​ Çocuklardık parlak yıldızlardık o zaman... / Anılar / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ekim '08

 
Kategori
Anılar
 

Çocuklardık parlak yıldızlardık o zaman...

Çocuklardık parlak yıldızlardık o zaman...
 

Üniversitede okurken ruhumuz renkliydi, giysilerimiz olabildiğince renksiz. Neden hep koyu renk giyinirdik? Akşamdan kalmış uykusuz gözlerimizle derse yetişmeye çalışırken soğuk şehirde, güneş ışınları içimizi ısıtsın diye mi?

Hayatımız çok eğlenceliydi Konya (İkonia) şehrinde yaşarken. Ödemediğimiz faturalardan dolayı suyumuz, elektiriğimiz kesilirdi. Çeşmelerden su taşıma, mum ışığında oyun oynama aktivitelerimiz vardı. Biten tüpün yerine zibro cominde yumurta pişirmeye çalışırdık. Arkadaşlarımız gece saat üçte fırından sıcak ekmek almaya giderlerdi ama Konyanın ayazında ekmekler eve gelince soğumuş olurdu. Öğrenim kredisiyle tekel bayiden alınan içkilerin borcu ödenirdi. Parasız günlerimizde şargoz içerdik.

Böyle alışveriş çılgınlığıda yoktu tüketmeyi bilmiyorduk henüz. Bir sürü teknolojik gelişmeden uzaktık. Cep telefonları banka kredisiyle alınırdı. Şimdi işportada satılıyor. Sanki bir üçüncü elimiz gibi hiç yokluğunu anımsamıyoruz. MP3 çalarlarda yoktu hayatımızda adını bile duymamıştık daha. Bilgisayar dersinde "Dos" işletim sistemi öğretiliyordu. İnternetin adı ışık yılı kadar uzaktaydı:))

Radyo dinlerdik biz o zamanlar bir de kaset. Radyocu arkadaşlarımız programlarında bizim için şarkılar çalardı. Grup merdivenden. "Alışamadım ben bu kente"" Çiçeği burnunda" "Akdeniz akşamları"nın asıl sahipleri sahi nerdedir onlar?

Leman okur camel içerdik. Lemanın esprilerini duvarlarımıza asar camel paketlerini biriktirdik. Avonos'un seramik çöplüğünden aldığımız çömleklere yığardık paketleri. Birbirimizin evine gidince boş camel paketleri çalardık, ya camel bir gün jip verirse diye azimle çoğaltırdık. Deliydik güzel günlerdi....

Okulun çorak arazisinde öğle arasında çimlerin üzerine yayılır, okul bitince ne yapacağız diye düşünmeden kedersiz günler yaşardık. Arada canımızı sıkan olaylarda olurdu. Sağ ve sol düşünceli arkadaşlar biz bir arada yaşamayı başarırdık. Farklıydık diğerlerinden...

Bazen unuturduk Konya'da yaşadığımızı bu şehir de yapılmayacak bir sürü çılgınlığı yapardık.

Hayat son sürat akardı damarlarımızdan, hızımızı alamazdık. Herşey güzeldi sizin anlayacağınız kışları okul yazları kazı derken 4 yıl bitiverdi. 97 yılında mezun olduk. Hepimiz hayatın bir köşesine savrulduk, hem de ne savruluş... Konya içimizde güzel anılarıyla yaşamaya devam ediyor. Tekrar oraya gidip eskiyi yadetmek istiyoruz. Hepimiz 30' lu yaşların ortalarına doğru yol alırken, şimdi eski arkadaşlarımı bir bir facebook sayfamda toplarken geçmişi bir ucundan anmadan edemedim.

Kısacası, şiirsel olarak...

ÇOCUKLARDIK PARLAK YILDIZLARDIK O ZAMAN

Evvel zaman içinde dostlar ağaçlara ev kurardık
Tatlı bir düş içinde bir yere bir göğe bakardık
Gönlümüz kuş gibiydi dostlar dünyaya kanat açardık
Tutsak değildik zamana başına buyruk yaşardık

Çocuklardık parlak yıldızlardık o zaman
Ay büyülüydü yakamoz deniz
Ardından koştuğumuz sonbaharlar
Çocuklardık parlak yıldızlardık o zaman
Artık dönemesekte geriye
Ardında koştuğumuz son zamandır

O zaman bu zamandır dostlar neyi ister neyi özleriz
Denizini arayan akarsulara benzeriz
Pencereler bırak açık kalsın geceleri yağmurlar yağsın
Günebakan düşlerimiz yağmur sesiyle çoğalsın

Çocuklardık parlak yıldızlardık o zaman
Ay büyülüydü yakamoz deniz
Ardından koştuğumuz sonbaharlar
Çocuklardık parlak yıldızlardık o zaman
Artık dönemesekte geriye
Ardında koştuğumuz son zamandır

Söz:Meral Özbek
Müzik:Derya Köroğlu

 
Toplam blog
: 21
: 676
Kayıt tarihi
: 15.02.08
 
 

" verba volant, scripta manent." Hayatıma sürekli anlam katmakla meşgulüm. Galiba en iyi yaptığım i..