- Kategori
- Güncel
ÇOCUK HAKLARINDAN HABERSİZ OLANLAR

- 20 Kasım 1989 tarihi neyi hatırlatır?
- Veya
- 02 Eylül 1990 tarihi neyi hatırlatır?
- Veya Veya!
- 02 Ekim 1995 tarihi neyi hatırlatır?
- Birileri bu tarihlerin ne anlama geldiğini unutmuşlar.
- Çünkü o birileri, içlerinde ucube bir ruh taşımaktadır.
- Ucube bir kişiliğin temsilcisidirler.
- O birileri, utanç kavramının ne anlama geldiğinden bi haberdir.
- Ve işte o birileri, bu tarihlerin önemini kavrayamaz.
- O birileri, sadece keserin sapı dönüp de kendilerini bulduğunda feryadı figan eylerler.
- Hem de utanmadan.
- Ve utanmadan bir takım raporların altına imza atarak, vatandaşı aptal yerine koyduklarını sanırlar.
- O birileri, altına imza attıkları raporlar ile vatandaşı salak yerine koyduklarını sanırlar.
- Sadece sanırlar.
- Ve hiç utanmazlar.
- Hiçbir sıkılma hissetmezler.
- Laflarımızın kime olduğu açık değil mi?
- Şu düzmece raporu yazanlaradır sözümüz.
- Ve bu düzmece rapor doğrultusunda karar veren hakimleredir sözümüz.
- Hukuku ele ayağa düşürenleredir sözümüz.
- Olmadı!
- İlk verilen ifadelerin değişmesini kabul eden hukuk adamlarınadır sözümüz.
- Şu yukarıda verilen tarihler nemi?
- Söyleyelim.
- Çocuk Hakları Sözleşmesinin kabulüne binaen ortaya çıkmış tarihlerdir.
- 20 Kasım 1989 tarihinde benimsenmiş Çocuk Hakları Sözleşmesi.
- 02 Eylül 1990 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
- Çocuk Hakları Sözleşmesi 02 Ekim 1995 tarihinde Türkiye’de uygulanmaya başlamıştır.
- Çocuk Hakları Sözleşmesinin altına tamı tamına 142 ülke imza koymuştur.
- Sözleşmeyle çocuk haklarının korunması amaçlanmış ve taraf devletlerin sözleşme maddelerine kesinlikle uymaları gerektiği hükme bağlanmıştır.
- Evet.
- Taraf devletler Çocuk Hakları Sözleşmesine kesinlikle uymak zorundadır.
- Bu kadar basit.
- Daha başkaca açıklama yapmaya var mıdır gerek?
- Dönelim şimdi Çocuk Hakları Sözleşmesinin maddelerine.
- Ne diyor Çocuk Haklar Sözleşmesinin birinci maddesi?
- Madde 1
- Bu sözleşme uyarınca çocuğa uygulanabilecek olan kanuna göre daha erken yaşta reşit olma durumu hariç, on sekiz yaşına kadar her insan çocuk sayılır.
- Bu kadar basit bir madde.
- Ve son derece net.
- İşte taraf devletler, bu maddenin altına sıralanan maddelerin tümüne imzasını koyup, gereğini yerine getirmekle mükelleftir.
- Çocuk Hakları Sözleşmesi tamamı elli dört maddeden oluşmaktadır.
- Ve her bir maddesi, insan olma erdemi içerisinde olan herkesin, dikkatle irdelemesini zaruri kılar.
- Lakin bizim tabiplerimiz, yargıçlarımız, savcılarımız lütfetmemişler Çocuk Hakları Sözleşmesinin ne anlam ifade ettiğini.
- Kim bilir ne kumpaslar çevirdiler.
- Kim bilir ne düzenbazlıklar üzerine inşa ettiler rapor hadisesini.
- Ve her şey birden bire pürü pak oluverdi.
- Ne it girmişti.
- Ne ziyan olmuştu.
- Ortada davacı olan yoktu.
- İfadeler değişivermişti birden.
- Rapor sanığı kurtaracak bir şekle sokularak kamuoyunun önüne sürülüvermişti.
- Her şeyi koyduk bir kenara.
- Tacizciyi koyalım bir yana.
- Zihnini sorgulamanın yoktur bir esprisi.
- Adını anmanın da yeri değildir.
- Lakin utancın en büyüğü, düzmece rapor hadisesini tezgâhlayan hekimleredir.
- Hipokrat yemini etmişlerdir.
- Buhar oldu uçtu yeminler.
- Ya yargıçlar.
- Ya savcılar.
- Nasıl kabul etmişlerdir düzmece raporu?
- Nasıl kabul etmişlerdir sonradan değiştirilen ifadeleri?
- Son sorumuz.
- İsmini dahi anma hadisesinde bile rahatsızlık duyduğumuz zattı salıverenler, salıverilmesi için türlü düzenbazlıklar tezgâhlayanlar, hiç düşünmezler mi kendilerinin de birer kız çocuklarının olduğunu?