​ Danıştay-Yök siyaseti / ÖSYS / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Şubat '10

 
Kategori
ÖSYS
 

Danıştay-Yök siyaseti

Danıştay-Yök siyaseti
 

yargı


DANIŞTAY YİNE YAPTI YAPACAĞINI

Siyasilerin kavgasında ayaklar altında ezilen öğrenciler.

Şu işe bakın: Yine meslek liseleri, İmam-Hatip Liselerine sebep, mağdur ediliyor. Danıştay yaptı yapacağı düşmanlığı yine. Eğitime engel koydu.

İnsanları eğitimde geri bırakmak en büyük gericiliktir.

Diyelim mesele salt İmam-Hatipler olsun. Bir insanın eğitim hakkının elinden alınması kadar büyük bir yobazlık ve gericilik olabilir mi? “Okumasın cahil kalsın” çarpıklığı, bütün eylemlerin altındaki düşünce. İnsan düşmanının bile okumasını ister. Hani atasözlerimiz vardır hep değer verdiğimiz; “cahil dostum olacağına eğitimli düşmanım olsun”.

Söylemdeki bahaneye bakarsanız; meslek liseleri, düz liselerin hakkını gasp ediyorlarmış. Meslek liseleri, üniversiteyi kazanamazlarsa ellerinde meslekleri var. Düz lise mezunları, meslek liseliler üniversiteyi kazanınca açıkta kalıyormuş. Şu saçmalığa bakar mısınız?

Kimse meslek liselerindeki müfredattan ve uygulamadan bahsetmiyor. Meslek liselerinde branş öğretmeni ne kadar var, düz liselerde ne kadar? 3–4 yıl boyunca meslek liselerinin çoğunda sayısal derslere bir tek branş öğretmeni bulunamıyor. Böyle bir öğrenci 4 yıl boyunca fazlasıyla sayısal ders gören bir öğrenciyle nasıl yarışabilir? Meslek liselerinde ağırlık meslek derslerinedir. Düz liseler gibi değil. ÖSS’de meslek dersinden soru mu soruluyor? Bunu kimse görüp meslek liselerinin ikinci kez hakkının yendiğini söylemiyor. Düz liselilerin, ÖSS sınavında her zaman meslek liselileden 3-5 adım önde gttiğini kimse söylemiyor.

Hem de bunu yapanlar adalet dağıtanlar. Adaletin en başında olanlar. İhtiraslarına kapılıp duyguları ile adaleti karıştıranlar. Bu ülkede ben nasıl, “adalet var” diyeceğim? Hangi adalete güveneceğim. Bu ülkede adalet yok, siyaset var.

Yıllar önce, bir arkadaşıma, bana yapılan büyük bir yanlış karşısında çok kızmış ve bütün köprüleri atmışken, onun üniversite okumasını şiddetle istedim, onu buna zorladım. Ona destek verdim. Hatta derslerinde elimden geldiğince yardım ederken severek ve zevk alarak, hiçbir menfaat düşünmen yaptım. Sırf bu atasözüne sebep. Doğru olan bu olduğu için.

Oysa bunlar gibi olsaydım onun okumasına karşı çıkar, fırsat bu fırsat engellerdim. Ama yapmadım. Medeni bir insana bu asla yakışmazdı. Bana bu yakışmazdı. Eğitimli bir insana bu yakışmazdı. Ona olan nefretim ve kinim karşısında nefsim bana başka sözler söylüyordu; ama aklımın dediğini yaptım. Düşündüğüm gibi oldu, hem o kazandı hem de ben. Akıl kazandı. Aramızdaki kin de kalkmış oldu.

Biz 70 yıldan beri geri kalmış isek, bu tür hukukçular ve kafalar yüzünden kalmışız. Bana, Allah’ın emirleri olan dini emirlerden bir tane ayet göstersinler ki insanlığın aleyhine ve kötülüğüne olan. Gösterilsin, ben bu dinden çıkacağım. Din devleti paranoyasından kurtulmanın çoktan vakti geçti. Komik olur bunu düşünen. Bunu ancak bu milleti tanımayan düşünebilir.

Peki, nedir bu din düşmanlığı? Dinde sorun, dinin doğru anlatılamamasıdır. Dinin, bazı çapulcuların eline bırakılmasıdır. Bunu bahane edip insanı eğitimden yoksun bırakmak hangi medeni düşünceye sığar? Bu en büyük yobazlıktır!

 
Toplam blog
: 358
: 1023
Kayıt tarihi
: 03.09.08
 
 

  Ne elimde garantim var ikinci bir soluğu almaya Ne aklım erer dünyayı yıkıp ta yeniden ya..