​ Deli Gönül / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Aralık '17

 
Kategori
Güncel
 

Deli Gönül

Deli Gönül
 

Çocukluk yıllarımdan bu yana yaşlılarla sohbet etmeyi severim. Onların yaşadıkları anlar ve anılar bana her zaman ilham verirdi. Tanıdık yaşlıların büyük bir kısmı uçup gitti. Şimdilerde kalanlar ise bir elin parmaklarını bile geçmiyor. Kalanları ise cami avlusunda sohbet ederken bulmak mümkün.  Onlarla sohbet etmem nedeniyle genelde kendimi hep genç yaşlarımda hissederim. Onlarla beraber her ay yeni bir arkadaşlarının uçup gitmesinin hüznünü yaşıyorum. Bu yüzdende hepsi uçma gitme modunda .

Dün Yeni tanıştığım bir amca ile sohbette idik. Kullandığı kelime hiç te yabancı olmasa da anlamlıydı.

“Ömür dediğin bir yaprak misalidir, bir bakmışsın birinde, bir bakmışsın yetmişinde" dedi yaşlı amca.

“Evet haklısın, zaman çok çabuk geçiyor dedim.”  Bana “çok uzak” dedim içimden. Ben daha kaçıncı yaştayım ki!

Yan bahçede top oynayan gençlerin topunun önümüzden geçişini seyrederken elini bahçe duvarına dayamış gencin bana seslenişini duydum.

“Dayı rica etsem o topu bana atarmısın”

Topa doğru uzanırken dayı lafına takıldı aklım. Daha dün benim başkalarına kullandığım sözlerdi bunlar.  “Varsın Söylesin dedim içimden. Olsun varsın söylesin,  gençlerin güncel sözleridir dedim. Zaten bana  uymaz, bana ters.

Topu gence atarken kendi kendime sordum “Sahi ben kaçındayım”

Hayat acı ve gerçeklerle doluydu. Amcada söylemişti “Hayat yaprak misaliydi."

Bana uzak ve hatta çok uzak sandığım her yaşa yavaş, yavaş fark etmeden varmışım.  Hem de bir çırpıda varmışımda haberim yok. Yok diyorum çünkü kabullenemiyorum. Sanki Ümit Besen gibi Liseli yıllarda kaldım. Şimdilik fazla uzaklara gitmek istemiyorum. Hani derler ya aynalar bana düşman…

Evet, aynalar bana düşman. Değişen yüz hatlarım, ağarıp dökülen saçlarım gerçeği yüzüme vuruyor.“Sen yaşlandın diyor ayna. Artık yarım asırlık bir çınar oldun. Senin gölgende yaşayan senden gelişip büyüyen fidanlar var. Yakında belki de onlarında fidanları olacak.

Tamam, yaşlandım anlıyorum, fakat yaşlanan ve yıpranan  ben değilim. Hayır kesinlikle ben değilim… Yaşlanan ve yıpranan beni sarıp sarmalayan bedenim. Sizin ve benim aynada gördüğüm ben bana giydirilmiş bir çeşit kumaş.  O kumaşı silkinip atabilirim! Belki daha iyi imkanlarla yeni bir beden alır içimle dışım bir birine uyum sağlar. Elbise değil mi sonuçta .

İçimdeki ben,Bir deli gönül ki anlatamam. Halen yirmili yaşlardaki ben gibi bakıyor, o yaşlardaki ben gibi hissediyor, hayal ediyor, planlar kuruyor.  Yeniden liseli aşıklar gibi olmak istiyor. O aşk denen kutsal  ve manevi heyecanı, içindeki kıpırdanışı, kalp atışlarının ritminin tavan yaptığı  zamanı tekrar, tekrar yaşamak istiyor. 

Adı üstünde içimdeki ben  “Deli gönül”. Söz dinlemiyor. Bedene sığmıyor.

Yarım asrı devirmişim! Beden yaşlanıyor, deli gönül hep aynı.Bir yarım asır sonrada aynı kalacak. Bir gün gelecek kıpırdayamayan bedenin içine mahsur kalacak. Puslanmış, katarak bağlamış göz merceği arkasındaki ben de aynı ben olacağım.

 

Ve bir gün yine yirmili bir yaş da deli gönlümle ben, Valizimize bu dünyada yaşadığımız her şeyden bir parça koyarak kuş misali uçup gideceğiz…

Fikret Bayrak

 

 
Toplam blog
: 39
: 366
Kayıt tarihi
: 27.11.14
 
 

1966 yılında Giresunda doğdu, Bulancak Ticaret Meslek lisesinde okudu ve Anadolu Universitesi İşlem..