- Kategori
- Eğitim
Çocuklara Neden Bağırmamalıyız
Öfke kontrolü, tahammül seviyesi gibi konular kişiden kişiye değişiklik gösterse de bazen hepimizin sabrının taştığı zamanlar olabiliyor. İş stresi, yoğunluk, günlük kaygılarımız bizim sabrımızı son noktaya getirdiğinde bazen çocukların çok masumane bir sorusuna veya davranışına büyük tepkiler verebiliyoruz. Onların çocuk olduğunu, çabucak unuttuğunu düşünüyoruz belki ama verdiğimiz bu tepkiler acaba çocuklarımızı nasıl etkiliyor?
KORKU
Korku insanoğlunun en eski duygularından biridir. Korkunca ellerimiz terler, ensemizden ateş basar; bunun da nedeni kaçma isteğidir. Bir yetişkin olarak bizlerin bile sıklıkla hissettiği bu duygu, henüz bu dünyaya bizim kadar aşina olmayan çocuklar için daha sık rastlanan bir duygudur. Çığlık, bağırma gibi davranışlar çocuğu korkutur ve bilinçaltına yanlış kodlamalar yapmasına neden olur. Bir yetişkin olduğunda dahi yanında birinin bağırması kalbinin çarpmasına sebep olabilir.
SALDIRGANLIK EĞİLİMİ
Yüksek sesle konuşulmasına çok alışmış bir çocuk bunu hayatın normal akışı zannederek ebeveyninin bu davranışını kopyalayabilir. Kendini gergin hissetmeye alışır ve bu gerginliği kendi sosyal çevresine de yansıtır. Zaman zaman sınırlarını bilemez ve saldırganlık eğilimi gösterebilir. “Ben çocuğuma vurmuyorum.” diye düşünüyor olabilirsiniz, ancak sözlü şiddet, bazen fiziksel şiddeti beraberinde getirir. Gergin ruh haliyle kendini kontrol edemeyen bir çocuk, refleks kullanarak bir arkadaşına vurabilir.
KENDİNDEN ŞÜPHE DUYMAK
Kendisine çok sık bağırıldığını hisseden bir çocuk “Sürekli hata yapıyorum, annemi ve babamı hep üzüyorum.” hissine kapılabilir. Bu duygu da çocuğun kendini yetersiz hissetmesine neden olacaktır. Sürekli yanlış yaptığını düşünen bir çocuk zamanla kaygılanmaya başlar ve hata yapmaktan korkar hale gelir. Bu da zamanla hiçbir şey yapmak istememesine, sorumluluklarından kaçmasına neden olabilir.
ÖZGÜVEN
Elbette hemen ardından özgüven sıkıntısı başlayacaktır. Kendinden şüphe duyan bir çocuğun özgüveni de kırılır. Özellikle bağırırken onu eleştiriyorsanız, başka çocuklarla kıyaslıyorsanız kendini başkalarından daha aşağıda görmesine neden olursunuz. Bu durum da toplum içindeki özgüvenini oldukça fazla etkileyecektir. Başkalarıyla korkutma, “Bak amca kızıyor, babana şikayet ederim, dayın sakın duymasın.” gibi ifadeler çocuğun bilinçaltında “Bana isteyen herkes kızabilir.” düşüncesi oluşturacaktır ve bu durum da çok tehlikelidir. Çocuk bu hissiyatla hiçbir ortamda hakkını savunamayan bir bireye dönüşebilir.
NE YAPMALI?
- Öncelikle biz çocuğumuza kibar davrandığımızda çocuk başka bir kişi ona kaba davrandığı zaman bunun normal olmadığını anlayacak ve ona gereken tepkiyi verecektir. Bu sebeple onunla nazik konuşmamız çok önemlidir.
- Sabır gösteremeyecek durumda olan, zor bir gün geçirmiş olan ebeveyn eşinden destek istemelidir.
- Çocuk bir yanlış yaptığı zaman doğru sorular sorarak onun yanlışını kendisinin tespit etmesini sağlamak gerekir.
- “Bizim evimizde en çok hangi duygu hakim? Huzur, mutluluk, kaygı, endişe… Bu kelimelerden hangisi bizim evimizi yansıtıyor?” sorusuna cevap aranmalıdır. Bu soruya cevap bulduğumuz zaman sıkıntılarımız gün yüzüne çıkacak ve çözüme en yakın noktaya gelecektir.
Evinizde her zaman huzurun ve mutluluğun hakim olması dileğiyle Sevgili Okur…
Sağlıklı Günler.