- Kategori
- Güncel
Çıkarcılık
Çıkarcılık son “kazan-kazan” ilkesine göre çalışan bir sistemdir. Herkes bir şekilde çıkar peşindedir. Çıkar peşinde koşmayan adam yoktur. Kalite burada ortaya çıkar. Kaliteli insan emeğinin karşılığını isteme erdemini taşıyan insandır.
Uyanık kültürünü bir topluma erdem olarak yedirir ve bunu yıllara uzanan zaman dilimi boyunca temel ilke olarak kabul edildiğinde bir toplum kendi sonuna hazırlanmış olur. “Uyanıklık sistemi” temel sistem haline gelmiş toplumda “yapanın yanına kâr kaldığı” toplum ne yazık ki içten içe çürümüş erdemler ve erdem kabul edilen şeyler ayaklar altında gezerken diller sadece gerçekleşen çürümeyi makyajlama görevi görür ki o da bir yere kadar.
Esasında çıkar beklemek kötü bir şey değildir. Bu adil olursa, bu anlaşmalarda yazdığı şekliyle olursa bunda ne sıkıntı olacak? Ancak gerçek her zaman göründüğü gibi değilse hele de at izi it izine karışmışsa en haklı bile hakkını almayı bırakın, susturulmuş ve zulüm altında inim inim inliyorsa burası sözün bittiği yerdir. Tarihte pek az zaman diliminde mazlumların sesi duyulabilmiştir. Her coğrafyada bu aşağı yukarı böyledir. Hele ki günümüz şartlar batı medeniyeti denilen ucube bir düzen, katil bir düzenin eseriyse ki buna şüphe yok, burada insana dair pek fazla şey aramak anlamlı değildir. "Güçlüler mahallesinde güçsüzler yiyecek değilse, lezzetleri beğenilmediğindendir."