- Kategori
- Eğitim
Çocuğumu hangi mesleğe yönlendirmeye çalışmalıyım

Meslek seçimi konusu açıldıkça, ilkokulun ilk yıllarına doğru gider gelirim. Bana her sorulduğunda profesör olacağımı söylerdim. Profesörlüğün ne olduğunu bilmeden belki de.
İlköğretimin her kademesinde öğrencilerimize mutlaka sorarız; büyüyünce ne olmak istediklerini. Ruhsal dosyalarına da işleriz verdikleri yanıtları. Özellikle kırsalda deştiban ( kır bekçisi) , candırma (jandarma) olmak istediğini belirten öğrencilerimiz bile olurdu. Çocuk; neye, kime özeniyorsa onu istiyor o yaşlarda; anne ve babalar da kendilerinin olmak isteyip de olamadıkları, ya da ekonomik getirisi veya toplumdaki saygınlığı fazla olan meslekler hangileriyse, o mesleğe yönlendirmeye çalışıyorlar çocuklarını. Oysa hem çocuklarımızın kendilerini hem de velilerin çocuklarını ilgi ve yetenekleri yönünden tanımaya çalışması ve ona göre mesleğe yönlenip yönlendirilmesi gerekiyor. Türkiye gibi yoksulluğun ve işsizliğin had safhada olduğu ülkelerde öncelikle geçim kaygısıyla kararlar verilmektedir haklı olarak.
Yine de şu hususların göz önünde tutulması çocuklarımızın başarısı ve mutluluğu açısından önem taşımaktadır. Çocuğumuz; sayılarla akıl yürütebiliyor ve problem çözümünde başarılı ise sayısal yeteneğinin;
Sözcüklerle akıl yürütebiliyor, okuduğunu anlayabiliyor ve anlatabiliyor, düşüncelerini ve duygularını düzgün ve anlamlı tümcelerle ifade edebiliyorsa sözel yeteneğinin;
Şekiller arasındaki benzerlik ve farlılıkları görebiliyor ve döndürüldüklerinde alabilecekleri biçimleri göz önünde canlandırabiliyorlarsa şekil ve uzay yeteneğinin;
Kesme, delme, birleştirme gibi el ve gözün uyumunu gerektiren işlere yatkınsa göz ve el koordinasyonunun;
Fen bilimleri ile ilgili konuları öğrenmeye meraklı ve istekli ise fen bilimlerine, toplumsal konulara meraklı ve ilgiliyse de sosyal bilimler ilgisi ; bitki ve hayvan yetiştirmekten hoşlanıyorsa ziraat ilgisi; alet ve makinalarla çalışmaktan ve onları onarmaya çalışmaktan hoşanıyorsa mekanik ilgi; başkalarını etkilemekten, duygu ve düşüncelerini iletmekten hoşlanıyorsa ikna ilgisi; mal alıp satmaktan ve kar etmekten hoşlanıyorsa ticaret ilgisi; bir yazıda ayrıntılara dikkat etme ve hataları düzeltmekten hoşlanıyorsa iş ayrıntıları ilgisi; akıcı biçimde konuşabiliyor ve yazabiliyorsa, edebi yapıtları inceleme ve onlardan hoşlanabiliyorsa edebiyat ilgisi; yabancı bir dile ilgi duyuyor ve öğrenmeye çalışıyorsa yabancı dil ilgisi; resim, heykel ve el sanatlarını incelemekten hoşlanıyor ve sanat ürünleri yaratmaktan hoşlanıyorsa güzel sanatlar ilgisi; müzik dinlemekten, herhangi bir enstrüman çalmaktan ya da müzik parçaları bestelemekten hoşlanıyorsa müzik ilgisi; hasta, yoksul veya yardıma gereksinimi olan insanlara yardım etmekten hoşlanıyorsa sosyal yardım ilgisinin olduğunu bilerek , anlayarak ve anlatmaya çalışarak çocuklarımızın okul, bölüm ya da meslek seçimlerinde daha doğru, daha gerçekçi biçimde yardımcı olabiliriz.
Çocuklarımızın ilgi ve yetenekli oldukları alanlarda ve mesleklerde de başarılı ve mutlu olabilmeleri için; iktidar olunca, onların geleceğini planlayacak, ona yönelik iş ve işlemler ile o yönde yatırımlar yapacak olan siyasal partileri işbaşına getirmeye çalışmanın da bizlerin birinci önceliği olması gerektiğini unutmamalıyız.