​ Çözüm üreten sorumluluk duygusudur / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Kasım '13

 
Kategori
Deneme
 

Çözüm üreten sorumluluk duygusudur

İşe girdiğin an, sorumluluk al.

Ya kenara çekil, olmasın bir hal.

Ya da çözüm için, hep meydan da kal.

Olsun hep hedefin, aç gözün insan!

İnsan olarak çoğu zaman bazı sorumluluklarımızı yerine getirmiyoruz. Ya da görmezlikten gelerek günübirlik yaşamaya çalışıyoruz veya yaşamak için her türlü gayret ve çabayı harcıyoruz. Tekdüze ve sıradan bir ömür sürüyoruz.

  Hâlbuki sorumluluk bilinciyle daha tertipli, daha düzenli olup gerekli azami titizliği göstersek ne kaybederiz.

  Ancak karşılaştığımız veya karşılaşacağımız engelleri, sıkıntıları sadece sorumluluk duygusuyla çözümler bulup sonuçlandırabiliriz.

  Sorumluluk duygusuyla yapılan hangi iş bugüne kadar hedefine ulaşmamıştır söyleyebilir misiniz?

  İşte yıllar öncesine ait bir sorumluluk örneği gösteren bir büyüğümüzün muhteşem dehasına tanık olmanız için aşağıdaki kıssayı aktarıyorum.

Bir Mimar Sinan eseri olan Şehzadebasi Cami'nin 1990'lı yıllarda devam eden restorasyonunu yapan firma yetkililerinden bir insaat mühendisi, caminin restorasyonu sırasında yaşadıkları bir olayı t-TV'de şöyle anlatmıştır.

“Cami bahçesini çevreleyen havale duvarında bulunan kapıların üzerindeki kemerleri oluşturan taşlarda yer yer çürümeler vardı. Restorasyon programında bu kemerlerin yenilenmesi de yer alıyordu.

Biz inşaat fakültesinde teorik olarak kemerlerin nasıl inşaa edildiğini öğrenmiştik, fakat taş kemer inşaası ile ilgili pratiğimiz yoktu.

Kemerleri nasıl restore edeceğimiz konusunda ustalarla toplantı yaptık. Sonuç olarak kemeri alttan yalayan bir tahta kalıp çakacaktık. Daha sonra kemeri yavaş yavaş söküp yapım teknikleri ile ilgili notlar alacaktık ve yeniden yaparken bu notlardan faydalanacaktık.

Kalıbı soktuk. Sökmeye kemerin kilit taşından başladık.

Taşı yerinden çıkardığımızda hayretle iki taşın birleşme noktasında olan silindirik bir boşluğa yerleştirilmiş bir cam şişeye rastladık. Şişenin içinde dürülmüş beyaz bir kâğıt vardı. Şişeyi açıp kâğıda baktık. Osmanlıca bir şeyler yazıyordu. Hemen bir uzman bulup okuttuk. Bu bir mektup idi ve Mimar Sinan tarafından yazılmıştı.

Şunları söylüyordu. 'Bu kemeri oluşturan taşların ömrü yaklaşık 400 senedir. Bu müddet zarfında bu taşlar çürümüş olacağından siz bu kemeri yenilemek isteyeceksiniz. Büyük bir ihtimalle yapı teknikleri de değişeceğinden bu kemeri nasıl yeniden inşaa edeceğinizi bilemeyeceksiniz. İşte bu mektubu ben size, bu kemeri nasıl inşaa edeceğinizi anlatmak için yazıyorum.” Koca Sinan mektubunda böyle başladıktan sonra, o kemeri inşaa ettikleri taşları Anadolu’nun neresinden getirttiklerini söyleyerek izahlarına devam ediyor ve ayrıntılı bir biçimde kemerin inşaasını anlatıyordu.”

Bu mektup bir insanın, yaptığı işin kalıcı olması için gösterebileceği çabanın insanüstü bir örneğidir.

Bu mektubun ihtişamı, modern çağın insanlarının bile zorlanacağı taşın ömrünü bilmesi, yapı tekniğinin değişeceğini bilmesi, 400 sene dayanacak kâğıt ve mürekkep kullanması gibi yüksek bilgi seviyesinden gelmektedir. Şüphesiz bu yüksek bilgiler de o koca mimarin erişilmez özelliklerindendir.

Ancak erişilmesi gerçekten zor olan bu bilgilerden çok daha muhteşem olanı 400 sene sonraya çözüm üreten sorumluluk duygusudur.

Bundan böyle yapacağımız tüm işlerinizde çözümler bulmak adına, işi sonuçlandırmak için gerekli olan sorumluluk duygusunu da katarak, nihaî sonuca ulaştırmak dileğiyle…

 

Kerim BAYDAK

kbaydak61-artan@hotmail.com

 

 

 

 
Toplam blog
: 1022
: 214
Kayıt tarihi
: 06.11.12
 
 

Kerim BAYDAK 01.01.1961  ADIYAMAN  doğumlu.. 2003 yılında Anadolu Üniversitesi  İşletme Fakultesi..