​ ÇYK/A-25 3. Duruşma ve Karar / Öykü / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Mart '20

 
Kategori
Öykü
 

ÇYK/A-25 3. Duruşma ve Karar

A-25  3. Duruşma ve Karar  7/7

 

--Aptal, bir genç kız utandırılır mı dedi Elvan. Evet, öyle bir hata yapmış olabilirim. Senin de bundan faydalanmaya kalkman çok affedilecek bir şey değil.

--Elvan her zaman köşeye sıkıştığında böyle saçmalayacak mısın diye sordu.

--Ben saçmalamıyorum dedi Elvan, sen saçmalıyorsun.

--Elvan sen hep beni niye kırıyorsun, benim seni sevmekten başka ne suçum var diye sordu.

--Senin bir suçun yok, biliyorum. Ben de seni seviyorum ama başka ne yapabilirim. Seni kırarak belki benden ayrılmanı sağlarım diye yapıyorum. Gönlüm, kalbim, yüreğim seni severken seni böyle kırmak, sana böyle bağırmak benim hoşuma mı gidiyor İlhan dedi. Gözlerinden yaşlar akıyordu. Biz nasıl kavuşacağız, yoksa bizim kavuşmamız mahşere mi kalacak İlhan dedi.

--Haydi yürüyelim dedi Burada böyle dikelerek konuşmak iyi olmaz dedi İlhan.

Beraber yürümeye başladılar. İlhan elini uzatıp Elvan’ın elini tuttu. Elvan da İlhan’ın elini sıktı. Hiç konuşmadan bir süre yürüdüler. Sonra İlhan,

--Bu günkü duruşmada Hakim kararını verdi. Kahvehane benim adıma tapuya kayıt edilecek ancak iki yıl içinde üç kere gelip kontrol edeceklermiş. Eğer kontrolde vasiyetnamede yazılı şartlar yerine getirilmişse iki yıl sonra mahkeme tapudaki yazıyı kaldıracakmış, şimdilik sadece iki yıl kahvehaneyi ben çalıştıracağım, satmak falan yokmuş, dedi.

--Kim dedi bunu dedi Elvan.

--Kim diyecek Sulh Hakimi dedi, Efe İsmail’de yanımdaydı. Ben bir rüyada gibiydim dedi.

--Eeee ne olacak şimdi dedi Elvan?

--Ne olacak Hâkim kararı yazıp bize gönderdikten sonra on beş gün içinde temyize itiraz edilebilirmiş. Daha sonra karar kesinleşirmiş. İşte karar kesinleşince karara göre tapu kahvehaneyi benim adıma geçirecek. Ben de o zaman kahvehane ruhsatı almak için göğsümü gere gere belediyeye gideceğim dedi.

--İlk defa mı belediyeye gideceksiniz diye sordu Elvan.

--Yok dedi önceden ruhsat için gittik ama bize önce tapuyu getirin veya kira kontratı getirin dediler. Biz de mecburen mahkemeye dava açtık dedi.

--Yani şimdi bu kahvehane senin mi oldu, tapuda senin adın mı yazacak dedi.

--Evet dedi, sabahtan bunu söylüyorum ama dinlemiyorsun ki. Bana ne deyip duruyorsun.

--Tamam, tamam dedi Elvan. Atla deve sanki diye çıkıştı.

--Sen farkında değil misin bu beni sana yaklaştıran bir adım. Her şey sırasıyla.

--Sen sırayı bekle dedi Elvan, elin oğlu gelip beni koluna takıp gitsin sen adımlar durursun artık yolları, Belki sıra sana da gelir bir gün.

--Sen ne diyorsun dedi İlhan, İçine yeni bir sıkıntı düşmüştü. Ben sana dedim o oğlanı bana bir göster diye. Sen istemiyorsun, ben ne yapabilirim dedi. Sen söyle bakayım bu kimin oğlu babasının adı sanı ne. Kendisinin adı ne. Sen bana söyle sonra karışma dedi.

--Daha o zamana gelmedik dedi Elvan. Zamanı gelince ben sana söylerim. Ben şimdi kimseye bir şey söylemeden çıktım. Hemen geri dönmem lazım dedi.

--Tamam da ben seni görmek istediğimde ne yapacağım bilemiyorum ki. Evinizi bile bilmiyorum, sizin kapı numaranız kaçtı diye sordu.

--17 dedi Elvan ve hızla geri dönerek evine gitti.

Elvan’ın arkasından bakakalan İlhan kahvehaneye doğru yürüdü. Kahvehanenin ışığı yanmıyordu. İlhan arka tarafa gitmek için tahta kapıyı geçti. Burnuna güzel kokular geliyordu. Eve yaklaştıkça koku burnuna iyice yerleşti. Kapıyı çaldı. Efe İsmail kapıyı açtı.

--Gel İlhan kardeş dedi kenara çekildi.

İlhan içeriye girdi kokunun kaynağını bulmuştu. Ocağın üstünde tavanın içinde güzel et parçaları pişiyordu. Masanın üzerinde bir tabak içinde yoğurt vardı, bir tabak içinde maydanoz ve bir bardak içinde de küçük marul yaprakları vardı. Masanın tam ortasında ise küçük Yeni Rakı şişesi vardı. Efe İsmail iki bardak daha alıp geldi ve masaya koydu.

--Kutlayalım dedi. Bu günü kutlayalım, bayram gibi kutlayalım dedi.

İlhan gülümsedi, çünkü bu güne kadar hiç rakı içmemişti.

 
Toplam blog
: 22
: 65
Kayıt tarihi
: 24.04.18
 
 

Kısalan bir yolun sonuna yürüyorum. Beni yol değil yol arkadaşlarım yoruyor. ..