Çocuk deyip geçme / Bebek - Çocuk / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Nisan '07

 
Kategori
Bebek - Çocuk
 

Çocuk deyip geçme

Çocuk deyip geçme
 

Çocuk deyip geçme, soğuk sular içme. “Çocuktan al haberi”, “Ağaç yaş iken eğilir”, “Akıl yaşta değil baştadır”, “ Ummadık taş baş yarar” diye boşuna söylememişlerdir. Çocuğa küçük yaştan iyi terbiye verirsen ilerde rahat edersin. Onu küçümseme. Damlaya damlaya göl olur; küçümsediğin çocuk seni cebinden çıkarır, mahcup olursun. Küçük kusurlarını görmezlikten gelir, düzeltmesini, bir daha aynı şeyleri yapmamasını sağlamazsan o göl seni boğar. Güldürelim çocukları. Onları güldürürsek biz de güler, geleceğe gülerek bakarız, bulanmadan, kirlenmeden akarız, yakamıza güller, karanfiller takarız.

Adamın biri manavdan erik almış, evine gidiyordu. Yolda bir çocuğun eriklere imrenerek baktığını gördü. “Avucunu aç da sana erik vereyim” dedi. Çocuk, “Erikleri kendi avucunuzla verin” diye konuştu. Adam dudak bükerek sordu: “Niye çocuğum?”

Çocuk ne dedi biliyor musunuz?

“Sizin avucunuz benim avucumdan daha büyük de ondan!”

***

Çocuğun amcası evlerine gelmişti. Çocuğun başını okşayarak, ona hediye getirdiğini söyledi. Çocuk, “Nerede?” diye sordu. “Cebimde. Gel al” dedi amca. “Alamam” dedi çocuk. “Niye?” Çocuk bilgiç bir tavırla başını salladı: “Sizin cebinizde akrep varmış da ondan!”

***

Komşunun kızı gelmişti ama çocuk yanına yaklaşmıyordu. Annesi, “Sokulup bir hoş geldin, desen, sarılıp öpsen ya” diye yol gösterdi. “Hayır. Yapamam” dedi çocuk. “Niye?”

“Geçenlerde babam bu ablayı öpmeye kalktı da tokadı yedi!”

***

Mahallede bir bilgin dede vardı. Gece gündüz kitap okur, hemen her şeyi bilirdi. Soğuk bir kış günü mangalını yakmış oturuyordu. İçeriye bir çocuk girdi. Annesinin mangaldan biraz köz istediğini söyledi. Bilgin, “Vereyim ama kap kacak getirmemişsin. Ellerin yanar. Közleri nasıl götüreceksin?” diye sordu. “Çok kolay, dedi çocuk. Avuçlarıma biraz kül koyun, üstüne de közleri yerleştirin. O zaman ellerim yanmadan götürebilirim.”

Bilgin çocuğun dediklerini yaptı. Çocuk gittikten sonra kendi kendine:

“O kadar okudum yazdım, yaşadım ama şu çocuk kadar olamadım” dedi.

Keşke hepimiz çocuk kadar olabilsek, içimizdeki çocuğu yaşatabilsek.

****

Gül çocuk gül

Gül de konsun dudaklarına

Muhabbet kuşu, bülbül

Gül gül de

Güllerle donansın her yer

Sevince boyansın gönüller.

***

Gül çocuk gül

Neşe yağmur olup yağsın

Somurtkanları ıslatsın

Umut çiçekleri açtırsın

Çiçeksizler utansın.

Gökyüzü mavi kalsın

Yeryüzü yeşil...

Irmaklar doludizgin aksın.

Silsin kötümserliği

Karamsarlığı güllü gülüşün.

Yaşamak senin kadar güzel olsun.

 
Toplam blog
: 776
: 600
Kayıt tarihi
: 13.10.06
 
 

Emekli edebiyat öğretmeniyim. Yazı ve şiirlerim çeşitli gazete ve dergilerde çıkmaktadır. 20 kita..