​ Dağdaki Çobanı Beğenmeyen Zihniyet, / Ben Bildiriyorum / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Kasım '09

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
 

Dağdaki Çobanı Beğenmeyen Zihniyet,

Dağdaki Çobanı Beğenmeyen Zihniyet,
 

http://images.google.com.tr/imgres?imgurl=http://www.antalyapostasi.com/haberresim/haber/coban.jpg&i


Ben dağdaki çobanın oyuyla, kendi oyunu bir tutmayan bir Aysun Kayacı sanıyordum. Meğer ne çok yanılmışım.

Geçen akşam yaşları 30–35 arasında olan üç çiftle birlikte birkaç saat geçirdik. Erkekler kendi aralarında siyaset konuşmaya başladılar. Ergenekon davasında terörle mücadele edenlerin içeride olmasından dem vuruyorlardı ki, ben söze karışıp, faili meçhulleri hatırlatayım dedim. O zaman en üsttekiler yargılansınmış, sanki suç teşkil eden emirleri yerine getirmek suç değilmiş gibi.

Biraz sonra bir tanesi Ak Partiye oy verenlerin hepsi cahil, okumamış insanlarmış gibi, oyunun dağdaki çobanla eş olmadığını söyledi. İşte benim şartellerimin attığı an. Üniversiteyi bitirmiş ya, kendisi oy kullanacak, okumamış vatandaş kullanmayacak.

Bu insanları yetiştiren eğitim sistemi nerede hata yapıyor da böyle pervasız olabiliyorlar diye düşünüyorum. Aradan birkaç gün geçmesine rağmen, hala aklıma geldikçe sinirleniyorum. Bütün gece, onun vatandaş olarak dağdaki çobanla da, işçiyle de, memurla da, yurt dışında okumuşla da, profesörle de eşit olduğunu anlatmaya çalıştım. Aman ne inat anlatamam. Sabitleşmiş bir fikir, karşı tarafı dinlememe, görmeme ve dolayısıyla da okumama. En önemlisi sıfır empati. Aslında ben bunların dağdaki çobandan kimleri kastettiğini biliyorum da, söylemek istemedim. Sadece faşistsin dedim. Kendini bir başkasından bu manada üstün görmen faşistliktir. Çok bozuldu beyefendi.

Biz daha ilkokul sıralarında çocuklara ne öğretiyoruz? Ben bütün insanların eşit olduğunu, insan ve çocuk haklarının bütün insanlar için geçerli olduğunu ve hatta bu gezegeni paylaştığımız diğer canlıların yaşama haklarının da en az bizimki kadar kutsal olduğunu öğretmek için uğraşıyorum. Ders kitaplarında da bunlar var.

Oy kullanmaya gelince. Oy kullanmanın askerlik yapmak, vergi vermek gibi bir vatandaşlık görevi olduğunu da öğretiyorum. Cumhuriyet rejiminin, halkın kendi kendini yönetmesi olduğunu, bunu da oy kullanıp vekil seçerek yaptığımızı da. Ben bunları hangi çocuklara anlattım acaba? Bu gençleri kim eğitti? Hem cumhuriyete aklınca sahip çıkacaksın, hem de ben oy kullanayım, dağdaki kullanmasın diyeceksin.

Madem çobanı vatandaş olarak kabul etmiyorsunuz, oyunu beğenmiyorsunuz, askerlik de yapmasın. Bugüne kadar dağlarda ölen çocukların birçoğu sizin beğenmediğiniz çobanlardan, o çobanların yaşadığı köylerden değil mi? Savaşsın, savaşta ölsün, sakat kalsın ama oy kullanmasın. Bu ne pervasızlık, bu ne kendini beğenmişlik böyle! Size bu ülkenin sahibi olma hakkını kim verdi? Bu cesareti nerden alıyorsunuz?

Bu genç insanlarla bu ülkede demokrasi olacaksa biz daha çok bekleriz. Bunların ne demokrasiden haberi var, ne eşitlikten, ne haktan, ne hukuktan. Bir de oturmuş her konuda ahkâm kesiyorlar. Böyle düşünen kişiler için dağda çobanlık yaparken ölen Ceylan’ın bir anlamı olabilir mi? Bunlar vicdanlarının yerine kini nefreti koymuşlar. Yazıklar olsun diyorum, başka da bir şey demiyorum.

 
Toplam blog
: 111
: 5210
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

1997 yılında öğretmenliğe başlamış bir mühendisim. Bir oğlum var. Çocukları ve yaşamı seviyorum. ..