- Kategori
- Haber
Daha nasıl istenir?

Ülkemizde 4, 5 yıldan bu yana "Siyasi İrade" makamında bulunanların çizdikleri ne kadar "Kırmızıçizgi" varsa hepsi de ya silindi ya renkleri soldu, kayboldu bir şey kalmadı.
Bunun üzerine baktılar ki olmuyor, her gün bir yerlerden şehit cenazesi geliyor, bu kez TSK "Kırmızı Çizgi"leri kalın fırça ve silinmeyecek yağlı boya ile çizdi. Bunla ilgili basına yansıyan haberler aynen şöyle.
Genelkurmay Başkanlığı, 9 Haziran'dan 9 Eylül 2007 tarihine kadar geçici güvenlik bölgesi ilan edilerek giriş yasağı getirilen bölgelere ait koordinatları duyurdu. Belirlenen bölgeler, Şırnak, Siirt ve Hakkâri’de bulunuyor.
Genelkurmay Başkanlığı’nın internet sitesinden yaptığı bu yasak bölge ilanı aynı zamanda "bir kırmızıçizgi ilanı'' olarak da değerlendiriliyor.
Duyurma şekli de "NOTAM" tarzında. Yani ülkeler, koordinatları bildirerek "Yasak" konulan bölgeye "bilgisiz" girmenin ne demek olduğunu iyi bilirler. Örneğin ABD "Pardon yanlış oldu" deme gibi bir şansı artık bulamaz. Belirlenen bölgeye izinsiz girmenin adı "Cehenneme bilet istemek" demektir.
Bu arada, TSK’nin söylediklerini anlamamakta zorlanan "Siyasi irade"ye bugün asker bir mesaj daha attı. Bakın ne dedi, yine gazete haberlerinden…
"Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, Finlandiya Büyükelçiliği'nin kabul töreninde sınır ötesi operasyonla ilgili açıklamalar yaptı. Büyükanıt, 'Türk askeri mahalle kabadayısı değil, sınır ötesi operasyon için siyasi karara ihtiyacımız var, ' dedi. Teröristlere karşı kararlılıklarının devam ettiğini söyleyen Genelkurmay Başkanı, 'Şehidin 6, 5 aylık bebeğini görünce tüylerim diken diken oldu' ifadesini de dile getirdi."
Şimdi asker daha ne desin yani… Ya anlamakta zorlanıyorlar ya da bir yerlerden çekinceleri var. Bunun başka bir açıklaması olabilir mi?
Asker, "Ben hazırım, kararını ve sınırını belirle, " diyor. Ama Siyasi irade asker istesin diyor…
Bakın bunlar, basın aracılığı ile konuşulanlar değil. Bunu açıkça ortaya koyalım. Türk Silahlı Kuvvetleri, dün olduğu gibi bu gün de köklü geleneğe sahip kurum. Bu kurum "durup dururken" laf etmez, eylem koymaz…
Bu muhabbetin hepsi, kuşkusuz siyasi iradenin yüzüne karşı da söyleniyor ve ancak cevap alınamadığı için TSK bundan milletin de haberinin olmasını istiyor.
Genelkurmay’ın tavrı gayet net… "Çiz sınırını, ver yazılı emrini, gerisini bize bırak" diyor.
Siyasi irade ne yapıyor? Onların ne yaptıkları pek belli değil. Ancak şu sıralarda seçilme derdine düştükleri için bu tarafa bakmaya zamanları yok…
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin tarzı değil millet iradesine ipotek koymak. Ama bir taraftan da kuşkularını ve durumu açıklıkla ortaya koyuyor.
Burada önemli olan, kimin ne anladığı…
Geçen gün bir gazetenin yazarı "Erler ölüyor da subaylar nerede?" diye bir soru soruyor. Bu soruyu soran gazetenin yolu belli, askere karşı çıkan taraftan birisi. Amaçları da belli, askeri yıpratmak.
Hani diyor ya Sayın Başbakan "Genelkurmay Başkanı benim emrimde" diye. Onun gibi bir şey. Ama "Emrindekine emir veremeyen bir Başbakan" nasıl oluyor, onu da görüyoruz.
TSK kendi yetki sınırları içinde "Kırmızı çizgileri" belirledi… O çizgiyi çiğnemeye veya geçmeye kalkacakların vay haline…
Sıra, eğer kırmızı boya bulabilirlerse ve bir de bir yerlerden "HEDİYE KALIN FIRÇA" gelirse, siyasi irade de bir çizgi çeker belki…
Fotoğraf: www.milliyet.com.tr