- Kategori
- İstanbul
Çin´de Balık Pazarından
Yarı fiyatına bile kiracı bulamadık maalesef. Bu da şunu gösteriyor, galiba koronavirüs nedeniyle memleketine giden insan sayısı oldukça fazla. İyi de etmişler gitmekle hem kendileri için hem de İstanbul için.
Evet virüs nedeniyle İstanbul´da yaşayan insanlar otuz ilde olduğu gibi ´evde kal´ çağrısına harfiyen uyum gösterdiğinden dolayı sokaklar oldukça sakin günler geçiriyor ama bunda memleketlerine giden sayıların da etkisi büyük gibi geliyor bana.
Onaltı milyon az bir nüfus değil. Umarız memleketlerine giden vatandaşlar kendi memleketlerinde yeni bir hayat kurarlar ve İstanbul´a geri dönmezler koronadan sonra.
Bu denli büyük göç alan dünya´da İstanbul´dan başka bir kent örneği yoktur diye düşünüyorum.
İstanbul tarihta bir çok medeniyeti barındırmış ve izleriyle hala dünya´ya ışık tutmaya çalışan yorgun bir mega kent haline dönüştürüldü taa Özal döneminden bu yana fakat gene de tarihi dokusunu korumaya devam etmekte.
Koronavirüsün öldürücü etkisinden başka korona bitimi sonrasında dünyada öngörülen ekonomik ve sosyolojik anlamda farklı etkilerini İstanbul´da ve ülkede de görülecektir.
Başta insanların ciğerlerine kadar nüksetmiş olan bir vampir gibi damarlarında dolaşmaya devam eden kazanma hırsı denilen o melet törpülenecektir diye düşünüyorum.
Törpülenmesi için daha iyi fırsat olamazdı.
Bu fırsat ister laboratuvarda üretilmiş olsun ister Çin´de balık pazarında ortaya çıktığı konuşulsun (bilim insanları tarafından henüz blimsel açıklama yok) dünya´ya vermiş olduğu ölümcül üzüntüler kadar olumlu taraflarını da hep birlikte göreceğiz.
Ama önce İstanbulun nufüsü azalsın.