- Kategori
- Bebek - Çocuk
Çocuklarda Obezite Nedenleri
21. yüzyılın en önemli sağlık sorunlarının başında gelen obezite, Sadece kendisi sorun olmakla kalmayıp, beraberinde birçok hastalığı da getirmekte, İşin en kötü yanı çocukları ve gençleri daha çok etkilemektedir. Farklılaşan yaşam alışkanlıkları ve hatalı aile tutumları sonucu ortaya çıkan ve çocuklarımızı tehdit eden bu sorun hakkında Uzm. Diy. Fatmagül Yılmaz Öztürk’le söyleşerek, sizler için önemli bilgiler paylaştık.
Çocuklar beslenme alışkanlığını kimlerden alırlar, çocuğa televizyon karşısında yemek yedirmek doğru mudur?
Okul öncesi dönemde çocukların beslenmesi aile bireylerinin beslenme alışkanlıklarının bir yansımasıdır. Bu dönemde çocukların ilgisini çeken renkli görüntülerin bol olduğu televizyon izlerken yemek yedirmek, o arada çocuğun ne yediğini anlamadan ağzına tıkıştırmak çoğu zaman yemek yediremediğimizde seçtiğimiz yanlış bir yöntemdir maalesef. Çocuk büyüdükçe bu reklâmlar abur- cubur dediğimiz beslenme alışkanlığının kazanılması ve pekişmesine destek olmaktadır. Bunlar da gereksiz boş enerji kaynağı olduklarından ve kilo alma sorunu yaratıp sağlıklı beslenmeyi engellediği için gelişim sorunları ile baş başa kalmamıza yol açmaktadır.
Çocukların iştahsızlık sebebepleri nelerdir?
Çoğu aile şikâyet eder"Çocuğum bir şey yemiyor, gün boyunca lokmasını ağzında tutuyor ya da yemek seçiyor" diye, bu hem bizlere hem de çocuk doktorlarına ve psikologlarına sıklıkla gelen bir yakınmadır. Bunun nedeni barsak parazitleri, anemi yani kansızlık hastalığaı olabilir ya da psikolojiktir. Bazen de çocuk iyi besleniyordur ama ailenin beklentisine cevap vermiyordun Yani topaç gibi değildir, arkadaşın çocuğundan az yiyordur veya komşununkinden zayıftır. Çocuklarda iştahsızlık büyük ölçüde psikolojik nedenlerle ortaya çıkar; çünkü yemek yememek anne ve babaya karşı kullanılan güçlü bir silahtır. Bu savaşta nedense hep çocuk kazanır. Çözüm için önce sebep saptanmalıdır. Anne- babadan biri yemek seçiyorsa onları örnek alacağı için çocuk da yemek seçer. Bunun dışında çocuklar 2 yaş civarındayken çabuk sıkılır, bugün sevdiği bir yemeyi bir süre sonra sevmeyebilir. Çocuk seviyor diye sıklıkla aynı besinlerin pişirilmesi bıkkınlık yaratır. Doğal olarak reddederler, bunun üzerine baskı yapıldığında kendini ispatlamak için farklı davranışlara girerler. Öncelikle çocuğun da bir birey olduğu unutulmamalıdır. 15 yaş grubu çocuklar genelde tutucu olurlar ve genelde örnek aldıkları anne- baba ya da yarış halinde olduğu akranı bir arkadaşı gibi davranışa girerler, Yine bu yaş grubundaki çocuklar kendilerini önemserler ve ispat için ellerinden geleni yaparlar. Genelde karışık lezzetlerden hoşlanmazlar.
Ailenin hangi davranışları çocukta iştahsızlığa yol açar?
Çocuk doğduğu andan itibaren yeme ve içme içgüdüsüne sahiptir. Çocuğun tepkileri önemsenmeden beslemeye kalkmak, yemesi için arkasından koşmak, ilgisini başka yere yöneltilip ağzına tıkıştırmak, çocuk yemek yerken titiz davranıp döktüğü için bağırmak, arkadaşlarıyla kıyaslamak, sürekli olumsuz mesajlar vermek, yemek masasında ailesel tartışmalara girmek, sofra kuralları konusunda yaş becerisinden fazlasını istemek çocukta tedirginlik, korku duygularını uyandırıp tepkisel olarak iştahsızlığa yol açacağı gibi, çocuğun kendine olan güveninin sarsılmasına da neden olacaktır. Bunların dışında bazen de aileye katılan yeni bir üye kıskançlık yaratır, yemek yemediğinde ilgi odağı olduğunu fark edip bunu kullanma yoluna gidebilir, Anne ve babanın işten geç gelmesi ve ya gelir gelmez evde işle ilgilenmesi, sofra düzeninin olmaması da iştahsızlık sebebi olabilir.
İştahsızlığı önlemek için neler yapılmalı?
Süt, kola, meyve suyu, çay, su gibi içeceklerin tüketim sıklığı ve miktarı belirlenmeli. Yemekten 1 saat önce veya yemek sırasında çocukların sıvı alımı sınırlanmalı. Kolayca doygunluk hissi ve enerji verdiği için çocuklar tercih eder. Çocuğun besin seçimindeki öncelikler dikkate alınarak farklı çeşitte besinler sunulmalı. Yemek porsiyonları annenin kendi ölçülerine göre değil, çocuğun gereksinimine göre ayarlanmalı. Bir öğündeki besin reddedildiyse farklı bir besin denenmeli, o da reddedilirse bir sonraki öğüne kadar hiçbir şey verilmeden beklenmeli. ödül olarak şeker ve ya tatlı gibi besinler, çikolata verilmemeli. Yiyecekler çocukların yiyebileceği türden hazırlanmalı, eliyle yemek istediğinde Özgür bırakılmalı. Gerekirse onun ilgisini çekecek şekilde süslenmeli. Yemek hazırlarken ve masa kurarken çocuktan yardım etmesi istenmeli ve kendi hazırladığı şeyi beraber yiyerek onu mutlu etmelisiniz. Bu davranış çocuğun özgüvenini de pekiştirecektir. Gurup halinde arkadaş ortamında yemek yenmesi de çocuğu olumlu etkiler. Yemek saatlerini çocuk için hoş bir saat olmasına özen gösterilmeli. Bugün reddedilen besin daha sonra tekrar denenmelidir. Çünkü süreç içinde kararlar değişebilir ya da sunum şeklinizi değiştirebilirsiniz. Aile bireyleriçocuğa karşı tutarlı olmalı. Birinin izin vermediğini diğeri onaylamamalı. Çocuğa besinlerin yaraları oyunlarla anlatılmalı, ona bir birey olduğu hissettirilmeli, seçim yapmasına izin verilmelidir.
Büyüme ve gelişmedeki aksaklıklar iştahsızlığa neden olur mu, iştahsızlıkta genetik yatkınlığın ve ailesel beslenmenin rolü var mıdır?
Her şeyden önce iştahsızlığa yol açan durumun çözülmesi gerekir. Büyüme ve gelişmesi hassasiyetle izlenmeli, ağırlık ve boy eğrileri varsa öncekilerle karşılaştırılmalı ve ölçümler eğer 3. persentilin(gelişim eğrisi) altına düşüyorsa büyüme- gelişme geriliği açısından izlenmelidir. Normal gelişme göstermeyen sık sık hastalanan çocuklar klinikte değerlendirilmelidir. Günlük yaşamda yaşanılan sorunlar aile masasına yansıtılmamalı Yemek saatleri düzenli olmalı, yemek aralarında iştahını kesebilecek besinler verilmemeli. Mide kapasitesi küçük olan çocuklarda sık öğünler oluşturulmalı. Öğünün içeriği zenginleştirilmeli gerekirse bunun için bir uzman yardımı alınabilir. UNUTMAYIN: "Hiçbir çocuk inadı nedeniyle açlıktan ölmemiştir. " Bazen de bunun tam tersi bu yaş grubunda başlayan iştah düzeyi yüksek ve kilolu çocuklarla karşılaşmaktayız. Çocukluk döneminde hormonal bir soruna bağlı kilo alımı çok nadirdir. Genelde bu yaş grubunun kilo alım sorununu ailesel beslenme alışkanlıkları etkiler. Genetik yatkınlık daha çok ailenin beslenme alışkanlıkları ile alakalıdır. Sebze tüketilmeyen evde çocuğun da sebze sevmesini beklemek pek mümkün değildir.
Bebekken anne sütüyle beslenmek ileri dönemlerde kilolu olmayı engeller mi, kilo sorunu yaşanmasına yol açan sebepler nelerdir,
Bebeklik döneminde anne sütü ile beslenen çocuklarda iştahsızlık büyük ölçüde psikolojik nedenlerle ortaya çıkar; çünkü yemek yememek anne ve babaya karşı kullanılan güçlü bir silahtır. Bebekken anne sütüyle beslenen çocuklarda kilo sorunu daha nadir görülür. Bilgisayar ve televizyon karşısında çok vakit geçirmek hareketsiz bir yaşam kilo alma seyrini artırır.
Çocuklara diyet yaptırılabilir mi, yaptırılırsa nasıl bir yol izenmeli, ailelere düşen görevler nelerdir?
Geçmiş yıllarda çocukları diyete almazdık ama şimdi, kilo alımını durduracak şekilde bir düzen kazandırmaya, beslenme alışkanlıklarını değiştirmeye çalışacak bir program süreci ayarlıyoruz. Bu arada sağlıklı beslenmeyi öğrenirken biraz kilo bile veriyorlar. Abur-cubur tarzı besinleri mümkün olduğunca hayatlarından çıkartıp boş enerji almalarını engellemek bile kilo vermelerine yardımcı bir süreçtir. Sevdikleri bir spor alanına yönlendirme yapılabilir. Aileye büyük bir görev düşmekte, çocuğun tüketmemesi gereken gıdayı evde bulundurmamak gibi. . . Bazen aileden şöyle bir tepki geliyor; biz alıyoruz ama o yemesin. Bu çocuğu mutsuz ediyor, kendini dışlanmış hissedip daha çok yemeğe saldırıyor. Doygunluğun sağlanması için günlük diyetin posa içeriği artırılabilir, örneğin öğüne salata eklemek gibi. Bu arada boy da uzayacağından sadece kilo alımı dursa bile bir süre sonra fazlalığı azalacaktır. Büyüme ve gelişmeyi hesap ederek bir enerji ihtiyacı belirlenir. Hedefler koyup bunların başarılması için uğraşılabilir; iyi çiğnemeyip bir an Önce yemeği bitirip oyuna geçmek istiyorsa ilk hedef olarak bu konur. Su içimi ikinci hedefe alınabilir. Abur- cubur gibi besinleri hayatından çıkarmak, Seveceği bir aktiviteye yönlendirmek gibi bu liste uzar gider. Beslenme sorunu olup da karşıma gelen çocuklarda programın aksama nedeni genelde aile büyükleri oluyor. Babaanne, dede, amca vb. çocuk için iyi bir şey yaptıklarını düşünürken ilerde daha büyük sorunlarla bu çocuklar karşımıza geliyor. Artık bu yaşlarda bile çocukların kolesterol seviyeleri bozuk, bu da ileriye dönük risk demek.
İnsanın kaç çeşit besin öğesine gereksinimi vardır, bu öğeler nelerdir, alınmaması nelere yol açar, yeterli ve dengeli beslenme nasıl olmalı, belli ölçüleri var mıdır?
Seçim yaparken çocuğunuz için doğru menüler belirleyin Yapılan bilimsel araştırmalara göre bir insanın 50'ye yakın besin öğesine ihtiyacı var. Bu öğelerin herhangi biri alınmadığında ya da gereğinden az ya da fazla alındığında büyüme ve gelişim engellendiği gibi sağlık da bozuluyor. Yeterli ve dengeli beslenme için dört yapraklı yonca metodu Önerilir. Bu her yaş için geçerli bir modeldir. Et, yumurta, kurubaklagil ve yağlı tohumlar; Bu gruptaki besinler diğer gruptakilerden daha fazla protein içerir. Ayrıca demir, çinko, fosfor, magnezyum ve B vitaminleri açısından da zengin. Süt ve türevleri: Günlük alınması gereken miktar çocuklarda 3-4 porsiyon civarındadır. Her gün iki su bardağı süt ya da yoğurt sabahları da bir parça peynir ihtiyacı karşılar. Sebze ve meyveler: Günde en az 3-4 porsiyon tüketilmesi gerekir. Büyük meyvelerin (portakal, elma, armut, muz gibi) orta boy büyüklüğünde bir tanesi, çilek, kiraz gibi meyvelerde yarım su bardağı, kayısı, erik gibi meyvelerin ise üç adedi bir porsiyon sayılıyor. Yeşil sebzelerin 200 gr kıyılınca yaklaşık iki- üç su bardağı, domates ve patatesin orta boy büyüklüğünde bir tanesi, patlıcan, kabak ve havucun bir küçük boyu birer porsiyondur. Günde en az 2 adet meyve, birer porsiyon salata ve sebze yemeği yenmesi gerekir. Tahıllar: Karbonhidrat açısından zengin olan bazı vitamin ve mineralleri de içeren bu gruptaki besinler (buğday, pirinç, mısır ve bunlardan yapılan ekmek, makarna, bulgur, şehriye. . . ) günlük enerjinin esas kaynağını oluşturlar. Bu grup B vitaminleri ve enerji sağlıyor. "Kişiler aktivite ve ağırlık durumlarına göre bu gruptan tüketmelidirler" 4- 5 porsiyon çocuklarda yeterli düzey olabilir. Yoncanın her yaprağından her öğünde bulundurmaya çalışmak çocuğunuzu sağlıklı beslemenize yardımcı olacaktır. Bunu yaparken besinler kendi içlerinde çok renklilik gösterirler, her seferinde farklı bir tane tercih etmek beslenme yelpazemizi daha geniş ve sağlıklı tutacaktır.
Ergenlikte obezite tehlikeli midir, büyüme ve gelişme çağında enerjiye ihtiyaç daha mı fazladır, bu enerjiyi almak için hangi yiyecekler tüketilmeli ,kalori miktarı ne kadar olmalı ve gerekli kalori alınmadığında ne gibi sorunlar yaşanır?
Obezite ergenlikte de büyük tehlike! Çocuklarda ergenlik dönemine gelindiğinde büyüme ve gelişme hızları farklılaşır. Bu dönem kızlarda 11-12 yaşlarında, erkeklerde 11- 14 yaşlarında başlar. Gelişimin iyi olması için; beslenme düzeyinin iyi olması ve spor yapmak güçlü bir kemik yapısına sahip olmayı sağlar. Ergen, aileden bağımsız olarak daha çok dışarıda vakit geçirmekte ve beslenme şekilleri de daha çok ayaküstü beslenme tabir ettiğimiz fastfood beslenmedir. Bunun beraberinde kilo sorunları, kolesterol düzeyinde artışlar oluşmakta ve günümüzde artık bu yaş grubunda bile kalp hastalıkları oluşmaktadır. Büyüme ve gelişme hızındaki artış nedeni ile bu dönemde daha fazla enerjiye ihtiyaç duyulur ki bunu da daha çok mevsimine uygun sebze ve meyvelerden karşılamak daha sağlıklıdır. Genç kızların adet görme sürecinin başlaması ile birlikte eskiye oranla günlük demir mineraline olan ihtiyaç artar. Demir ihtiyacı açısından organ etleri, kırmızı et, yumurta, kuru baklagiller, koyu yeşil yapraklı sebzeler sayılabilir. Demirin emilimini artırmak için bu besinler alınırken yanında mutlaka C vitamini içeren yeşil salata, domates, yeşilbiber vb. besinleri tüketmek daha faydalı olacaktır. Büyüdüğünü ispatlamak için evde kahvaltı çoğu zaman reddedilir. Bazen genç kızlarımız bir öğün atlamanın kilo vermelerine etki edeceğini düşünerek de bu eylemi gerçekleştirebilmekteler. Oysa bu onların daha çok kilo alabilme risklerini artırır. Bu dönem çocuklarda da kilo problemi varsa diyete başlamadan önce sağlıklı beslenmeyi öğreterek kilo alımım durdurmak ilk hedeftir. Bu arada boy uzayacağı için kilo boya gider. Diyete başlanırsa da günlük 1200 kalorinin altına kesinlikle inilmemelidir. Aksi takdirde büyüme ve gelişmede duraksama ve sağlık sorunları ortaya çıkabileceği gibi, düşük kalori aldığında daha çok yağ yerine kas kaybı ile metabolizması düşecek ve verilen kilo korunamayıp geri alındığında bir süre sonra tekrar diyete başlamak istediğinde metabolizmayı toparlamak sorun olacaktır,
Özetle, sağlıklı beslenme için neler önerirsiniz?
Kahvaltı etme alışkanlığını mutlaka kazandırınız. Kahvaltı ağırlıklı bir öğün olabilir. Su içme alışkanlığını kazandırınız. Kolalı içecekler, meşrubat, hazır meyve sularından uzak tutunuz. Çok iyi çiğnemeyi öğretiniz. Çocuğunuzun duyularına dikkat edin doydum diyorsa yemesi için zorlamayın. Gelişme çağında boş verin yesin diye düşünmeyin, kilolu olması sağlıklı olduğu anlamına gelmez. Her hangi bir spor dalına yönelmesini destekleyin; bu gelişimini olumlu etkiler. Televizyon ya da bilgisayar karşısında yemek yemesine izin vermeyiniz. öğle yemeklerini düzenli yemesi için okul yemeğine yazdırın ve bu yemeklerde okul idaresine önerilerde bulunun, hatta diyetisyen gözetiminde bir yemekhane isteyebilirsiniz. Çocuğunuza belli alışkanlıklar kazandırırken bunu yasaklarla yapmayın neden ve niçinlerini onlarla paylaşın. Tabağında kalan yemeği bitirmesi için baskı yapmayın, bir sonraki sefer daha az almasını sağlayın ya da evvelki öğünden tabağında kalan besini bitirterek başlayınız. Aralarda meyve tüketmelerini destekleyin. Hangi yaş döneminde olursa olsun yemeği ödül ya da ceza olarak göstermeyiniz.
| Bu videolar da ilginizi çekebilir |
| Süper Anneden Yemek Tarifleri |
| Çocuklarda Obeziteyi Önlemek İçin |
| Omega 3 - Balık Yağı Abartılıyor mu? |
| Çocuk Beslenmesinde Balın Yeri |