- Kategori
- Futbol
Cim Bom Yara Sarıyor

Galatasaray'ın hafta sonu aldığı yenilgi gerçekten kaybedilen üç puanın ötesindeydi. Aslında bu maçtan daha 3 gün önce Benfica maçında alınan galibiyet ve daha önemlisi sergilenen futbol, sarı kırmızılıların gelecek ile ilgili ümitlerini, haklı olarak, oldukça artırmıştı ama Kadıköy'den yine eli boş dönülmesi Galatasaray'da oluşan pembe bulutları tamamen dağıtırken işleri de ta en başa döndürdü.
Derbi maçının olumsuz havasından kurtulmanın tek yolu bu yenilgiyi unutturacak galibiyet(ler) almak ve bu uğurda ilk karşılaşma ligin dişli ekiplerinden Kayserispor'du.
Bugün maçla ilgili yorum yapabilmek için iki takımın oyun sistemleri ve kadrolarının yanı sıra Galatasaray'daki moral bozukluğu ve Kayserispor'un iştahını da dikkate almak gerekir. İlk yarı itibariyle Galatasaray baskılı Kayserispor ise özellikle kontra ataklarla tehlikeliydi. Ancak bugün Galatasaray'ın bir avantajı vardı ki o da maçın Ali Sami Yen'de olmasıydı. Zira geride kalan maçlar net bir şekilde gösteriyor ki Galatasaray'ın iki ayrı yüzü var ve bunlardan taraftarı mutlu eden özellikle Ali Sami Yen'deki maçlarda kendini gösteriyor. Bu yüzden Galatasaray her maçına adeta 1-0 önde başladığı Mecidiyeköy'de bu sen çok zor maç kaybedecek gibi görünüyor.
Skibbe sezon başındaki görüntüsünden gitgide uzaklaşıyor. Galatasaray artık 3-4 forvet oyuncusu ile oynamıyor. Evet bu durum deplasman maçları için gerçek ve alınmaması gereken bir risk ama aynı durumun Ali Sami Yen'deki çoğu maçın da anahtarı olduğuna defalarca şahit olduk. Eski Skibbe olsa bugün Baros'un yanına Ümit Karan'ı alırken, Alman teknik adam bugün Ümit'i Baros'un yerine oyuna dahil etti! Tıpkı son birkaç maçta olduğu gibi... Keza Mehmet Topal-Hakan Balta değişikliği de aynı doğrultudaydı. Bu değişiklikler bir taraftan takıma teknik adam dışı müdahalelerin olmuş olma olasılığını artırırken diğer taraftan da Skibbe'nin konsantrasyonunu olumsuz etkileyecektir.
Son dakikadaki Aydın imzalı gol Galatasaray'a üç puanı getirdi ama Galatasaray'ın bu golle kazancı üç puanın çok ötesindeydi. Nitekim taraftarın takıma sevgisi, Skibbe'nin rahat bir nefes alması ve en önemlisi takımın morali bu gole çok ama çok muhtaçtı. Şimdi sarı kırmızılılarda tüm gözler hafta sonu oynanacak Belediyespor maçına çevrildi. Şayet bu maç da kayıpsız atlatılırsa Galatasaray'ın eski formuna kavuşması hiç de zor olmaz ancak aksi bir sonucun Skibbe'nin hâlihazırda azalmış kredisini tamamen tüketme olasılığı oldukça yüksek.
Aykut Erçetin
Aykut Galatasaray'a 2003 yılında transfer oldu ve bu sezon kendisinin takımdaki beşinci sezonu. Ancak geçen bunca süreye karşın genç file bekçisinin forma giydiği maç sayısı oldukça az. Önceleri Mondragon'un gölgesinde kalan Aykut bu sene forma şansı bulabilmek için De Sanctis'in sakat ya da cezalı olmasını bekliyor. Hâlbuki ülkemizin sayılı kalecilerinden ve önemli yeteneklerinden biri olan Aykut bugün de takımının tartışmasız en iyi oyuncusuydu. İtalyan kaleci De Sanctis'in önemli bir isim olduğunu kabul etmekle beraber Aykut'un da kendisine şans verilmesi durumunda çok başarılı maçlar çıkaracağına artık birilerinin inanması gerekiyor. Geçtiğimiz yıllarda Galatasaray teknik direktörlerinden bunu yapan olmadı ya da yapınca da ağır eleştiriler aldı ancak Skibbe de bu başarılı eldivene sırtını dönerse, tıpkı diğerleri gibi, Aykut da kulübe kaleciliğinden bir türlü kendini kurtaramayacak.
Bu blog Canlı Maç Anlatımı sayfamızda da yayınlanmaktadır