- Kategori
- Şiir
Çok Şükür...

Efil efil bir rüzgar esiyor penceremden içeriye…
Hava da yağmur kokusu var, çok özlediğim bir serinlik ürpertirken çıplak omuzlarımı “çok şükür“ diyorum bu günleri gösterene…
Yazıyorum, kulağım radyomda çalan eski bir valsin notalarında…
Perde uçuş uçuş ayak uydurmuş valsin ritmine…
Ben öyküme ara vermişim anın farkındalığında…
Kedi, yavaşça yanaşıp yatmış ayaklarımın dibine, yemyeşil bakışları üstümde.
Huzur diyorum…
Buna da şükür …
*Oysa ki ne ateşlerden/ buzlardan geçtim…
Kalbim kaç kez durdu…
Ateşlerden yanan başımı kaç kez yasladım buz gibi olmuş cama…
Ve kaç kez buz kestiğinde yüreğim diledim,(ölümü)…*
Hafif hafif esen sonbahar rüzgarı havalandırıyor perdeleri…
Sokağın canlı sesleri doluyor odama…
Yaşam devam ediyor…
Yaşam kelimelerimin ucuna asılı kalmış ve bir tıklama mesafesinde…
Her tık anlama anlam uluyor…
Ve ben….
Buna da şükür…
Çok şükür….