​ Cunda Adasında Bodrum, "kalp para" gibidir, geçmez ! / Doğal Hayat / Çevre / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Eylül '13

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
 

Cunda Adasında Bodrum, "kalp para" gibidir, geçmez !

Cunda Adasında Bodrum, "kalp para" gibidir, geçmez !
 

Cunda'nın iki yüzü vardır. Tarihi ve ve şimdiki hali


 

 

 

Ayvalığın Cunda’sı, esasında bir ada. Merkezinde restoran ve Belediye Çarşısı ile ünlü bu yerde, papalina yenir, kızarmış  sakızlı dondurma ile Girit usulü ot yenir. Cunda'nın sokakları; Papalina kokar, ot kokar, bok kokar, sakız kokar, tarih kokar, aşk kokar.

Ayvalığın Cunda’sı, esasında bir ada. Merkezinde restoran ve Belediye Çarşısı ile ünlü bu yerde, papalina yenir, kızarmış  sakızlı dondurma ile Girit usulü ot yenir.

Kimse kimseyi, geçerken taciz etmez. Bazı Güney kıyılarımızdaki gibi  müşteriye askıntı olmazlar. Kocaman tabelalarında, iri iri yazılıdır zaten. O dar v e uzun yolda, restoranlara sürünerek yürürsünüz bazı zamanlar. Maç  gişeleri önü gibidir birbirine sarılmış insanların, ördek ayaklarla o yollardan geçişi, bir alemdir. O halk, bir omuz verse, yan yana bu salaş  restoranlar, suya sapır sapır dökülürler.Daha bitmedi. Gece hayatı sınırlıdır. Moshos Tavernası, Fasılları tektir. Geri  kalanı hikayedir.

 Fotoğraf

 CUNDA’DA BODRUMUN ADI BİLE GEÇMEZ:Çıkınında Papalinası, / Heybesinde rakısı / Elinde mayosu / Deniz banyosu / Şengen, Mengen yengen / işte buralarda böyle kelamlar edilir. Baygın bakışlarla, gitarın mızrabına mayhoş mayhoş bakarak “Bodrum Bodrum. Biraz Uykuuuu. Biraz istediğim buydu. Bodrum Bodrum “ diye kimse böylesi laflar edivermez insana. Cunda Adasında  Bodrum, kalp para gibidir. “Geçmez”

ALKOL DÖKÜP YAKMADILAR:  Kafenin sahibine dedim. Şu Bar-Amerikanın üstüne boydan boya alkol döküp yakalım. Alevlerin içinde şuradaki kızları dizelim barın üstüne,  dans etsinler topluca. Biz de resimleyelim, dedim. Adam reddetti. Sebebi de “ Cunda’da böyle şeyler adet değil. Hemen yadırganır” dedi.

NE BAŞKAN, NE BAŞKAN:Çok duygulu bir belediye başkanı vardır. Sekreteri de aynı ona çekmiş. Her gün patırtılı toplantılar yapar, işler yine ağır aksak yürür. Cundada yerler kazılıyor. Kanalizasyon bitirilince rahat edecek halk. Kapanmayan çukurlara bazı bazı insanlar düşerek hastanelik olur. (Resimleri elimizde) bazı bazı işgüzarlar,  boruları patlatır, etrafı susuz bırakır. Makinist, hatasını zamanında bildirmez. Bir kedi gibi, kabahatini, bir kepçe toprakla örter geçer gider

 

Buraya kadar olanı, Cunda’nın bir yüzüdür. Buraya kadar olanda, her yol Roma’ya çıkar. Ama başka yollar da vardır. Konumuz budur.

Cundanın denizleri  de lağım kokar. Buralarda “mavi bayrak” göremezsiniz. Ama Cunda’nın arka kısımları, birer doğal plaj olarak enteresandır. Deniz, burada kristal gibi, pırıltılıdır. Değseniz, tuz-buz olacak gibidir. Gel gelelim,  buralara tesis yaptırılmamaktadır. SİT alanıdır. Mevcut olanlar ise, muvakkat izinlidir. Yahut bir başka benzeri de olabilir.

İşte ! Cunda’nın hakiki yüzü burasıdır. Patriça ( Pateriça) Koyunda, Mitolojik bir hava vardır. Etraf tarihi eserlerle doludur. Mevcut kilise, Sabancılar tarafından restore edildikten sonra, burası, özel ziyaretçilere açılmakta. Sair zamanlar kapısında bir bekçisi vardır. Bu yaz bu kilisede, İdil Biret Piyano resitali bile verdi.

Yerlileri, Adanın koya bakan taraflarında sıraya villalarda otururken, kimisi de bu koyda, köy evine özellikle dönüştürdüğü evlerinde sayfiye yaşarlar.

Ziyaretçiler, bir inek böğürtüsü, bir horoz sesi, bir tavuk  gıtgıdak’lamasını, çocuklarına dinletebilmek ve gösterebilmek için, çocuklarıyle hoşca vakit geçirirler bu kafelerde. Burada denize de girilir, mis gibi.

Burası zıt’ların ülkesidir. Bir bakıyorsunuz, el emeği göz nuru ile yapılmış bir plaj-Restoran düzeneği, öte yandan kırık yıkık dökük, bol çiçekli, her tarafından temizlik akan sayfiyelik köy evleri. Hepsi bir arada. Ayvalık ve Cunda’nın yazlığı imiş buralar.

YAZ DEVAM EDİYOR: Patriça Sahillerinde yaz devam ediyor. Sobe denilen bir restorana girdik. Akça pakça güzel yer. Yanı başında da sayfiyelik köy evleri. Eşelenen köy tavukları. İnek böğürtüleri, tezek ve saman kokuları.

Apartman çocukları, bir tavuğun kaç ayaklı olduğunu bilmez.  Tavuk görmemiştir hayatında. Buralarda rastlayınca, gözü fal taşı gibi açılıyor çocuğun.

Bunu, Sobe’nin Müdürü Turgay Aygül’e sorduk. “Nasıl oluyor bu işler” diye. O anlattı. Gördüğü besili koçlar, inekler, çocukların rüyasına giriyormuş. Dünya sadece, bilgisayar oyunlarından ibaret değilmiş.  

BİR DE  MİTOLOJİK GÜZELİ SEÇTİK:  Oldu olacak, bir de orada, oy çokluğu ile Mitolojik güzeli seçtik. İsmi Seran Göral. Sobe’de servis yapıyor mutfaktan. Buraların gözdesi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Toplam blog
: 1616
: 918
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Hayatın dikenli yollarından geçmenin  sırrı, aralarından çabuk geçmektir. Ümit, naylon çorap giyd..