- Kategori
- Coğrafya
Coğrafya bilgisinin siyaset bilmine etkisi

İşkence gören Iraklı
Ben 8-9 yaşımdayken amcam 17 yaşındaydı ve başarılı bir lise öğrencisiydi, bana göre dünyanın en akıllı insanıydı. 17 yaşında olmasına rağmen 1980 yılı öncesinin devrimci atmosferinde kendisini yetiştirmiş, yaşının ilerisinde biriydi, 1960 lı ve 70 li yıllar yaşanan ve hızlı gelişen olaylar dolayısıyla insanın erkenden olgunlaşmasını sağlıyordu. Bazen bu olgunlaşma zorakide oluyordu o dönemler, 17 yaşında gencecik çocuklar yaşları mahkemelerde büyütülüp dar ağaçlarında asılıyor beslenmiyorlardı.
İşte böyle bir atmosferde çocuktum ben. Fakat, amcam nasıl yetişkin bir genç idiyse benide delikanlı bir çocuk seviyesinde yetiştirmişti.
Neyle mi?
İsim şehir diye bir oyunla başlamıştı bu eğitim, "P" ismiyle başlayan ülke, ırmak, dağ, isim, başkent bulunacak kim daha çok bulursa kazanacaktı oyunu. Bu oyunun yüzünden boş kaldığım zamanlar haritaya bakıyor ve başta Avrupa olmak üzere tüm ülkeleri tarıyor, başkentleri, nehirleri, dağları öğreniyordum, coğrafya bilgimi çok iyi arttırıyordum. Sonra radyo ve TV de çıkan haberlerde P harfinden öğrendiğim Polonya'nın Gdansk tersanesinde leh Walesa'nın başlattığı eylemleri dinliyor yada seyrediyordum, hemde büyük ilgiyle. Okulda İtalya'nın Po ovasını çoktan biliyordum. Yıllar sonra Muğla Üniversitesinde katıldığım bir seminerde hoca eski medeniyetleri saydı ve son 2 tanesini bize bıraktı ve bizden söylememizi istedi, o koca kalabalıkta "İnka-aztek-maya" diyen bendim, bunları hep o isim şehir oyununa borçluydum. İçimde yabancı dil öğrenme ve başka ülkelerde yaşama isteği böyle arttı. Sonunda bir sürü dil öğrenmiş, bir çok ülkeye gitmiştim. Daha önce tanıdığım hiç kimseye kısmet olmayan hızlı, faydalı ve çok eğitici bir hayatım olmuştu. Başka ülkelerin kültürleri, dilleri, müzikleri bana inanılmaz bir keyif vermişti.
Oyunlar çocukların geleceğe dönük olarak yetişmelerinde çok önemli gerçekten. Çocuklarınızla oynayın, satranç, sudoku, isim şehir, Triominos ( bir çeşit domino-Hollanda'da Amerikalı bir arkadaştan öğrenmiştim) fark etmez. Onların geleceğine her sözünüz ve davranışınız etki edecek.
Bu arada amcama ne mi oldu?
Amcam, 12 Eylül'ün elektiğini bolca kullandı ama elektirik faturası ödemedi. Canını zor kurtardı, sanıyorum onu babam kurtarmıştı tanıdıkları vasıtasıyla. Sonradan dava arkadaşlarının nasıl yok olduğunu, bedensel olarak kendini kurtaranların sonradan ruhunu nasıl paraya sattığını ve davasını sattığını, emekçileri sömüren kapitalistlere dönüştüğünü gördü, ve alkol tedavisi gördü, şimdi hala alkolik. Yani yaşayan ölü gibi, 1980 den beri kendini bir daha geliştremedi.
Bu yüzden "Babam ve oğlum" adlı filmi her seyrettiğimde hatta bu filmin adını bile duyup yazarken ürperirim. Yazmış olduğum konusu göç ve ayrımcılık olan Roman'da kendi adımı ona duyduğum minnet dolayısıyla kitap içinde onun adıyla değiştirdim.
Coğrafya çok önemli....
Saygılarımla
Ayhan Özcimbit
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları yazara aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir