir tanımdır: Yeryüzü’nün herhangi bir noktasındaki bir kelebeğin kanat çırpmasının yarattığı küçük nedenin, Yeryüzü’nün herhangi bir başka noktasında fırtına büyük sonucunu yaratmasını simgeler. Oysa, gerçekte herhangi bir zamanda Yeryüzü’nün en az bir noktasında muhakkak siklon (döngüsel fırtına) vardır, çünkü atmosferin Riemann yüzeyli topolojisi, havanın tamamının aynı yöne akmasına izin vermez.
Ancak, kelebek etkisi gerçekten de yaşanabilir. Felsefede buna ‘novum’ denir: Yepyeni ve fapfarklı bir tanım. Novumlar, düşünce tarihinde hep fırtınalar yaratagelmiştir, çünkü yeni düşünceler önce reddedilir, sonra kabul edilir ve bu epistemolojik bir kısırdöngüdür / girdaptır.
Bunların dışında da etkiler tasarlanabilir. Örnekse: Dominolar kimi zaman devrilirken, sürtünmenin artmasıyla duruverir, yani bir taş diğerine çarpar ama onu deviremez, çünkü gerekli itme kuvvetini veremeyecek denli yavaşlamıştır.
Tsunamiler, aslında deniz dibi çökmeler sonucu oluşan dikey dalgalar iken, sahile yaklaşınca yataylaşan ve 600 tonluk kayaları yüzlerce metre taşıyabilen güçte su çığları / sellerdir. Bazı tsunamiler, yatay olarak saatta 800 kilometre hızda ve ekvatordan her 2 kutba da ulaşabilecek denli uzun menzilli olabilen güçtedir.
Tüm bunlar, neden-sonuç ilintilerinin devimsel ağlarının birkaç özel örneğidir yalnızca... Çevremizdeki somut olaylarla çakıştıklarından dolayı, onları dilimizde sıkça kullanırız.
Tüm bu açımlanan nüanslar, ne yazık ki kimi zaman ve yerlerde hangisinin hangisi olduğunu saptayamayacağımız epistemolojik, informatik ve kognitif belirsizliklerde kalabilir. En kötüsü budur: Kötüyü bilmek kolaydır ama belirsizi bilmemek çok zordur, ne yapacağını bilemezsin ve önlem alamazsın, krizde de tedbirsiz yakalanırsın. Öbür türlüsünde, çığın, dominonun, fırtınanın ilerlediği yönde bulunmazsın, yeter.