- Kategori
- Danışmanlık
Danışmana ne danışmalı

Günümüzde, bir yandan hızla değişen, gelişen ve küreşelleşen ekonomi, diğer yandan politik ve teknolojik gelişmeler, artan bilgi kaynakları ve inanılmaz büyük bir hızla dolaşan bilgi, toplumları ve onun doğal bir uzantısı olan iş yaşamını çok hızlı bir şekilde değiştirmektedir.
Herhangi bir alanda ya da bir konuda yapılan çok küçük bir yenilik ya da değişiklik, başka ve farklı alanlarda inanılmaz büyüklükte etkiler yaratabilmektedir. Bu ve buna benzer etkiler sonucunda, işletmelerin faaliyette bulundukları dış çevrede dinamikler değişmekte, belirsizlikler artmaktadır. Günümüzde işletmelerin belirsizliklere eskisinden daha fazla ve elden geldiğince hazırlıklı olmaları gerekmektedir.
Çoğu zaman, yoğun günlük çalışmalar ve güncel sorunlar, işletmelerin kendi iç yapıları ile dış dünya arasındaki ilişkilerini bir bütünlük içinde değerlendirmesini pek olanaklı kılmamaktadır.
Bu bağlamda; günümüz koşullarında, işletmeyi bağımsız ve tarafsız olarak değerlendirebilen bir “ yönetim danışman”ı ile çalışmak, artık olağan bir durumun ötesine geçerek, bir zorunluluk haline gelmiştir.
Yönetim Danışmanlığı, son elli yıldır Avrupa ve Amerika' da hızlı bir gelişim göstermesine karşın, ülkemizde son dönemlerde daha yeni yeni tanınmaya başlayan bir uzmanlık alanıdır. Bu nedenle, “Yönetim Danışmanlığı” kavramı henüz tam anlamıyla anlaşılmış bir kavram değildir.
Yönetim danışmanlığı, bağımsız, bilgili ve deneyimli kişi veya kişiler tarafından özel, kamu ve diğer işletmelerde iş stratejisi, organizasyonel yapı, iş yapma yöntemleri alanlarındaki sorunların belirlenmesi, araştırılması ve uygun önerilerin yapılarak bu önerilerin uygulanmasında destek olmayı kapsayan hizmettir(1)
Aslında her işletme, bir misyonu yerine getirmek için kurulur. Bu misyonu yerine getirirken de, önceden saptadığı amaç ve hedeflere varabilmeyi ümit eder. Ancak, her misyonu olan ve amaç ile hedeflerini belirlemiş işletmenin yaşamını devam ettirebilmesi hele günümüz koşullarında pek mümkün görünmemektedir.
Royal Dutch/shell Grubu tarafından, işletmelerin yaşam süreleri üzerine yaptıkları araştırmalarda, işletmelerin yaşam sürelerini etkileyen dört temel etkenin olduğu saptanmıştır (2)
İşletmenin dış dünyaya uyum sağlama yeteneği ve yaşadıkları çevreye karşı duyarlılığı
İşletmenin kimliği, uzun ömürlü şirketlerin çalışanlarının birbirne bağlılıkları ve sahip oldukları kimlik, iç ve dış ilişkileri
Şirket etkinliklerinde ve girişimlerinde merkezi bir denetim uygulamamaları, bu konuda zaman içinde gösterdikleri hoşgörü
Fonlamada tutucu olmamaları, sermayelerini tehlikeye atmamaları olarak sıralanmaktadır.
İşletmelerin uzun ömürlü olamalarını belirleyen bu etkenlerden ilki olan “işletmenin dış dünyaya uyum sağlama yeteneği ve yaşadığı çevreye karşı duyarlılığı” işletmenin içinde bulunduğu genel ve sektörel güncel çevre unsurları ve işletme içindeki unsurların değerlendirilmesi ile ilgili süreci işaret etmektedir. Doğal olarak bir bilgi toplama ve değerlendirme sürecidir. Genel dış çevre ile ilgili olarak bilgilerin toplanacağı alanlar, politik, yasal, ekonomik, sosyo kültürel, demografik, teknolojik, uluslararası, küresel, vb ve sektörel çevre ile ilgili olarak ise, pazarın tanımı, tedarikçiler, müşteriler, rakipler, ikame mal ve hizmetler vb. gibi o kadar çok ve sürekli bir değişkenlik içindedir ki, işletmelerin günlük yaşam mücadedeleri içinde bunları sürekli olarak izlemesi pek olanaklı görünmemektedir. Oysa, işletmeler ancak bu konulara yeterince bilgiye sahip olduklarında, fırsat ve tehditleri değerlendirebilme olanağına sahip olabilmektedirler. İşletmenin ömrü ise, onun bulunduğu pazarda rekabet gücüne ve hatta rekabet üstünlüğü sağlamasına bağlıdır. Ayrıca tüm sözü edilen alanlara yönelik olarak yapılacak çalışmalar belirli bilimsel bilgi, yöntem ve araçlara sahip olmayı gerektirmektedir.
“İşletmenin kimliği, , uzun ömürlü şirketlerin çalışanlarının birbirne bağlılıkları ve sahip oldukları kimlik, iç ve dış ilişkileri” bağlamında işletmeleri gözden geçirdiğimizde, işletme içi unsurları dikkate almak gerekir. Yönetim, finansman ve muhasebe, insan kaynakları, alt yapı, üretim ve operasyon, pazarlama vb. unsurların değerlendirilmesi gündeme gelmektedir.
Genel olarak bakıldığında, işletme içinde yaşayanlar ve aslında bir anlamda işletmeyi yaşatan çalışanlar, oradaki hayata alıştıkları, olayları doğal karşıladıkları için, işletmeye kritik gözle bakamayabilirler. Hatta o kadar kanıksarlar ki, zaman içinde yaşadıkları ortamdaki eksiklikleri görmezler ya da eksikliklerden yeterince rahatsızlık duymamaya başlarlar. Yönetim biliminde “işletme körlüğü” olarak tanımlanan bu durum, eksikliklerin giderilmesini ve sıkıntıların çözülmesini engelleyen bir durumdur. O kültürde yaşamamış ve o ortama alışmamış bir gözün, o ortamda yaşamaya alışmış bir gözün göremediklerini, zaman zaman daha iyi gördüğü söylenebilir.
Ayrıca; günümüz koşulları artık, işletme içinde yer alan finansman, muhasebe, insan kaynakları, üretim, operasyon, lojistik, satış, vb. konuların herbirinin ayrı ayrı uzmanlaşılarak ve ancak bir bütünlük içinde yönetilmesini gerektirmektedir. İşletmenin içindeki tüm bu öğelerin analiz edilmesi ve gerçekçi bir değerlendirme yaklaşımının benimsenmesi ile işletmenin zayıflıkları ve üstünlüklerinin belirlenebilir.İşletmeye bütüncül bir bakış açısıyla bakılabilmesi, değerlendirmeler ışığında gerekli önlemlerin alınması ve uygulamaların hayata geçirilmesi, işletmenin ömrünü belirleyen diğer unsurdur.
İşletmelerin ömrünü belirleten temel etkenlerden bir diğeri olan “Şirket etkinliklerinde ve girişimlerinde merkezi bir denetim uygulamamaları, bu konuda zaman içinde gösterdikleri hoşgörü” öğesi ise kısaca, yönetime yaklaşım ile ilgilidir. Yönetim bilimi de toplumların evrilmesiyle birlikte evrilmiş, artık günümüzde işletmelerin yönetimi daha esnek bir hal almaya başlamıştır. Günümüzün başarılı işletmelerinin başarılarının diğer öğeleri dikkate almaları yanında, yönetsel olarak değişme yeteneklerine bağlı olduğu söylenebilir.
Son olarak işletmelerin, “fonlamada tutucu olmamaları, sermayelerini tehlikeye atmamaları olarak” belirlenmiş etken ise, güncel finans araçları hakkında bilgi sahibi olmayı ve bu finans araçlarını işletme amaçları doğrultusunda etkili ve verimli kullanmayı işaret etmektedir.
İşletmelerden ve onların ömürlerini belirleyen temel etkenlerden kısaca söz ettikten sonra yönetim danışmanlığı konusuna yeniden döndüğümüzde yönetim danışmanlığı, kurumsal misyon ve stratejik hedeflere ulaşmada yönetsel ve işletme sorunlarının tespit, teşhis ve çözümü, mevcut ve olası kaynaklarla uygun iş sistemlerinin ve iş süreçlerinin oluşturulması, iş fırsatlarının tanımlanması ve yönlendirilmesi, yönetim bilimine dayanan yönetsel deneyim ve becerilerin paylaşılarak işletmelerdeki yönetsel etkililiğin ve verimliliğin ve işletmelerin dış dünyaya uyum sağlama yeteneklerinin artırılması konularında işletmelere, bağımsız ve profesyonel hizmet verilmesi anlamı taşımaktadır.
Özet olarak belirtmek gerekirse yönetim danışmanlığı hizmetine işletmeler; temel olarak küresel ekonomi içinde sürdürülebilir rekabet üstünlüğü kazanmak ve bu bağlamda; işletmelerin oluşma, gelişme ve olgunluk dönemlerinde ve işletmenin büyüme, küçülme birleşme gibi durumlarındaki sorunlara çözüm üretmek, işletme körlüğünden kurtulmak, yönetim ve karar verme süreçlerini geliştirmek, çağdaş standartlarında bilgi, teknoloji ve deneyimlere daha hızlı ulaşmak, insan kaynağının niteliğini ve kaynak kullanılımını geliştirmek veya artırmak, çalışan ve müşteri memnuniyetini artırmak, müşteri portföyünü geliştirmek, finansal kaynak alanlarındaki sorunlara çözüm bulmak, riskleri yönetebilmek, maliyetleri azaltmak ve ciroyu artırmak amacıyla başvurabilirler.
KAYNAKÇA
(1) http://www.ydd.org.tr/tr/yddyonetselbelge.asp
(2) De Geus Arie;age;s.23-24