Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Kasım '07

 
Kategori
Siyaset
 

Demokrasi

Demokrasi
 

Demokrasi; bireylerin ve kurumların farkındalığına dayalı rejimin adıdır. Eğitimle gelişip olgunlaşır. Cehaletle yozlaşıp bozulur. Onun için demokrasi insana benzer. İnsan gibi de gelişip olgunlaşır. O nedenle de insan fıtratına bu gün için en uygun olan rejim, demokrasidir.

İnsan, Allah’a en yakın varlıktır. O nedenle de her şeyin en iyisine layıktır. Onun için Allah insanı, her şeyin en iyisini arayıp bulması için ilgi ve merak üzere yaratıp var etmiştir. Onun için akıl vermiştir. Mükemmeli arayıp bulması için de okumasını, öğrenmesini, ilim, irfan sahibi olmasını emretmiştir.

Çünkü ilgi ve merak insanın araştırıp geliştirme duygusunu geliştirir. Bu duygu sürekli düşünüp akletmeyi gerektirir. Akletmek, insanı insan yapar. Farkındalık duygusunu geliştirir. Farkındalık duygusu gelişen insanda, gerçek anlamda insan olur. Çünkü insanın ve insanlığın tekamül evreleri içinde aklen evrimleştirilerek geliştirilip olgunlaştırılmasını sağlar.

Farkındalık duygusu, insanın aklını geliştirir. Düşüncesini zenginleştirir. Zenginleşen düşünce insanı özgürleştirir. Özgürleşen insan üretimi artırır. Paylaşmayı öğrenir. Yaşamı kolaylaştırır. Dolayısıyla özgürlük, üretim ve paylaşma yaşanılan topluma huzur ve mutluluğu getirir.

Çünkü farkındalık duygusu; insanın paylaşımcılığını oluşturan en yüksek bilinç seviyesidir. O nedenle de insanın paylaşımcı yüksek bilinç seviyesine ulaşması gerekir ki, demokrat olup hayatı anlayarak demokrasi içerisinde demokratik kurallara uygun olarak daha doğru bir hayat yaşayabilsin.

Onun için demokrasi; Herkesin birbirinden haberdar olup sorumlu tutulduğu bir sistemdir O nedenle de demokrasi; Başkalarının benim varlığımdan, benim de başkalarının varlığından haberdar olmamızı sağlar. Çünkü insanları birbirine yaklaştırıp kaynaştırmak için iletişim ve haberleşmeyi sağlayan açıklık (şeffaflık) rejimidir.

Onun için demokrasi; akıl, ilim, irfan işidir. Karanlıklardan kaçınıp sakınarak hep aydınlıkta yüz akıyla utanıp sıkılmadan toplumla birlikte, toplum içinde beraberce yaşayanların rejimidir. Haktan yana hakkı savunurken, hak yanında halkın yanında olanların rejimidir.

Dolayısıyla demokrasi; İnsanlığın, insan olma yolundaki samimiyet testidir. Çünkü demokrasi; Akıl işidir. İlim, irfan işidir. Hayatı anlayıp kavramak için neden, niçin yaratılıp var edildiğini bilme işidir. Başta insanın kendisi olmak üzere tüm yaratılmışları sevme işidir. Buna bağlı olarak hoşgörü işidir. Muhabbet işidir. Allah’a yakınlığından dolayı insana ne denli değer verilip kadrinin kıymetinin bilinmesi işidir. Dolayısıyla demokrasi, vicdan işidir.

Demokrasi; insanı insana yaklaştırma, birlikte yaşamaları için tüm insanların (hatta tüm varlıkların) hak ve hukuklarının karşılıklı korunmasına yönelik toplum uzlaşısıyla, ortak olarak oluşturulup hazırlanıp düzenlenmiş kanaat rejimin adıdır.

Dolayısıyla demokrasi, en başta söylendiği gibi insan olma işidir. Üretim işidir. Ürettiğini kardeşçe paylaşma işidir. Paylaşırken adil olma işidir. Yapılan her iyiliğin, her güzelliğin değerlendirilip ödüllendirilmesi işidir. İnsanı insan yapan tüm ortak değerlerin korunması, korunurken değerlerinin artırılması işidir. Bunları yapması için uyuyan değil, sürekli uyanık olup her şeyin farkında olan insan işidir.

Bunun için insanın sürekli evrimleşmesini, evrimleşirken geliştirilmesini, gelişirken de demokratlaştırılıp, olgunlaştırılmasının sağlanması işidir.

Çünkü insan boşuna yaratılıp, başı boş bırakılmış bir varlık değildir. O nedenle de demokrasi, insanın ilerleyip gelişmesi, gelişip olgunlaşması için oluşturulmuş bir sistemin adıdır.

Peki ülkemizde bu gün için bu tanıma uyan bir demokrasi uygulaması var mı? Derseniz, bende size hayır, yok derim.

Çünkü ülkemizde nüfus çok, para yok. Yatırım az, üretim yok. Değerlendirme yok, israf çok. Birde üstüne üstlük ortak kıymet ve değerlerin paylaşımında hak, hukuk adalet yeterince gözetilmiyor. Dolayısıyla sürekli alttan kaynayan düdüklü tencere içindeki hava basıncının artarak düdüklü tencereye olan baskısı gibi toplumda da sürekli bir baskı oluşmaktadır.

Yani sürekli çözümsüzlük, ülkede gerginliği artırmakta. Artan gerginlik sürekli ülkede huzuru bozup çözümsüzlüğü katlanarak artırıp çoğalttığından ülkedeki olumsuzluklar da bu gidişe paralel olarak sürekli çoğalarak artıp büyümektedir.

Çünkü ülkede yasama, yürütme, yargı vs. gibi tüm kurum ve kuruluşların hepsi de birbirinden habersiz çalışıyor. O nedenle de kimsenin kimseden haberi yok. Her kes kendi işini kendi bildiği gibi yapıyor.

Dolayısıyla aralarında iletişim yok. Uzlaşı yok. Beraberlik yok. Güç birliği yok. Ahenk yok. Düzen yok. Ama laf çok. Onun içinde her geçen gün sorunlarımız kat be kat artıp çoğalıyor.

Bu kısır döngüyle sorunlara yeterli çözümü bulamayan siyasetçiler de sürekli sıkışan düdüklü tencere misali, ülkedeki çözümsüzlük içerisindeki mecburiyetten dolayı her dört – beş yılda bir sorunlardan bunalan halkın gazının alınıp, sorunlarının umutla biraz daha ötelenip ertelenmesini sağlamaya çalışırlarken bile, ertelenen sorunların da her seferinde katlanıp çoğalması da sürekli göz ardı edilerek yapılan bu uygulamaya ben nasıl ideal bir demokrasi diyebilirim ki.

Ama asla umutsuzluk yok. Çünkü ülke bizim. Gelecek bizim. Onun için kazanıp elde etmek için tüm ulusça çalışıp gayet göstereceğiz tabii ki. Çünkü her şeyin bir sonu, sonunda mutlaka bir başı, başlangıcı vardır. Onun için güneş hiçbir zaman gecenin karanlığında boğulup kalmaz. Nasıl olsa bir gün bizde güneş gibi dünyaya doğup sabahı oluşturacağız. Yeter ki, ulusça birbirimize omuz verip sahip çıkalım. Kenetlenip güç birliği ederek büyük bir kuvvet oluşturalım.

Çünkü hiçbir düşünür, hiçbir filozof, hiçbir ideolog yada teorisyen hiçbir zaman sağduyulu akıl ve ilimden uzak, insana ve insanlığa yakışmayan hiçbir ilmi, yada ilmi değeri olmayan hiçbir tezi ileri sürüp üretmeye kalkışmazlar..

Onun için demokrasi; sulandırılıp paçavraya çevrilerek kullanılacak bir rejimin adı asla değildir. Onun için demokratik kurallara bağlı oluşturulmuş oyunlar, kuralına göre oynandığı zaman bu gün kaybedilse de gelecekte mutlaka kazanılır.

Onun için demokrasi insanın ve insanlığın samimiyetidir. Samimiyetten dolayı da demokrasi, sadece ben demek değil, biz demeyi bilmektir. Onun için demokrasi, birlikteliktir. Birlikte yaşamayı bilmektir. Çünkü birliktelik güç ve kuvvettir. Güç ve kuvveti sürekli kılmak için de daima birlik ve beraberlik içinde yaşarken karşılıklı hak ve hukuka riayet edip saygı çerçevesinde doğru olup doğru ve dürüst yaşamasını bilmektir.

Onun için demokrasi; farkındalık rejimidir. Farkındalık haktır, hukuktur. İnsan yaşamının en ileri aşamasıdır. Yaşarken de paylaşımcılığı oluşturan en yüksek bilinç seviyesidir.

Demokrasi; sevgi, hoşgörü, muhabbettir. Çalışıp kazanıp üretmektir. Üretileni kardeşçe paylaşmaktır. Herkesi kendin gibi bir bilip, bir görüp, bir düşünmektir. Açıda kıvançta bütünleşmektir. Güzel ahlaktır. Onun için güzel yaşayıp, güzel yaşatmaktır.

Kısacası insan olmaktır. İnsan olana insanca değer vermektir.

Cahit KARAÇ

 
Toplam blog
: 28
: 919
Kayıt tarihi
: 14.09.07
 
 

1953 Elbistan doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimimi Ankara'da tamamladım. Kamuda çalışıyorum. Çok..