​ Çöküş… / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Mart '09

 
Kategori
Siyaset
 

Çöküş…

Çöküş…
 

Çöküş….

Bütün dünyayı saran ekonomik kriz, ülkemizde daha değişik bir biçime doğru yöneliyor. Hatırlanacağı üzere son yetmiş yıldır dünya ekonomisi zaman zaman bu tür krizler yaşadı. Güçlü ülkeler krizin etkisi ne olursa olsun, bir süre sonra yeniden daha hızlı bir yükselişe geçti. Başka bir deyişle, sistem üzerine yapışmış pislikleri, asalakları temizledi, tazelandi. Tıpkı bizde gelenek olan bayram temizlikleri gibi. Ama maalesef güçlüden yana olan sistem bu krizlerde hep güçlülerin karlı çıkmasına yaramıştır. Diğerleri ise kalıcı zararlar görmüş, yıllarca etkiden kurtulamamış, dünya ekonomik yarışında biraz daha geri kalmıştır.

İyilikte, kötülükte Allahtan deyip tevekkül içinde olmak bence son derece yanlış bir durumdur. Günleri bu söylemlerle geçen müslüman halkların durumu ortadadır. İnsan dini duygularla kendisi ile yaradan arasında bir gönül köprüsü kurabilir, şikayetlerini ona anlatıp af dileyebilir, ondan bir şeyler isteyebilir. Ancak böyle bir şey gerek siyasi, gerek ekonomik alanda ülke yönetimi için geçerli değildir. Ülke yönetimi doğruluk, güven vericilik, çalışkanlık, bilgi ve beceri ister. Ancak bunların varlığında krizler hafif atlatılır ve kara dönüştürülür.

*********

AKP istese idi bu kriz çok hafif atlatılabilir ve kara dönüştürülebilirdi. Ama böyle bir niyet içinde maalesef görünmüyorlar.

2002 de AKP iktidara geldiğinde dünya krizden yeni çıkmış ve yükselma sürecine geçmişti. Birde Kemal Derviş kanalı ile uygulamaya konulan IMF prensipleri ile bir nebze olsun nefes alınmaya başlamıştı. Yani mevsim bahardı. Güneşli ılık bir günün sabahı idi. Yola çıkılmıştı ve Akp genel prensipler konusunda oluşturulan plana uydu. Bu sayede de dünyada gidecek yer arayan paranın bir bölümü de ülkemize geldi.

Para geldi de ne oldu? Olumu olarak görebileceğimiz en önemli değişiklik, yandaş zenginler oluşturuldu. Bu yapılırken ülke kelkınması düşünülse yinede kabul edilebilirdi. Böyle bir düşünce kimsenin aklından geçmedi. İnsanları sürekli yoksullaştıracak, sadakaya muhtaç edecek politikalar devreye kondu.

Yoksullaşan büyük bir kesim din paketine sarılmış içi boş söylemler (türban vs.) ve sadakalarla yandaş haline dönüştürülürken, itiraz edenlere akılalmaz baskılar uygulandı. (Keyfi vergi denetimi oyunları, medya düşmanlığı, ergenekon vs.)

Bu yedi yıl içine büyüyen nüfusa yeni iş olanağı olacak hiçbir ciddi yeni fabrika açılışı olmadı. Çiftçi üretmek için değil tam tersi üretmemek için koşullandırıldı. Enfasyon hesabı, milli gelir ve dağılımı gibi nasıl istersen öyle söylüyebileceğin konularda halk sürekli aldatıldı. (Örnek: yıllık enflasyon %10, emekli enflasyonu %40)

Bu dönemde Cumhuriyetimiz döneminde nice sıkıntılarla meydana getirilen bir çoğu stratejik değerlerimiz özelleştirme adı altında yabancılara satıldı. Bütün bunların sonucu iç ve dış borcumuz ikiye katlandı. Bu sonuçlara baktığımızda AKP başarılı olamadı.

*********

Herşeye rağmen kriz bir fırsat olabilirdi.

AKP yerel seçimi genel seçim havasına sokmayacak, başbakan meydan meydan dolaşmıyacaktı. Böyle olunca muhalefet liderleri de bu yola başvurmayacak, seçim sonunda halkın bir defacık olsun kandırılmaya uğraşılmadan gerçek iradesi sandığa yansıyacaktı. Bu sayaede AKP de saçı ak mı kara mı görecek, en azından bundan sonra ülkesini seven bir iktdar partisi olma yoluna girecekti. Ama o fırsatta kaçtı. Seçim sonuçları artık hiç önemli değil. Sonuç ne olursa olsun, güvensizlik, kaos, bunun sonucu olarakta, baskılar, gerileme devam edecek. Bundan da ülke zarar görmeye devam edecek. Artık şiddetini kaybetmiş olan AKP fırtınasının geçmesi yakındır. Ama ardında bıraktığı enkazı temizlemek uzun yılları alacak.

Esen kalın 6/3/2009

 
Toplam blog
: 1508
: 1688
Kayıt tarihi
: 16.07.08
 
 

Yetmişiki yaşında iki çocuk ve iki torun sahibi bir erkeğim.. Lise mezunuyum. Uzun yıllar esnaflı..