- Kategori
- Mizah
Deli Balta
Deli dolu ve garip bir insandı. Kasırgalarıyla ünlü deniz kıyılarının suları gibi ne zaman sakin ne zaman çıldırmış olacağı belli değildi. Bir ısırgan otu misali yanından geçmeye ve dokunmaya gelmiyordu. Hemen acıtmaya başlıyordu dokunduğunuz yeri...
Kimileri "deli" diyorlardı ona. Hani haksız da sayılmazlardı konuştuklarını duyunca ve yaptıklarını görünce... Kimileri de "dahi" diyordu ona. İnsanların ağzını açık bırakan nutuklalarını hatırlayınca....
Ama ne olmuşsa olmuş, yirmi yaşındaki oğlunu bir kavga sonunda kaybedince olmuş. Mahallenin pinti ve sert adamı kasırgaya tutulmuş bir tekne misali savrulmaya başlamıştı...
O günden sonra herşeye isyan eden ve ağzından geleni, hak eden ve hak etmeyen herkese küfürlerini savuran bir deli adam oluvermişti... Tabii böyle olunca da mahallede kavgası eksik olmuyordu "Deli Balta'nın"...
Selam versen, "Niye selam verdin?", diye saldırıyordu. Selam vermesen, "Niye selam vermedin?" diye saldırıyordu gözü dönmüşçesine....Herkes ondan, hayalet görmüşçesine kaçıyordu.
Peki "Deli Balta" adı nereden geliyordu. Yıllar sonra yaşlanıp güçten düşen adam, insanları yeterince korkutamayınca kömürlüğünde sakladığı baltasını kullanmaya başladı. Baltayla mahallede dört dolandırıp koşturduğu bakkal o günü hala kalbi çarparak anlatır. Ahalinin çizgi roman kahramanı "Deli Balta'ya" benzeterek isimlendirdiği adam, adının hakkını fazlasıyla veriyordu...
Sürekli karakola şikayet edilen adam her seferinde bir kaç saat içinde serbest bırakılıyordu. Mahalleli artık "Ölse de kurtulsak", demeye başlamıştı. Ama seksen beş yaşındaki Deli Balta'nın babasının yüz on yaşında öldüğünü bildiklerinden hemen sus pus oluyorlardı....