- Kategori
- Gündelik Yaşam
Çocuk yapmak mı adam olmak mı?

32 yaşında dul baba. Yaş kemale erer. İki durum çıkabilir karşınıza.
Seversiniz. Çok seversiniz. O dünyada sevilecek tek dişi ya da erkektir. Bir insan ne kadar sevilirse o kadar seviyorsunuzdur. Onu o kadar seviyorsunuzdur ki ondan çocuk sahibi olmak konusunda bir an bile düşünmezsiniz. Hatta evlenir evlenmez çalışmalara başlarsınız. Korunmak aklınızın ucundan bile geçmez. Bir kaç ay sonra akşam eve geldiğinizde o müjdeli haber verilir. Bugün doktora gittim. Hamileyim. Evet kucaklarsınız onu. Müstakbel çocuğunuzun annesidir. Baba olacaksınız. Ne mesutsunuz. Sonra başlar hassas erkek tripleri. Bak ağırlık kaldırma, canın ne istiyor bugün canım, kendini nasıl hissediyorsun, minder al arkana, hangi hastanede dünyaya gelecek çocuğumuz, en son ne zaman kontrole gittin, canım seni çok seviyorum. Eliniz onun karnının devamı gibi olur aylarca. Sürekli okşarsınız bebeğinizi elinizle onun arasında eşinizin göbeği varken. Nitekim dünyaya gelir bebeğiniz. Evet siz bir babasınız. O bir anne. Çocuğunuzun zıbınını aylar öncesinden almışsınızdır. Uzun yıllar geçer. Bir sabah kalkarsınız ve yanınızdaki kadın ya da adam o kadın ya da adam değildir. Aynı evdesinizdir, hatta çocuğunuzun sesi de geliyordur uzaktan. Ama yanınızda bulunan açık omuz size çok yabancıdır. İnanamazsınız. Hemen giyisilerinizi giyip kendinizi işyerine atarsınız. Zaten bir süredir kavga ediyorsunuzdur. Birbirinizi zaten çok küçük nedenlerden azarlıyor durumdasınızdır.
Çok önemli bir probleme gerek yok, çocuğun hangi kreşe gideceği, neden bu kadar şık giyindiğiniz problem olmaya başlamıştır. Ne yapacaksınız. Evet bu soruyu sürekli kendinize sormaktasınız. Bir tarafta yıllardır var olan bir evlilik, bir çocuk, bir ev, bir düzen var. Diğer tarafta ise aslında yanlış tanıdığınızı düşündüğünüz bir bayan, tahammül edemediğiniz, evinize gitmek istememenize neden olan bir eş. Bununla beraber gençsiniz ve bu hayatı istemiyorsunuz. Diğer taraftan siz bu adamı mı sevdiniz. Çoraplarını yatağın altına atıyor siz görmeyip söylenmeyesiniz diye. Evet çocuk ağladığında sizi mıncıklamaktan başka bişey yapmıyor. Tanışma yıldönümünüzü de hatırlamadı bu yıl. Artık başka baylara daha ilgili bakar olmuşsunuzdur. Çocuğunuz var ne yapıyorsunuz. Kendinizi çok suçlu hissediyorsunuz. Belki bir gece işyerinden bir beyle aynı yatakta bulacaksınız, iki saat sonra çook pişman olacağınız şeyleri yaparak. İstemiyorsunuz ama şevkat de arıyorsunuz. Ne yapacaksınız. Belki daha sonra pişman olacağınız şeyleri sürekli yapmaya başladınız. Zaten eşiniz de yapıyor biliyorsunuz. Belki de birini sevdiniz. Üfff kafanız çok karışık. Ama çocuğunuz var. Bir hayatınız var yıllardır sürdürdüğünüz. Belki maddi olarak eşinize bağımlısınız. Bu da elnizi kolunuzu bağlıyor. Ama bunu da göze alabilirsiniz bir şeye karar verseniz. Ama çocuğunuz var. O kimde kalacak. Eşiniz de istiyor. Yedi yaşına kadar sizde ama daha sonra ne olacak. Onsuz naparsınız.
Umarım arkadaşımın içine düştüğü durum, evlenip hemencecik çocuk yapmaya karar verenlerin bir kez daha düşünmesine vesile olur.