- Kategori
- Siyaset
Deniz Baykal ve bir mesel...

sivrisinek davul zurna.....
Siyasa Arapça bir kelime.
Türkçede siyaset olarak geçiyor.
Belli bir ereğe varmak için tutulan, ölçülü yolların tümü olarak tanımlanıyor sözlüklerde.
Tanım böyle olunca, “ben siyasetle ilgilenmiyorum” diyebilir misiniz?
Hem yaşamın kendisi siyaset değil mi ?...
Bir fanus içinde sonsuza kadar yaşayamayacağımıza göre, birlikte yaşamın koşullarını yerine getirmek gerek.
İnsanlarla, hayvanlarla, doğayla birlikte yaşamayı öğrenmek gerek.
Yaşamda her şey bizi ilgilendirmeli; ağaçların çiçek açması, böceklerin ötmesi, toprağın çölleşmesi, insanların umutları, umutsuzlukları…
Sözü nereye getirecek Hatice diyorsunuz değil mi?
Elbette MESELE :)
Eylül 2008 de bu meseli (ya da öyküyü nasıl adlandırırsanız artık) okuduğumda ne yalan söyleyeyim Deniz Baykal aklıma gelmişti .
Bakalım siz de de öyle mi olacak .....
...
Konfiçyüs, eline bir vazo almış ve öğrencilerinin görebileceği bir şekilde havaya kaldırıp diğer elindeki elmayı vazonun içine atarak öğrencilerine: kim bu elmayı vazonun içinden çıkarabilirse ödülü hak edecek demiş.
Öğrencilerden biri hemen gönüllü olmuş, aceleyle elini vazoya sokmuş ve elmayı kavramış. Ama bir türlü elmayı vazodan dışarı çıkaramamış.
Şaşkın şaşkın Konfiçyüsün yüzüne bakmış.
Konfiçyüs da: "elmayı sıkı sıkı tutmaktan vazgeçmediğin sürece elini vazodan çıkaramazsın" demiş, vazoyu ters çevirerek elmayı çıkarmış ve eklemiş;
"Bazen bir şeyi gerektiğinde bırakabilmek zor bir iştir. Onu bırakabilmek de bir beceridir. Eğer bir şeyi zorla tuttuğunuzda ulaşmak istediğiniz şeyi engellediğini görüyorsanız, o zaman onu özgür bırakmalısınız. Eğer yanlış bir şey yapıyorsanız, o zaman buna son vermelisiniz. Eğer kendinize ve başkalarına karşı dürüst davranmıyorsanız bu hilekarlığı hemen durdurmalısınız. İşte ancak o zaman hedefinize ulaşabilirsiniz…
Ne der büyüklerimiz bilirsiniz;
Laf üzerine alınanındır …
mayıs-2010-haticeatalay