- Kategori
- Ben Bildiriyorum
Çocuklarımız – Allah Sizleri Esirgesin
Anneler, babalar ne yapsınlar?
Ne yapsınlar da evlatlarını bu kötülüklerden korusunlar.
Okula mı göndermesinler,
Parkta mı oynatmasınlar?
Komşuya mı göndermesinler.
Arkadaşımla ödev yapacağım!
Yok – yok oğlum yâda kızım yok olmaz.
Panik içinde.
Gidemezsin.
Peki,
Niye?
Gelinde daha küçük, daha çocuk, daha dünyanın pisliklerinden habersiz çocuklarınıza bunu anlatın.
Bununla da kalmayın.
Biri sana bir şey verirse alma, yeme.
Biri gel derse gitme,
Biri git derse gitme.
Kimseye güvenme,
Kimseye inanma.
Peki,
Bunlar her ebeveynin yapması gerekenler ama şimdiki zaman için.
Gidelim eskilere.
Hatta benim zamanımdan başlayalım.
Sokaklarda top oynardık, çizgi, ip atlama.
Gelen geçen olmaz mıydı olurdu.
Komşunun amcaları, abileri yok muydu vardı.
Onlar bize zarar verirler miydi?
Yok, asla çünkü öyle bir kavram yoktu.
Neredeyse hava kararır annelerimiz pencerelerde.
İsimlerimiz sayılır,
Haydi gelin babanız gelecek, yemeğe oturacağız.
Vay maşallah ne güzel sözlermiş, o zamanlar kıymetini bilemediğimiz.
Şimdi özlemle, hasretle düşündüğümüz kıymetli ifadeler.
Benim çocuklarımın dönemine geldiğimizde de aynı.
Bahçede de oynadılar.
Sokaklarda oynayamadılar çünkü trafikten dolayı.
Parklarda oldular.
Arkadaş evlerinin bahçelerinde.
Benim çocuklarım turizmci olduğumuz için tatil köylerinde büyüdüler.
Personel çok.
Abiler, amcalar çok.
Aklımıza bu günkü olanlar gelmedi mi binde bir de evet
Olabilir mi-ler de kaldı.
Biraz daha dikkat ettik, biraz daha korumacı olduk.
Asla çocuklarım anlamadan.
Nedeni böyle bir panik-korkusu yaşamıyordum.
O abiler abi gibi, amcalar amca gibiydiler de ondan.
Hiçbiri sapık, art niyetli, katil vicdansız, şerefsiz değildiler.
Çocuklarım o kalabalığın içinde kendilerini güvende hissederek büyüdüler.
Benim koruyamadığım yerle de o kalabalık korudu.
Benim yetişemediğim yerlerde onlar esirgediler.
Peki, şimdinin anne babaları çalışmıyorlar mı?
Çalışıyorlar.
İlk başta onlara ve ruh dünyalarına Allah yardım etsin. Rabbim yardımcıları olsun.
Tedbir – tedbir – tedbir
Elbette doğru karar da gereklidir.
Ama yukarıda saydığım gibi;
Evladım dikkat, aman yavrum dikkat, canım çocuğum dikkat.
Çocuk olun lütfen.
Annenizin, babanızın bile korktuğu bu zamanda siz ne kadar korkarsınız?
Annenizin babanızın bile kimseye güvenme yavrum dediği bu zamanda siz kime güvenirsiniz ve kendinizi ne kadar güvende hissedersiniz.
Evden çıkmaya korkmaz mısınız?
Ya arkadaş edinmeye.
Abiler, amcalar kötüyse çocuk olan arkadaşınız kötü değimlidir?
Bir çocuk olarak düşünün lütfen.
Onun beyaz, pembe, mavi dünyasının içine edildi mi edildi.
Hangi aile bunu evladına yapmak ister?
İstemez ama elden ne gelir.
Mecbur.
Korumak zorunda, başına bir şey gelmesin derdi bu anaların, babaların.
O zaman yapılması gerekenler bunlar.
Belki çok küçüklere bunları masal tadında anlatabilirsiniz lakin ilkokuldaki bir çocuğu bu kadar masum olarak uyarmanız nasıl mümkün olabilir ki?
O çocuk bu ne rezil dünya demeyecek mi?
Kapanacak.
Korkacak.
Ürkecek.
Ve bu çocuklar sağlıklı ruh durumu ile mi yetişecekler?
Bunlar ileride meslek sahibi olacaklar, ülkeyi yönetecekler, önemli kilit noktalarında bulunacaklar.
Onların yapacakları yanlışların hesaplarını kim ödeyecek.
Sizin sapkınlıklarınızın cezasını kimlere ödeteceksiniz?
Vicdansızlar. Bunu yapmaya ne hakkınız var.
Sizler nasıl insanlarsınız.
Çocuk mu olmadınız, çocuklarınız mı yok?
Ölmeyecek misiniz?
Allah’a bunun hesabını nasıl vereceksiniz.
Nazan Şara Şatana
nazanss.blogspot.com