- Kategori
- Sosyoloji
Demokrasi için eğitim; eğitim için demokrasi…

funda's
Eğitim, genel anlamı ile bireylerin davranışlarında kendi yaşantısı yoluyla ve kasıtlı olarak istenilen yönde değişme meydana getirme sürecidir. Eğitim aile ile başlar; çevre,sokak,okul,işyerinde devam eder ve ömür boyu sürer. Okullar, eğitim ve öğretim içiçe olduğu için eğitimdeki rolü itibarıyla en önemli kurumlardır. Çağdaşlaşmanın temel yolu eğitimdir. Bu nedenle yüzyıllar önce bireyleri toplu halde eğitebilecek kurumlara ihtiyaç doğmuş ve eğitim devletin temel görevleri arasına girmiştir.
Eğitimin en önemli gerekliliği halkın kendi kendini yönetmesi dediğimiz demokrasinin uygulanabilmesi noktasında ortaya çıkar. Halkın topluma ve toplumsal yönetime yön vermesini gerçekleştirebilmenin yolu eğitimden geçer; çünkü demokrasi insanların toplum yaşamının nasıl olması ve bu konuda neler yapması gerektiğini bilmesi ile anlam kazanabilecek bir sistemdir. Yaşadığı toplumun sorunlarını, gereksinimlerini bilmeyen insanlar bunları ortadan kaldırmanın yollarını da bilemezler, dolayısıyla iyi bir seçmen de olamazlar. Siyasetçilerin ağzından çıkan her sözü sorgulamadan, analiz yeteneğinden yoksun bir biçimde tek doğru olarak görürler ve yalnızca alkışlayan birer yığın olmaktan öteye geçemezler. Eğitim düzeyi düşük toplumlarda demokrasi -dolayısıyla kendi kendini yönetmek- bir ironidir ve yalnızca kağıt üzerinde görünen bir gerçekliktir. Yoksulluğu olağan bir yazgı olarak görmek, yolsuzluğu kavrayamamak, kendisini güdülmesi gereken bir varlık olarak addetmek ne yazık ki eğitim düzeyi düşük olan toplumların değiştirilebilir bir yazgısıdır.
Demokrasi ve özgürlüğün en büyük savunucuları, koruyucuları eğitimli ve bilinçli bireylerdir. Bu kişiler toplumun ihtiyaçlarını,adalet kavramını,toplumsal sorunları giderebilmenin yollarını bilen kişilerdir. Anayasanın ne olduğunu, kamu yararının ne anlama geldiğini, eşitsizliğin kökenlerini bilmeyen insanların demokrasiye sahip çıkmaları pek mümkün bir durum değildir.
Eğitim, insanlara hem bireysel hem siyasal hem de sosyal bir kültür aşılama işlemidir. İnsanlar eğitim yolu ile öncelikle kendine güvenli ve kendi ayakları üzerinde durabilen, ilgi ve yetenekleri doğrultusunda mesleki yeterliliği olan bireyler haline gelirler. Bununla birlikte eğitimin diğer amacı farkındalığı yüksek,eşitlik-özgürlük kavramlarını bilen ve insanın en büyük değer olduğu bilincine sahip bireyler yetiştirmektir. İçinde yaşanılan toplumun geleceğini inşa etmek, geleceğini belirlemek, varolan düzeni sorgulamak öncelikle geçmişini yani tarihini bilmekle olanaklı hale gelir. Tarihini bilmeyen bir toplum geleceğini inşa edemez. Eğitim yolu ile içinde bulunulan toplumun tarihi dışında dünya tarihi, insanlık tarihi v.b. bilgiler ışığında bir algı biçimi oluşur ve bireyler sosyal ve siyasal bir duruş elde ederler.
Çağdaş uygarlık düzeyine erişen toplumlar yaşadığı toplumun yapısın, işleyişini sorgulayabilen; akılcı düşünen,okuyan,araştırma yapan,bilimsel kavram ve yöntemleri bilen,evrensel doğrular ekseninde yetişen eğitimli bireylerden oluşur. Eğitimin amaçlarından bir diğeri de yeniliklere açık hoşgörülü düşünce ve davranış yapısını toplumun geneline sağlam bir biçimde yerleştirmektir. Eğitim,bireylere bilgi ve beceri kazandırmanın yanında düşünce ve inançların zor kullanarak engellenmesinin demokrasi ile bağdaşmayacağı bilincini de aşılar. Tüm bunları kazandırmanın en etkili yolu okullar ve eğitim kurumlarıdır. Eğitim kurumları demokratik ve çağdaş toplumlar yaratmanın yol ve yöntemlerini anlatır. Bu da ancak çağdaş eğitim kurumlarıyla mümkündür. Kısacası demokrasi için eğitime, eğitim için de demokrasiye ihtiyaç vardır.
Eğitimin nesnel ve evrensel değerler ışığında olması gerekir. Subjektif, kaynağını dini inanç sisteminden alan, bir zümrenin veya bir ülkenin çıkarları doğrultusundaki amaca göre şekillendirilen eğitim sistemleri, üzerinde ayrıca tartışılması gereken bir konudur. Şimdilik buna bir örnek vermekle yetinelim…
Amerikalı bir yazar bir yazısında: “Bugün okulda ne öğrendin çocuğum?” diye soran babaya, çocuğunun şu cevapları verdiğini anlatır:
Hükümetimizin her zaman haklı olduğunu, güçlü olduğunu; yöneticilerimizin en üstün kişiler olduğunu,bunun için hep onları seçtiğimizi öğrendim.
Savaşın okadar kötü bir durum olmadığını, bir çok büyük savaşlar yaptığımızı ve bir gün benim de savaşma şansına sahip olabileceğimi öğrendim.
Sevgiyle…
Funda Kocatürk
(funda’s)
www.facebook.com/fundaa.kocaturkk
https://twitter.com/funndas