Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Mart '14

 
Kategori
Siyaset
 

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey nazlı hilal...

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey nazlı hilal...
 

Bazıları istemese de, bu bayrak hep dalgalanacak...


EĞER, BAŞBAKAN ERDOĞAN, TÜRK BAYRAĞI'NI SİYASETE ALET ETTİYSE, KILIÇDAROĞLU "HAYDİ HAYDİ" ETMİŞTİR...

AKP'nin, seçim reklamında kullandığı Türk Bayraklı hareketli  görüntüsü sergilenirken ve son şeklini alırken, Başbakan'ın kendi sesiyle seslendirdiği mısralar, M. Akif Ersoy'un,  bir kısmı da sonradan "İstiklal Marşı" olarak bestelenen "Kahraman Ordumuza" adlı şiirinin 5'inci, 6'ncı ve 10'uncu kıtalarıdır.

10'uncu kıta aynen şöyle :

Dalgalan sen de şafaklar gibi, ey nazlı hilal,

Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal,

Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal

Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyet,

Hakkıdır hakka tapan milletimin istiklal.

Türk Bayrağı eşliğinde seslendirilen bu sözlerden kim etkilenmez ki,,,

Bu görüntü ve seslendirme bütün Türkiye'nin içini titretti; en çok da bayrak sevdalılarının... Ama, gelin görün ki, halkın bir kısmı, siyasi parti tercihleri nedeniyle bu  hissiyatını istediği gibi yaşayamamış ve de yaşayamamaktadır.

DİKKAT ! Ama, Türk bayrağını, arabalarının kaportalarına, araba çeken atların sırtına serenleri, köpeklerine ay yıldızlı tişört giydiren, bayrağı bellerine sararak ellerindeki bira şişesini yudumlayanları, rengi güneşten solmuş, yağmur ve tozdan rengi karaya dönüşmüş bayrağı balkondaki çamaşır iplerine mandalla tutturanları ve bunları "bayrak sevgisi" olarak gören "sözde bayrak sevdalılarını" bu duyguyu gerçekten yaşayanların dışında tutuyorum.

Bana göre, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun da ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin de, bu görüntü ve seslendirme karşısında içleri titremiş ve duyguları kabarmıştır. Ama her ikisi de, hissiyatlarına gem vurarak Başbakan Erdoğan'ı, "Türk Bayrağı'nı siyasete alet ediyor" gerekçesiyle eleştirilmiş ve Başbakan, Yüksek Seçim Kurulu'na şikayet edilmiştir. Yüksek Seçim Kurulu da, ilgili yasanın, "Türk Bayrağı'nın propaganda için kullanımını yasaklayan" maddesine dayanarak, bu şikayeti kabul etmiştir

Şimdi gelelim sadede...

Türk Bayrağı'nın, propaganda amacıyla kullanılması, "siyasete alet etmek" olarak değerlendiriliyorsa, bana göre, Türk Bayrağı'nın, siyasi gerekçelerle "kullanılmaması" da, "siyasete alet etmek" olarak düşünülebilir...

Yerel seçimler nedeniyle, CHP'nin ve MHP'nin yaptıkları bütün mitinglerde, Türk Bayrağı hiç eksik olmamış, çevre binalarda ve mitinge katılan insanların ellerindeki bayraklarla meydanlar kırmızı gelincik tarlasını andırmıştır...

Ama, gelin görün ki, CHP'nin 2011 yılında Hakkari'de yaptığı meydan mitinginde, ne çevre binalarda ne de mitinge katılanların ellerinde bir tek Türk Bayrağı görülmemiştir...

Acaba neden?

CHP'nin Hakkari mitinginde, Kılıçdaroğlu'nun Türk Bayrağı'nı açmaması, bayrağımızı "siyasete alet etmemek" için midir, acaba? Eğer öyleyse, yurdun diğer yerlerinde yaptığı mitinglerde neden Türk Bayrağı'nın kullanılmasına izin vermiştir.

Açıkça denebilir ki, Kılıçdaroğlu da, Hakkari'de, yalnızca siyasi gerekçelerle Türk Bayrağı açmamakla, bayrağımızı bir başka şekilde "siyasete alet etmiştir".

Hakkari'de Türk Bayrağı'nın açılmamasının nedeni, Kılıçdaroğlu'nun, o mitingte, "yerel yönetimlere özerklik" konusunu gündeme getirmiş olması mıdır acaba?(x)

Bu tavır da, "Türk Bayrağı'nın" bir başka şekilde, siyasete alet edilmiş olması anlamına gelmez mi?

Ne dersiniz?

cdenizkent

---------------------  :

(x) Konumuzla ilgili değil ama, Kılıçdaroğlu aynı mitingte, "Yerel yönetimlerin özerklik şartını aynen kabul edeceğiz. Onlara özerklik vereceğiz. Aynı Avrupa'daki gibi. Avrupa Birliği Yerel Yönetimler Yasasını aynen kabul edeceğiz" şeklinde bir nabız şerbeti dağıtmıştır, Hakkari'de... Ben şahsen, baştan beri 1921 Anayasası'nın 13. Maddesi'nin, --yerel yönetimlere  özerk yetkiler veren maddesini-- yeni yapılacak anayasada da yer almasını sık sık tekrarlamışımdır...

Burada tuhaf olan, Kılıçdaroğlu'nun, bunu Türk Bayrakları'nın açılmadığı ya da açılamadığı Hakkari'de açıklamasıdır. Ben olsam, bu açıklamayı, İstanbul'da, İzmir'de, Ankara'da ya da Türkiye'nin herhangi bir yöresinde yaptığım mitinglerde açıklardım.

Çünkü, bu madde ya da Kılıçdaroğlu'nun verdiği bu vaat, yalnızca Doğu ve Güneydoğu yöremiz için değil; tüm Türkiye içindir.

 
Toplam blog
: 979
: 1425
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..