Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ocak '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
287
 

Deniz bitti mi ne!

Deniz bitti mi ne!
 

(Resim,www.nettasarim.org)


İsrail’in Gazze’ ye saldırısı şimdilik bitti. Şimdilik diyoruz, zira geçen 40 yıl içinde İsrail'den Filistin'e ne kadar saldırı olduğunu istatistikçiler dışında pek bilen olduğunu sanmıyorum. Bir süre sonra tansiyon düştüğünde bir şeyi bahane edip yine saldıracaktır. Kurulduğundan beri yaptığı budur. Beğenelim veya beğenmeyelim İsrail’in dış politikasının en önemli bölümü Filistini yok etmek, halkını asimile etmektir. Zira huzurlu, rahat bir hayat yaşaması, toprakları üzerinde kurulduğu Filistin durdukça mümkün görünmemektedir. Arap şeyhleri uşak olarak yaşamayı kendilerine uygun görmeye devam etmeleri halinde bir gün ortada Filistin diye bir şey kalmayacaktır.

Son Gazze saldırsı sebep olduğu bindörtyüz can dışında, başka şeyleride netleştirdi. Mesela hristiyan batının müslüman ortadoğuya hangi gözle baktığını net bir şekilde ortaya koydu. Sanırım artık ABD ve müttefikleri “biz Irak’a demokrasi götürmek için gittik” gibi laflar edemeyecektir.

Birde bizim dış politikamızın üzerindeki sis perdesini araladı. Şimdi bazı durumlar daha net görünüyor.

Dünyada ciddi sözü dinlenir bir ülke olmanın en önemli koşulu, istkrarlı bir dış politikaya sahip olmakla mümkündür. Yeni kurulmanın, büyük savaşların veya çok büyük felaketlerin ardından dış poitika belirlenir ve istikrarlı bir şekilde sürdürülür. Devletler arası ilişkiler çoğunlukla uzun vadeli karşılıklı çıkara dayalı ilişkilerdir. Bu gün başka, yarın başka dış politika sergileyen devletler güvenilir değildir. Onlarla kimse geleceğe dönük anlaşmalar yapmak istemez. Tıpkı bir söylediği diğer söylediğini tutmayan dostlarımıza ihtiyatlı yaklaşmamız gibi.

1960 da başlayan ortak pazar (AB) maceramızın günümüze kadar sürüncemede kalmasının sebebi nedir acaba. Din farkımı? Bütün dünyanın Türk düşmanı olmasımı? Yoksa ne? Eğer din farkı bu kadar önemli olsaydı baştan kabul edilmezdik. Muhakkak bazı dönemlerde AB içinden din söylemi ile karşımıza çıkan bazı politikacılar olmuştur. Ama buna biz dahi inanmıyoruz ki birliğe girme çabamızı bu güne kadar sürdürdük. Türk düşmanlığı tezide ciddi düşündüğümüzde pek de inandırıcı değildir. Eğer öyle olsaydı Almanya, Fransa, İngiltere asla biraraya gelmezdi. Onlar bütün tarihlerini birbirleri ile savaşarak doldurmuş devletlerdir. Kaldıki, günümüze egemen olan küresal yaşam, dinleri, düşmanlıkları değil, istikrarlı çıkar ilişkilerini kabul eder. Biz ise, özellikle 1980 sonrası dış politikamızı sürekli revize ettik. Dış politikada asla yeri olmaması gereken duygusal davranışlarımız ile adeta bir istikrarsızlık abidesi olduk. Örnek mi? Hani Kuzey Irak’daki kırmızı çizgiler? Kafamıza çuval geçirdiler, sesimiz çıkmadı. Kıbrıstaki şartlarımız ne oldu? Güney kıbrıs’ı devlet olarak tanıdık. Bu örnekler maalesef çoğaltılabilir. Eh, biz böyle olunca da hiç kimse bizimle uzun vadeli anlaşmalara girmek istemez. Son elli yıldır herhangi bir dünya ülkesi ile ciddi, uzun vadeli karşılıklı güven ve çıkara dayalı ortaklık kurduk mu? Yoksa bir biz iyiyiz herkez kötü mü?

İsrail saldırısı başladığından beri, Sayın Başbakanımızın son derece sert, bir o kadar da duygusal demeçlerini dinledik. AB ye, İsrail’e, çattı. Obama’ ya uyarılarda bulundu. Ne oldu? Kim ciddiye aldı? Bu günkü gazetelerde (sadece iç politikaya yönelik olmasına rağmen) “ateşkes görüşmelerinde bizimde tuzumuz var” söylemine tekzip niteliğinde haberler var. Siz bir yandan BOP projesinin eş başkanı olacaksınız, Bir yandanda (diğer eş başkan savunurken) İsrail’i eleştireceksiniz. Bu durumlarda rahmetli İsmet İnönü “hadi canım sende” derdi. Dikkat edilirse son dönemde tek savunduğumuz Hamas ve İran (?)

Deniz bitti mi yoksa? Bu türlü (dış politikada kabul görmeyen) demeçlere gelebilecek muhtemel karşı reaksiyonları halkın önüne koyup, AB sevdasından vaz mı geçiyoruz?

Esan kalın

20/01/2009

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Deniz biteli çok oldu. Şimdi türbünlere oynama vakti! İşte, Türkiye böyle yalnz kalıyor. Tıpkı ekonomik konularda olduğu gibi, inşallah, maşallahlı söylemler sonumuzu yalnızlığa doğru itiyor. Selamlar...

Mesut KARİP 
 27.01.2009 10:22
Cevap :
Bizim çok pis bir kiracımız vardı. evden çıkınca 15 günde anca tamizlemiştik. Saygılar...  27.01.2009 23:51
 

ilkeli, ödün vermeyen ve büyük kazanımlar elde ettiğimiz Lozan ve benzeri antlaşmaları artık tarih kitaplarında okuyacak, hatırlanacak ve gurur duyacağız. O kadar. Günümüzde dış ülkelerde bizi önemseyen kaç ülke kaldı? Hele ki Avrupa'da. Her geçen gün dışarıda itibarımızı yitiriyoruz. AB masalı ile buralara kadar gelindi ama dediğiniz gibi bence de "deniz bitti". İsrail mola verdi, bir süre sonra tekrar başlayacak. Biz de moladan yararlandık, gündem değişti, bildik sorunlar hasıraltı oldu, unutturuldu. Osman bey, ele aldığınız bu güncel konu için teşekkürler. Selamlar, saygılar.

İlyas Bayram 
 21.01.2009 15:46
Cevap :
Yorum ve katkılarınız için çok teşekkür ederim. Saygılar...  21.01.2009 17:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1508
Toplam yorum
: 5843
Toplam mesaj
: 265
Ort. okunma sayısı
: 1678
Kayıt tarihi
: 16.07.08
 
 

Yetmişiki yaşında iki çocuk ve iki torun sahibi bir erkeğim.. Lise mezunuyum. Uzun yıllar esnaflı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster