29 Eylül '20
- Kategori
- Blog
Çöküntü
"Derdim var" demeye şu sıralar ar ediyorum. Hergün 10'larca kişi pandemiden can veriyorken, kadın cinayetleri işleniyorken, cocuk istismarları ... İnsanlar sevdiklerini kaybediyorken derdimden utanıyorum. Ama gözyaşlarımı tutamadığıma göre incinmişim bir yerlerde. Ya da ummadığımı görmüşüm. Kalp hüzünlenmeden gözyaşı akmazmış. Kalbimin hüzünlendiği doğrudur. Gözyaşım da ispatı... "Dayanabilsem de sabaha kadar ağlasam " gibi delice fikirler, muzip ruhumu yine boş bırakmıyor. Hani derler ya "içim çıkana kadar ağladım" diye; Hah o kadar aglamak istiyorum işte. Kimse karışmasın ama bana , yorulana kadar aglayayım. Sabah olunca da hiçbirşey olmamış gibi güleyim dünyaya. Çünkü ben çok güçlüyüm.(!) Öyle ya; taştan kalbim , dert geçirmez ultra dayanıklı ruhum var. Herkesi ve herseyi yönetebilmem lazım. Sinirlenmemem lazım. Mesela kimseyi sevmemeliyim, çok ayıplanırım. Yakışmaz benim gibi uslu bir kıza. Belki ben uslu bir kız olmak istemiyorum. Sormuyorlar ki...Arada haylazlik yapıp gülmek istiyorum kendime.
Sahi konu neydi? Aman neyse icimi döküyordum klavyeye. Unuttum bile...