- Kategori
- Basın Yayın / Medya
Demekki Türkiyede Türkiye vatandaşı 17 CIA gazetecisi var.

Global basın özgürlüğü Freedom House'un basın özgürlüğü anketinin son sayısına göre, bir yılda en düşük seviyesine düştü. Düşüş Mısır, Libya ve Ürdün dahil olmak üzere birçok Ortadoğu devletlerinin, büyük gerileme kısmen görüldü; Türkiye,de yaşanan olaylar yüzünden aksiliklere rağmen ve Doğu Afrika ülkelerine bir dizi; ve Amerika Birleşik Devletleri'nin nispeten açık medya ortamında bozulmasına neden olmuştur.
Basın Özgürlüğü 2014 ülkelerinde bir dizi olumlu gelişmelere rağmen, en önemlisi Sahra-altı Afrika'da, egemen eğilimleri her bölgede aksiliklere yansımıştır
Nedir bu Freedom House (Özgürlük Evi), merkezi Washington, D.C.'de olan ve sayılı ülkelerde şubeleri bulunan, kâr amacı gütmeyen, hükümet dışı düşünce kuruluşudur.
1941 yılında, aralarında Wendell Willkie, Eleanor Roosevelt, George Field, Dorothy Thompson ve Herbert Bayard Swope'in bulunduğu bir topluluk tarafından kuruldu.
Misyonu "Özgürlük Evi dünya çapında özgürlüğün yayılmasını destekleyen, bağımsız bir sivil toplum örgütüdür. Özgürlük yalnızca hükümetlerin vatandaşlarına karşı sorumlu tutulduğu; hukukun hakim olduğu; ifade, bir araya gelme ve inanç özgürlüklerinin, azınlık ve kadın haklarının garanti edildiği; demokratik siyasi sistemlerde mümkündür,'' amac ve doğrultusunda çalışan bir STK 'dur.
Malesef Ülkemizi bu Freedom House kendi raporlarında ''Özgür Değil'' olarak değerlendirmiştir.Gerekçeleri ise ; Ergenekon ve KCK olayları gazetecilerin hükümete oynanan son oyunları, Türkiye'nin internette gerici değişiklikler içerir Yasa 5651, Twitter ve YouTube engelleme ve Milli İstihbarat Teşkilatı yetkilerinin artırılması yasası.Pekala bu Freedom House Kendisini bağımsız bir kuruluş olarak tanıtan Freedom House’un ünlü spekülatör George Soros ve ABD’deki İsrail lobilerinden yüklü bağış aldığı biliniyor.Freedom House’un hazırladığı raporda “bağımsız ve tarafsız kuruluşun” Türkiye’ye yönelik itibarsızlaştırma çalışmasının da iç yüzünü açıkça ortaya koyuyor. Paranın geldiği İsrail; Freedom House’un raporunda “Basın özgürlüğü olan ülkeler” arasında yer alıyor.
Freedom House’un Yahudi asıllı Başkanı David Kramer, 2000’li yıllarda ABD yönetimini etkisi altına alan Neo-Con örgütlenmesinde önemli pozisyonlarda bulundu. Başkan George Bush tarafından Dışişleri Bakanlığı’nda görevlendirilmeden önce Neo-Conların en önemli projelerinden Yeni Amerikan Yüzyılı projesinde görev aldı.Dışişleri’ndeki görevinden sonra başına geçtiği Freedom House’un en önemli faaliyet alanlarından biri ise bugün iç savaş ile kavrulan Ukrayna oldu.
Freedom House’un karmaşık mali yapısı ve düşünce sistemi ele alındığında ise, sözde STK’nın raporundaki amaç apaçık ortaya çıkıyor. Freedom House, ABD hükümetinin yanı sıra çeşitli ülkelerde çıkardığı iç karışıklıklarla milyarlarca dolarlık kâr elde eden ünlü spekülatör Soros’un ve ABD’deki en güçlü İsrail lobisinin finansörlüğünde çalışıyor. Freedom House’un en büyük mali kaynağı ise ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından USAID üzerinden aktarılıyor. USAID, yakın zamanda Küba’da yönetimi devirmek için kurulan Twitter benzeri sosyal medya platformunun kurucusu ve finansörüdür.
2003’ten sonra Freedom House’un başkanlığına 1993-95 arası CIA’in patronluğunu yapmış olan James Woolsey getirilir. JamesWoolsey, fikirleri itibarıyla da özgürlük kelimesinin yanında sırıtan bir isimdir.11 Eylül saldırısından sonra sorumlu tuttuğu “Irak’ın işgal edilmesi gerektiğini ilk söyleyenlerden”dir ve savaş kışkırtıcılığıyla suçlanır.
Dünya medyası için “puanlama” yapan Freedom House’ın başında David Kramer gibi bir “Yahudi”, ya da James Woolsey gibi bir “CIA patronu” veya Donald Rumsfeld gibi bir “zehir taciri” varsa, böyle bir kuruluştan, Türkiye hakkında “olumlu bir rapor” vermesi beklenebilir mi?
Saygılarımla