​ Çocuk istismarı, dindar gençlik yetiştirmek ve Başbakan Erdoğan! / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Şubat '12

 
Kategori
Siyaset
 

Çocuk istismarı, dindar gençlik yetiştirmek ve Başbakan Erdoğan!

Çocuk istismarı, dindar gençlik yetiştirmek ve Başbakan Erdoğan!
 

ulusalkanal.com.tr


Radikal Gazetesinde çocuk istismarı üzerine bir haber-yorum yayınlandı bugün. Çocuk istismarı ile ilgili, çeşitli ağızlardan çeşitli görüşler serdedilmiş.

Bunlardan birinde yazar (Necdet Neydim), çocuk istismarını dört başlık altında topluyor: Cinsel istismar, Görsel istismar, Emeksel istismar ve nihayet İdeolojik istismar.

Bunlardan ilk üçünün ne olduğunu herkes az çok biliyor. Özellikle çocuklar üzerinde cinsel istismar  veya istismar girişimleri  gündeme düştüğünde sosyolojik anlamda ne ölçüde travmalar yaşadığımızı hepimiz çok iyi biliyoruz.

Benim burada üzerinde duracağım istismar çeşidi ise, çocuklarımız üzerinde farkında olmadan hem de bir marifet gibi yaptığımız "ideolojik istismar" olacak...

Başbakan Erdoğan ile Kemal Kılıçdaroğlu arasındaki, "dindar gençler yetiştirme" tartışması da konuyla yakından ilgili...Bu bakımdan "dindar gençlik yetiştirme" ve "ideolojik istismarı" birlikte değerlendirmek istiyorum bu yazımda.

Önce uzmanının görüşünü yazalım...Yazar, Necdet Neydim, ideolojik istismar için şunları söylüyor yazısında:

"İdeolojik istismar: Çocuk elbette içine doğduğu kültürün bir parçasıdır; ancak çocuklar, çocuk gerçekliğini taşıdıkları sürece dünya üzerindeki hiçbir toplum, kurum ve kuruluş tarafından ideolojik bir nesneye dönüştürülmemelidir. Çocuk, çocuk gerçekliği içinde evrensel bir masuniyet (dokunulmazlık) içinde olmalıdır."

Bu tanımdan sonra, Türkiyede yapılanlara bir bakalım: Bu ülkede yıllardır ideolojik istismar yapılmadı mı?..  Yapılmıyor mu?...

Daha ilk mektep sıralarında tanrılaştırılmış bir Atatürk kültünü çocukların saf beyinlerine sokuldu.(Bunun Tarih eğitimi ve Atatürk'e saygıyla bir ilgisi olmadığın anti parantez belirtmiş olayım)..

Bu istismar "Atam sen kalk da ben yatam" söylemiyle tam bir patolojik hale dönüştürüldü. Dedesinin mezarını bile göstermekten çekindiğiniz çocuğunuza, bir başkasının yerine mezara girmesini rahatça söyletebiliyorsanız, bundan büyük istismar mı olur. Bu istismar hala sürüyor..Her 23 Nisanda çocukları toplayıp Anitkabire( sanki burası bir mezar değilmiş gibi) götürerek..

Bu devlet eliyle yapılan "istismarı" görmeyenlerin çocuklarımıza din eğitimi vermeyi veya kurban kesimi gibi dini ritüellere şahit olmalarını "istismar" saymaları ne kadar ibret vericidir...

Bu noktada, daha önce yazdığım bir anektodu bir kere daha yazmak istiyorum: Edebiyat öğretmeni olarak çalıştığım yıllarda, Milli Eğitim Müdürlüğü beni il çapında yapılan şiir ve kompoizyon yarışmalarında  komisyon üyesi olarak seçmişti. İzmirde zincir marketleri olan bir firmanın Atatürk algısı üzerine ilköğretim öğrencileri arasında yaptığı bir şiir yarışmasının seçimini yapıyorduk...O zaman gördüm ki, çocuklarımız Atatürk'ten ancak Allah'tan istenebilecek şeyleri istiyorlar. Bunlar arasında, boşanmış anne ve babasının bir araya getirilmesinden, maddi durumlarının iyileştirilmesine kadar Atatürk'ten istekte bulunuyor çocuklar...

İşte ideolojik istismarın travmatik sonucu budur. Çocuk zihinlere kazınan bu  "paradigma"  ergenlik çağında çocukların anormal tepkiler vermesine neden oluyor. En önemlisi de, çocuklar eğitim sistemi ve öğretmenlerinden soğuyor; hatta bazıları onları birer sahtekar olarak görmeye başlıyor.

Ya da çocuklarımız büyüyüp hayata atıldıklarında "çift tanrılı" bir yaşama mahkum oluyorlar.

19 Mayıs'ın, Andımız'ın, Gençliğe Hitabe'nin tartışıldığı şu günlerde bunları da dikkate almalıyız. İdeolojik giydirmeler çocukların saf zihinleri için tahrip edici olabiliyor. Eğer mutlaka öğretecekseniz, bunun için çocuğun kendi seçimini yapma temyiz gücüne ulaştığı yaşları bekleyin.

Üç kulhü bir elham öğrtemeyi çocuk istismarı sayan zihniyetin bunu da dikkate alması gerekmiyor mu?

Din duygusu, Allah inancı ve ahlaki değerler çocuk zihinlerde travma yapmaz; aksine çocuklar ne kadar dini duygularla beslenirse o kadar sağlıklı ve ailesine ülkesine yararlı birer fert olur.Yeter ki bu eğitim doğru ellerden verilmiş olsun.

Başbakan Erdoğan'ın, "Elbette dindar gençler yetiştirmek istiyoruz" sözlerini bu anlamda anlamak gerekiyor. Gençliğe, doğru ağızlardan, doğru kanallardan din duygusu kazandırmak.

Kimse dindar gençlerden korkmasın...Dindar gençler bu ülkeye en küçük zarar vermedi, neler kazandırdığını da söylemeye gerek yok, son on yıldır açıkça görüyoruz.

Ama, ideolojik çekişmelerin bu ülkeye nelere mal olduğunu, yetmişli seksenli yılları yaşamış insanlar olarak bizler çok iyi biliyoruz.

Sonu "izm'le biten nice uydurma teoriler uğruna kaç can verdik, ne kadar kan döktük...Bu ülke, onlarca yıl neler kaybetti!..

Hala bunu görmeyenler, o "ideolojik körlük" ten kurtulamayanlardır işte!...

 
Toplam blog
: 1645
: 822
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..