- Kategori
- Siyaset
Çıldırtma noktası
Sayın başbakan dahil AKP adına konuşanlar seçim propagandalarını savunmaya yönelik yapmaya başladılar. Muhalefet partilerinin projelerle ortaya çıkması AKP' yi çıldırtma noktasına getiriyor.
Kimin servis ettiği belli olmayan seviyesiz kasetlere sığınarak aşağılama söylemleri geliştirmek - kendi deyimleriyle- vizyon partisi AKP' yle bağdaşır oldu. Hizmet yarışında ahlaki düşüklüğü olan işlerle meşgul olmak ne insanlığa ne de devlet yönetimini arzu eden siyasetçiye yakışmaz . Bu yolla düşük seviyeli küfürler ederek bir yere varmak mümkün değil. Cinsellik yoluyla istifa ettirilen millet vekili adayları el tersiyle bir kenara itildiler ama diğer suçluya ne gibi bir yaptırım uygulandı? Sayın Bahçeli kansere neden olan parçaları kesip attı. Kendinden bekleneni yaptı. Kalan parçayı kesip atmak kimin görevi?
Bu tip konuşmalar, düşük ahlaka sahip insanların toplumun gözünde basit kahramanlar olarak günlük esprilere neden olduğu bilinmelidir.Kahve köşelerinin eğlenceli sohbetleri oldu. Cami avlularında konuşulur olması rakip partinin farkında olmadan propagandası oldu.Müslüman toplumlarda yapılan ahlaksızlık dahi olsa erkeğin affedilir olabilmesi, kul kafasında mümkündür. Toplum, kadının iffetsizliğini daha çok kabul eder geleneğine sahiptir. Eğer sayın başbakan meydanlar yerine yargıyı öne çıkarsaydı daha fazla puan toplardı. MHP ve CHP' yi bu yolla bel altı vurmanın karşılığı anlık çoşkudur. Sadece söyleyeni tatmin eder.
Bir başka nokta daha var: Seçmen, aynı zamanda oy kullanmayan vatandaşların kendilerine verdiği vekaleti de oy kullanmak suretiyle sandıkta yansıtır.Oy kulanmayanların vebalini taşır. Seçimini yaparken böyle bir bilince sahip olduğunu unutamaz. "Yaşa-varol" demiyor artık. Soruyor, sorguluyor. Oyunu pahalı tutmayı öğrendi.
Bu noktada muhalefetin yapılan hizmetleri ön plana çıkarmasını, görmesini istiyor sayın Erdoğan. Hak vermiyor değiliz . Özellikle seçime giderken hangi muhalefet bunu söyleyebilir? İktidar, zaman zaman kendini destekleyen muhalefeti dilendirmediğine göre niçin istiyor?
Geçmiş seçim konuşmalarında ön plana çıkan, askerin, yargının, ... önlerini tıkadığını anlatarak mağdur edebiyatı bitince enerji tükendi.Mağdur edilenler ortaya çıkınca iş kala kala kasetler savaşına dönüştü. Tıpkı anayasa refarandumunda konuşulan on iki eylül gibi.