- Kategori
- Şiir
Dalsız Ağaç

köhne bir yerde şarkılara bıraktım
ben değil, şarkılar söylüyor seni
hepsinde birer hatıra kalmış senden
yoksa olmadı / yok bir hikâyemiz seninle
yanlış bir adresteki yoldun
taa başından dönülen
bütün pişmanlıklarım bundan ibâret
geçti bitti/ kimbilir kimde konuksun şimdi sen
uzanabilsem, aldanmışlara eklerdim onu da
büyümemiş bir çocuk gülüşünü
dudağına astığını, bilmesini isterdim peşinen
anıları bağışlarım, onlar en mâsumâne idi/ aramızda
düşüme soktuğun akrep uyandırırken beni
sevgiyi de öldürdü içimde
ben senden geçen ayrılığı bağışlamıyorum
ki /yıkıntılara karışan yolların harabe
yolları ayrı olanlar, birbirine danışmazlar*’mış
sularından çarçabuk çekildiğim bundandır
ve gözlerimde alışkanlığını beslemediğim
gözlerin / ki, o koyu karanlık kuytu
çıkılmıyor daldınmı içine
sen, bildiğin gibi çal söyle yalanını
yokluğun varlığından daha güzel
istediğim gibi konuşuyorum kağıtta seni
arıttım /çeliklendi kalbim
sürgün vermez bir daha senden
kurulup durmuyorsun saatlerle
ben değil şarkılar söylüyor seni
hepsinde birer hatıra kalmış senden
konuşup duruyorlar dillerince aralarında
o köhne yere vururlar dozeri yakında
taş üstüne taş mı kaldı dünyada
sen de yok olursun böyle
dönme/ yolun yeniden düşmesin bu tarafa
poyraza dönüp , çevirmezse rüzgâr yönümü
düşmeyecek kucağımdan mutlu yarın hayâli
dinle bak değişti / farklı dudağımdaki ezgi
ben değil şarkılar söylüyor seni
fal tutmuyorum eskisi gibi
sen kıymetini bilemedin hiçbir şeyin
ne değişir / ne düşer üzerinden o ölü renk dumanlı gri
sevsen de bir gün, ben seni yine y o l korkağı bileceğim
tuz bas sendeki sevmek korkusuna / susarsın, iyi gelir belki
ağaç dallarından yoksunsa, gövdesi ne işe yarar ki
1 Haziran 2010
* Conficius
Hâdiye Kaptan
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.