Dava / Ben Bildiriyorum / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Mart '08

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
 

Dava

Dava
 

Yıl 2002 seçimler yeni yapılmış ve Türkiye' de yenir parti ikitdar oluyor. Beklenmeyen bir sonuç ve beklenmeyen bir sayıyla. O dönem milletin iradesi meclise yansımadı diyenler ve çeşitli nedenlerle meşruiyet tartışması çıkaranlar aslında başlarına gelenin farkında değillerdi. Zira o döneme kadar siyaset sahnesinde olan insanlar bir şeyler üretememenin verdiği acısını hissetmiyorlardı. Zira onlar siyaseti sadece seçim zamanlarında atıp tutmaktan ibaret sanıyorlardı. İcraatta ise bir maharetleri yoktu. Neden icraatin içindeni hiç sevmiyorlardı.

İşte bu ortamda gelen ve maharetini icraatlarıyla ortaya koyan bir parti kuruldu ve siyasetin göbeğine oturdu. Bunlar karma diyorlardı. İki gün sonra dağılır ve bir dahaki seçimlerde barajı bile aşamazlardı diyorlardı. Ama yanılmışlardı. ülkenin hayallerini süsleyen eylemler bir bir gerçekleşiyordu. Paradan sıfır atılması, AB yolunda atılan adımlar, Cumhuriyet tarihinin rekoru sayılan duble yollar, tek haneli enflasyon, hastanelerin birleştirilmesi vb. gibi bir çok olay gerçekleiti. Bu bazıları için hayaldi ama iktidariçin ise bir hedefti.

Zaman hızla akıyor. Seçim zamanları yakın ama ondan önce önemli bir seçim vardı. Cumhurbaşkanlığı seçimleri. Kronik çözümsüzlük tartışmaları içinde yapılan seçimin iptal edilmesi ardından Askerin verdiği muhtıra. Erken seçim. Ne oldu sonuç?

22 Temmuz günü halk bir muhtıra verdi ki seçime gidenlerin bile kabul edemeyeceği bir sonuç çıktı. Meşruiyet tartışmasına girenler, askere muhtura verdirenler cevabını sandıkta acımasızca aldılar.

O gün Cumhurbaşkanını seçtirmeyenler ikinci seçimlerde cılız bir ses çıkardılar ama nafileydi artık. Araya bir de referandum sıkıştırdı ülkemiz. Hem de seçimlerden kısa bir süre sonra geçekleşti. Oylamada daha yüksek oranda evet vardı.

Bu olayların eşiğinde iktidar hep çalıştı. Çözümden yana daha fazla demokrasi için çırpındı. Yıllardır kanayan yaraları iyileştirmek için hareket kararı aldı. Oysaki bazı muhalefet kesimleri her zamanki gibi çözümsüzlük için çabalıyorlardı.

Ama bilinen siyaset yolu onlar için tıkanmıştı. Onun için son çırpınışlar başlamıştı. Hani diyorlar ya dini siyasete alet ediyorlar. Gerçek değil ama bir de perdenin öbür yüzü var. Bir kesimde hala ve hala Atatürk'ü siyasetlerine alet ediyorlar. Çözüm bulmak için değil çözümsüzlük için. Ulu Önder Atatürk'ün bıraktığı yerden 80 yılda bir adım ileriye götüremeyenler onun emanetine sahip çıkamayanlar şimdi emanetçi olup ayaktalar. Ne için çözümsüzlük için.

Laikliği sakız yapıp çiğneyenler ile müreffeh bir Türkiye için çalışanlar arasında bir perde yaptılar laikliği. Oysaki sandıkları gibi değildi laiklik. Oysaki yasakçı değildi laiklik.

Aslında tek yapıkları bilmedikleri şeyleri bildikleri zannettikleri için çözümsüzlüğü parçası olmuşlardı.Ve halada öyle devam ediyor.

 
Toplam blog
: 196
: 493
Kayıt tarihi
: 28.06.07
 
 

Doğayı seviyorum. Onun içinde yaşamayı ve güzelliklerini tatmayı seviyorum. Yaşamayı ve hatta ölü..